ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARIH :
9/28/2007 6:12:49 AM
EKLEYEN : Alev Kocaoğlu MAIL : alev_kocaoglu@hotmail.com

* merhabalar, ben gurbette yetişmiş bir mursallıyım. güzel köyüme sadece bir kere gidebildim ama ilk fırsatta tekrar gitmek istiyorum. siteyi gezerken çok duygulandım, böyle bir site hazırladığı için mustafa beye çok teşekkür ederim. Şu an köyde olan ali dedemin, güley ebemin, erzade amcamgilin, şahsede halamların ve diğer bütün büyüklerimin ellerinden öperim. 

TARIH :
9/27/2007 10:29:21 AM
EKLEYEN : DİVRİGİ SARPAN KÖYÜNDEN ALİ KARAKÖÇEK MAIL : karakocek@hotmail.com

* Selam mursalı hemşerilerim sitenizi ziyaret ettim cok begendim emegi ceçen arkadaşların ellerine saglık .bütün divriginin köylerini ziyaret ederken cok gururlanıyorum divrigli olarak bütün hekese selamlar saygılar ayrılmak zorundayım saglıcakla kalın bay... 

TARIH :
9/26/2007 4:46:24 PM
EKLEYEN : AYHAN KIŞ MAIL : a_y_h_a_n_1281@hotmail.com

* selamlar mursallılar ben ürük köyünden im bizim site calışmıyoda sizin siteye ziyaret edeyim dedim bayramda divrigideki pilav söleninde görüşmek üzere dilegiyle
 

TARIH :
9/26/2007 12:36:13 PM
EKLEYEN : mursal köyünde doğan ve köyünü çok seven bir dost MAIL : gaffur_1299@hotmail.com

* Gerçekden çook güzel bir köy ben orada doğdum ama çabuk ayrıldım yani annem öyleymiş.mursalı görmeyi çoook istiyorum.sevgi ve saygılarımla. 

TARIH :
9/25/2007 10:44:26 AM
EKLEYEN : DEVRİM ATEŞ MAIL : etamenfez@hotmail.com

* TÜM MURSALLI CANLARA SELAMLAR.. 

TARIH :
9/23/2007 10:31:18 AM
EKLEYEN : takki dündar MAIL : takki.duendar@otmail.com

* sevgili mursal'lilar,sitenizi cok begendim ve sizleri taktir ediyorum ben sivasin caypinar köyündenim. yasanan bir akrabalik iliskisinden dolayi köyünüzle tanisma firsati buldum,gercekten cok güzel bir köyünüz var, köy resimlerini büyük bir ilgiyle seyrettim. bu sitenin kurulmasina emegi gecen herkese tesekkürler. ayni zamanda kendi kökleinden kopmayan insanlari saygiyla selamliyorum. bizde cok güzel bir söz vardir`'gecmisine sahip cikamayanlar gelecekte söz sahibi olamazlar' sizlerde gecmisinize sahip cikiyorsunuz bu degerli bir durustur. umarim bu calismalariniz hiz kesmeden devam eder.saygilarimla 

TARIH :
9/22/2007 11:06:29 AM
EKLEYEN : ozan MAIL : ozan.koca.oglu@hotmail.com

* ben ankara natoyolundan ozan tüm mursallılara selam eder tüm fenerlileri kutlarım inter zaferiyle 

TARIH :
9/22/2007 11:02:32 AM
EKLEYEN : fuat kaya MAIL : cimbomlu_fuat06@hotmail.com

* tüm mursallılara selam ben ankara natoyolundan fuat mursallı olmak ayricaliktir 

TARIH :
9/22/2007 8:47:34 AM
EKLEYEN : cengiz narin MAIL : cengiznarin

* merhaba hemşerilerim,sitemizde yazı çoğalmış.okudukça biz buduruma nasıl geldik?bizi bu kadar derin nasıl uyutuyorlar demeden duramayacağım.bir yanda abd dostları biryanda ermeni dostları(ufuk uras-raffi arax ile yaptığı röportaj),bir yanda kuzey ırakçılar,bir yanda irancılar.modern mandacılık devam ediyor.biz kurtuluş savaşını boşamı verdik.kendikendiimizi yönetmekten acizmiyiz?ımf,dünyabankası yetmedi derviş verlim!kütüphane çalışması güzel birşey.anadoluyu bize yurt yapan,alpaslanlar,hacıbektaş veliler,fatihler,yunusemreler,mustafa kemaller geçlere öğretilirse gençlerimiz tomilerden,conilerden,bushlardan medet beklemez.damarlarındaki asıl kanın kıymetini bilir.nemutlu türküm diyen insanların bir araya gelip ülke sorunlarını çözme zamanı geldide geçiyor bile.batı bizi atilla ile tanıdı.onu unutmadan alpaslan,fatih derken mustafa kemal ATATÜK geldi.batı şaşkınlığını attı yeni yöntemlerle biz sömürüyor.olyı kavrayıpta bir araya gelemeyen bizleriz.anayasanın ilk üç maddesinin belirlediği değerler dışında herşeyi tartışıp bu millete umut olmalıyız diye düşünü yorum.siteye yazılarıyla katkıda bulunan hemşerilerime selamlar.azrail ali yazmaz oldu.dersler ağır geldi herhalde. 

