ŞEKER BAYRAMINIZ
KUTLU OLSUN!

ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARIH :
11/14/2007 7:20:18 AM
EKLEYEN : önder MAIL : onder.60@hotmail.com

* Ben;

"Atilla'yi, Yavuz'u, Fatih'i Var Eden, Krallari, Imparatorlari Kendisine Yar Eden, DüsmanIna DünyasInI Dar Eden TÜRK'üm ! "

şiiri anladım..türk ırkının yüceliğini ve dünyayı fethetmesini anlatıyor..kafatasçı bir akış açısını anlatıyor bana göre..dünyaya ve yaşam biçimine bakış açısına göre değerlendirilebilir.. ama şiirin içinde öyle bir bölüm var ki.. onu yazarken sanırım alevi olduğunuzu unutmuşsunuz.. Hani yukarıya aldığım alıntı var ya.."yavuz" yazan bölüm.. onbinlerce alevinin katline imza atmış birini öven bir şiiri buraya taşımanıza anlam veremedim..
saygılarımla... 

TARIH :
11/14/2007 3:54:53 AM
EKLEYEN : cemali alpay MAIL : cemalialpay1980@hotmail.com

* çağatay demire şiirlerinden dolayı şükranlarımı belirtirim 

TARIH :
11/13/2007 5:22:59 AM
EKLEYEN : İsmail Aydoğmuş MAIL : sairaydogmus@hotmail.com

* ==============================
Ben Köyümü Çok Özledim
==============================
Hasretlik çöktüğünde geceleyin
Özledim ben köyümü çok özledim
Nolur bana bugün söz söylemeyin
Özledim ben köyümü çok özledim.
==============================
Terk edeceğim ben buralarını
Sevemedim gitti havalarını
Burnumda tütüyor baba vatanı
Özledim ben köyümü çok özledim.
==============================
Kekikle, sümbül kokan dağlarını
Yeşilini, meyveli bağlarını
Hatırladım da gençlik çağlarını
Özledim ben köyümü çok özledim.
==============================
Koyunlarını ak kuzularını
Soğuk soğuk akan pınarlarını
Gölgesinde yattığım ağaçlarını
Özledim ben köyümü çok özledim.
==============================
Ocak başındaki sohbetlerini
Ekin biçerken türkülerini
Kapıdaki üren köpeklerini
Özledim ben köyümü çok özledim.
==============================
Balını, peynirini, kaymağını
Kerpiç gibi yoğurdunu, yağını
Karpuzunu, kavun, kabağını
Özledim ben köyümü çok özledim.
==============================
Dağlarında öten kuşu, kekliğini
Tarlalarda madımak, yemliğini
Ördek, tavuk, civcivi, feriğini
Özledim ben köyümü çok özledim.
==============================
İnsanın kıymetini bilenini
“Kurbanın olurum” diyenini
Bir de şu kavalın yanık sesini
Özledim ben köyümü çok özledim.
==============================
El birliği ile imecesini
Yıldızlı, serin, sesiz gecesini
Çözemedim şehrin bilmecesini
Özledim ben köyümü çok özledim.
==============================
İsmail’im yana gönül iyiden
Paylaştım sizinle canı gönülden
İstiyorum karşılıksız(ücretsiz) sevgiden
Özledim ben köyümü çok özledim.
==============================
(3 Ekim 2006 Salı 16:30)
==============================
İsmail Aydoğmuş
==============================
 

TARIH :
11/10/2007 7:28:45 AM
EKLEYEN : GÖNÜL ŞAHİN MAIL : gonul_586_@hotmail.com

* merhaba sevgili dostlar bildiğiniz gibi bugun 10 kasım atamızın aramızdan ayrılışının 69. yıl dönümü ona öldü demek istemiyorum çünkü o herzaman içimizde yaşıyor yaşıyacakta gerçi ATAMIZ şu an yaşasaydı emanet ettiği bu vatanın evlatları için bu kadar fedakarlık yaparmıydı bilmiyorum ama yinede bi ATATÜRKÇÜ olarak ATAM izindeyiz 

TARIH :
11/9/2007 3:12:43 PM
EKLEYEN : SAYİT SIRMA MAIL :

* KÖYÜNÜZE YAPTIGINIZ YARDIMLARDAN DOLAYI EMEGİGEÇEN HERKESİ KUTLARIM 

TARIH :
11/8/2007 5:49:58 PM
EKLEYEN : çorumlu MAIL :

* çorumludan bütün mursallı canlara selamm.......
hepinize yürekten saygılar sunnuyorum.mursaallı dostlara , canlara böyle bi siteden seslenebildiğim için site yapımcılarına müteşekkirim.BENİM O MURSALDAN ALACAĞIM VAR.---ALİ KIZILTUĞ BÜYÜK HOCAM ELLERİNDEN ÖPER SAYGILAR SUNURUM.... 

TARIH :
11/8/2007 3:31:44 PM
EKLEYEN : HALİL UYGAR (LÜTFEN OKUYUNUZ) MAIL : hy_han_aku@hotmail.com

* Yakın Tehlike
Baz İstasyonları

Bir yanda çevreciler, tüketici dernekleri ve duyarlı vatandaşlar, diğer yanda ise Turkcell, Ericsson, Telsim gibi kuruluşlarla yine onları destekleyen kişiler olmak üzere bu konuda insanlar ikiye ayrılmış. Bunlardan birinci grub baz istasyonlarının zararları konusunda ısrar ediyor. İkinci grub ise zararlarının olmadığını iddia ediyor. Peki hangi taraf haklı? Gerçek nedir?