TARIH :
9/20/2007 7:14:02 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL : asureylen@hotmail.com

* HİÇBİRŞEY KENDİLİĞİNDEN OLMADI


Hiçbir şey birden bire olmadı. Her şey tarihin sayfalarında nakış-nakış yazıyor. Biraz okuması yazması olan tarihin bu nakışlı sayfalarına baktığında, uşaklığında tarihini okumuş olur.
Her şey Osmanlının Fransızlara verdiği kapitülasyonlarla başladı.
Batılının Anadolu topraklarından kopardığı kapitülasyonlar, uşaklığında tarihi başlangıcı oldu. Birileri bu uşaklığı çok sevdi. O kadar sevdi ki. Uşaklık zaman içinde hayranlığa, hayranlıkta kara sevdaya dönüştü. O gündür bu gündür bu kara sevda sürüp gidiyor.
Tehlikeli mi bu kara sevda?
Kendi kendine yaşıyorsa karasevdasını hiçbir tehlike yok. İstediği gibi uşaklık edebilir. Kimsenin diyecek bir şeyi de olmaz. Maya meselesi.
Eğer bu kara sevdasını toplumda çeksin, herkes kendisi gibi uşak olsun istiyorsa işte o zaman iş başkalaşır. Herkesin mayası aynı maya değil.
Bunu okuduğumuz tarihin nakışlı sayfalarıyla açalım.
Osmanlının açtığı kapıdan içeri giren batılı sömürüsünü Birinci Dünya Savaşı sonunda Anadolu’yu işgali ile sonuçlandırdı. Yüzyıllarca sömürdüğü Anadolu topraklarını ve bu topraklar üzerinde yaşayan insanları yok etmeye karar verdi.
Anadolu da bu haksızlığa karşı direniş başladı.
Troyalı Hektor’un, Trakyalı Spartaküs’ün ruhu Mustafa Kemal Atatürk’le bütünleşti.
Tarih bilincini ve bilimi kendine rehber edinen Mustafa Kemal Atatürk önce Çanakkale’de, sonra da Ulusal Kurtuluş Savaşın da yenilmez sanılan batılı emperyalist orduları yerle bir etti.
Troyalı Hektor’ un öcü alınmıştı. Trakyalı Spartaküs halen Romalının çarmıhında dünyadaki kölelerin gözlerinin içine bakıyordu.
Anadolu toprakları batılı emperyalist ordulara mezar olmuştu.
Emperyalizmin yenilişi bir ilkti. Bu ilki Mustafa Kemal Atatürk Anadolu insanıyla birlikte başarmıştı.
Bu başarı Anadolu insanının başında Atatürk devrimleri ve Türkiye Cumhuriyetiyle taçlaşmıştı.
Bu taç ne padişah nede sultan tacıydı. Tacın gerçek sahibi halktı. Bu tacın sözleşmesi de “EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR” sözüyle bütün dünyaya kabul ettirildi.
Yüzyıllar öncesinden kendi egemenliklerini ona buna uşaklık etmişlikle süsleyenler ne halkın egemenliğini benimsediler ne de ulusun egemenliğini kabullenebildiler.
Karasevdalarını topluma mal etmeye çalışıyorlar.
Amaçları modern uşaklık, hedefleri uşaklığa geçit vermeyen Türkiye Cumhuriyeti.
Amaçları modern uşaklık olabilir de, neden hedefleri Türkiye Cumhuriyeti?
Bütün sorun da burada başlıyor.
Anadolu’yu ilk işgale geldiklerinde Troyalı Hektor’un direncini ve kahramanlığını nasıl gizleyemedilerse, yüzyıllar sonra da Mustafa Kemal Atatürk’ten yedikleri tokatı ve yenilgiyi bir türlü unutamadılar.
Ulusal Kurtuluş Savaşımız sadece batılı işgalci ordularının yenilgisiyle sonuçlanmadı. Bütün dünyaya da bir insanlık dersi verdi. Bu öğretinin temelinde ‘Halk’ vardı. Halkın oluşturduğu Meclis vardı. Yetkiler tek elde değildi. Yeni kurulacak devletin temellerini oluşturacak anlayışın halkla birlikte atılışı vardı. Halk öncüsü Mustafa Kemal Atatürk’le birlikte kendi kurtuluş savaşını vermişti.
Bugün kendini dünyanın efendileri olarak tanıtan, insan hakları ve özgürlüğü dilinden düşürmeyen, sözüm ona demokrasinin beşiği saydıkları yurtlarında hangi uygarlıkları vardır ki halkla birlikte başarılmış olsun? Sınıflı toplumları yaratıp halen insanlığı modern kölecilikle yönetenlerin tarihlerinde olsa-olsa en yakın zamanda görüldüğü gibi faşizm vardır. Zulüm vardır. Sömürü vardır. Beslendikler tek kaynakta budur. Batılının elinden bu oyuncakları alınınca denizden çıkartılmış balık gibi zıplayıp durur.
İşte Türkiye Cumhuriyetinin üzerine zıplamak istemeleri de bundandır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, onun insanına bakışı, insanına verdiği değer. Marabadan yurttaş, ümmetten ulus bilincini yaratması batılı sömürgecinin balık gibi denizden çıkarılmasına yetiyor. Batılı barbar başlıyor zıplamaya.
Batılı barbar yalnızda zıplamıyor. Eski yeteneğinden olmalı hemen kendine yerli işbirlikçileri buluyor.
Yerli işbirlikçinin aklında marabalık, ruhunda ümmet bilinci saklı.
Bir türlü yurttaşlık bilinciyle buluşamayanlar, uşaklık bilincini batılı barbarın demokrasi bilinciyle buluşturuyor. Hedefte orada. Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti. Yıkılıncaya kadar saldırıyı başlatıyorlar.
Bugün Anadolu coğrafyasında Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetine saldırı bundan. Barbar batılı öcünü alacak. İşbirlikçi marabalığı ve ümmetçiliği kendi çıkarlarıyla bütünleştirecek. Ülke kibar-kibar sömürülecek, insanımız tekrar köleleştirilecek.
Mustafa Kemal Atatürk bunların hepsini biliyordu. Tarihi bilincini binlerce yıllık Anadolu uygarlık tarihinden alıyordu. Çanakkale Savaşı sonrası Troya’da Hektor’la da buluşması bundandı. “SENİNDE ÖCÜNÜ ALDIM HEKTOR” sözü batılı barbar emperyalist orduların yenilgisiydi. Batılı barbarlarda bunu unutamamıştı.
Mustafa Kemal Atatürk öleli 69 yıl oldu. Bu 69 yıllık süreç içinde batılı barbarlar ve onların yerli işbirlikçileri tarihin bilinci ve bilimin öncülüğünde kurulan Türkiye Cumhuriyetinin temellerini yerinden oynatmak için nice cadı kazanları kaynattılar, kaynatmaya da devam ediyorlar.
Kurtuluş Savaşımızın kongreleri sırasında bu işbirlikçi gurup kurtuluşu mandacılıkta aradı. Kimileri “asılacaksak İngiliz ipiyle asılalım” derken, kimileri de Amerikan mandacılığı ülkemizin kurtuluşudur diyerek sığınacakları limanları işaretledi. Olmadı tutmadı bu maya. Mustafa Kemal’in karşı duruşu, direnişi hep geriletti bunları. Kurtuluş Savaşının karargahı mecliste de bu düşüncenin özlemcileri nice kazanların oduncuları oldular. “herkes kendi doğduğu yerden milletvekili seçilsin” diyenler Mustafa Kemal’in doğduğu ilin misak-i mili hudutlarının dışında kaldığını çok iyi biliyorlardı. Çok incindi Mustafa Kemal ama direndi, inandığı mandacılıktan çok ötelerde tam bağımsızlıktı, özgürlüktü, halkla birlikte kuracağı cumhuriyetti. İşte bu Cumhuriyetin yıkılması için batılı barbarlar ve yerli işbirlikçileri her türlü koşulu hazırladılar. İşbirlikçiler çok beslendiler, yalan dolanla güçlendiler. Sıra öç almaya geldi. Son hazırlıkları da bunun için.
Oynadıkları oyunun adı çelik çomak.
Çelik batılı barbarların elinde çomakta yerli işbirlikçilerinin elinde. Meydanda kendilerine kaldı.
Cumhuriyetin yıkılması, öçlerin alınması için son bir darbe gerekiyor.
Batılı barbar yerli işbirlikçisi bu son vuruşa hazırlanıyor. Hiçbir şey birdenbire olmadı. Son vuruşun planı cumhuriyetin kuruluşu ile başladı.
Ya sona gelindi, ya da başlanıldığı yerden cumhuriyet yaşamı devam edecek.
Ya Hektor’u Anadolu topraklarında bir kez daha katledecekler. Ya da Mustafa Kemal Atatürk bir daha kazanacak.

Aşur EYLEN
 


[<< Geri] 71-80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 [İleri >>]