Çevreciler: Basında sık sık rastladığımız haberlerden olan “baz istasyonlarının zararları” konusunda Tüketici Hakları Derneği (TÜDER) ile Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) ortaklaşa bir toplantı düzenleyerek “çek elini çatımdan” sloganıyla bir kampanya başlattılar. Bu kampanya ile teknik adı “cep telefonu aktarıcısı” olan ama halk araısnda “baz istasyonu” olarak adlandırılan yansıtıcıların zararlarını anlattılar. Dernek temsilcileri şöyle seslendiler; “Baz istayonlarınınzararlarının 4 kilometrelik bir alanı kapladığı araştırmalarla kanıtlandı. İnsanlardan çok uzakta olması gereken bu yansıtıcılar elimizi uzattığımızda dokunabileceğimiz bir yükseklikteler.”Benzin istasyonlarına, alışveriş merkezlerine ve hatta okullara dahi kurulan bu antenler oldukça tehlikelidir. GSM şirketlerinin verdiği yüksek paraya aldanıp, hem kendinizin, hemde çocuklarınızın geleceğini tehlikeye atmayın””dediler.

Cepciler: Turkcell yetkilileri ise aktarıcıların hastalıklara neden olmasının ispatlanmış bir şey olmadığını belirtiyorlar. “Tüm dünyada nasıl kuruluyorsa Türkiye’de de Ericson tarafından aynı şekilde kurulduğunu” iddia ediyorlar. Ayrıca “hastalıklara aktarıcıların neden olduğu iddiası ispatlanmış bir şey değil. Bu bir risk olsaydı tüm dünya kullanır mıydı? “Bir çok ülke Türkiye’den fazla istasyona sahip” diyen yetkililer kendilerince savunmalarını yapıyorlar. Buna karşın tüketici dernekleri ile uzmanlar Avrupa’da aktarıcıların çokluğunu kabul etmelerine karşın yerleştirdikleri yerlerin insanların toplu yaşadığı ve trafiğin yoğun olduğu yerlere değil, şehir dışı bölgelere kurulu olduğunu belirtiyorlar.

Zararları: Tübitak tıp danışmanı ve iç hastalıkları uzmanı Doçent Doktor Selçuk Aslan’ın hazırladığı rapor baz istasyonunun zararlarından şöyle bahsediyor; “Cep telefonları ve baz istasyonları mikrodalgalar yayarlar. Mikrodalgalar elektromanyetik dalgalardır. MD’ler dokularda iki temel etki yapar: 1- Termal etki (dokuların ısınması) 2- Kimyasal etki (doku hücrelerinin yapısının bozulması). Hücrelerde büyük moleküllerin yani proteinlerin deforme oluşu hücre zarlarının birbirine yapışması, hücre zarlarında deliklerin açılması, sinir zarlarının bozuluşu insanda değişik etkiler yapar. Uykusuzluk, sinirlilik, unutkanlık, depresyon, baş ağrısı ve dönmesi, gibi etkiler ile Alzheimer hastalığı (bunama) ile Parkinson (titreme) gibi tehlikeli beyin hastalıkları görülebilir. Mikrodalgaların Konser yapıcı etkisi 3 türdür. Birincisi; kendisi kanser yapar, ikincisi; kanser yapıcı maddelerin hücreye girişini hızlandırır. Üçüncüsü ise; varolan ama gizli kalmış kanserin gidişini hızlandırır.

Dünyada Önlemler: Avrupa’da kanserli hastaların cep telefonu kullanmaları doktorlar tarafından yasaklanmış ve bu BBC televizyonu tarafından duyurulmuş. Amerika’da çevre koruma ajansı EPA mikrodalgaları kanser yapıcı olarak ilan etmiş, Polonya’da cep telefonlarının kanser yaptığı laboratuvarlarda kanıtlanmıştır. Fransa’da 1975’ten 1995’e kadar beyin tümörlerinin giderek arttığını ve bunun cep telefonlarına bağlı olduğunu bildirilmiştir. Amerika’da yeni bir yasayla okul ve evlerin üzerine dikilmesi yasaklanan baz istasyonlarının dikileceği yerleri belirleme yetkisi eyalet veya kent konseylerine verilmiştir. Türkiye’de yargıtay 05.05.1999’da anten veya aktarıcı dikilmesi için apartman sakinlerinin oybirliğini şart koşmuştur.

Tehlike: Bugün tıp mikroskobik incelemeyle bir kanserin radyasyondan oluşup oluşmadığını kesin olarak belirleyebiliyor. Böylece cep telefon firmalarının “ne malum cep telefonunda kanser olduğu?” savunması da geçersiz kalıyor. Cep telefonları v e yansıtıcıların işitme kaybına, kulak çınlamasına, cinsel hayatta kısırlık, sperm azalması, gebelikte sakat doğumlara ve düşüklere neden olduğu bilim adamlarınca doğrulanıyor. Teknik olarak ise bilimadamları şu açıklamaları getiriyor; Tepenizde bir aktarıcı değilde, bir radyo vericisi var gibidir. Şirketler bu antenleri 100 wattlık bir ampulle bir tutarlar ve “evinizdeki ampulden korkuyor musunuz?” derler . Oysa ki burada önemli olan güç değil frekanstır. Ampulun frekansı 50, aktarıcının ise 1 milyar kadardır. Antenlerdeki mikrodalga düzeyi 0,65 mw/santimetrekaredir. Yani New York’ta kabul edilen tehlike üst sınırının 13 katıdır. Şirketler mikrodalga şiddetinin mesafesinin karesiyle ters orantılı olarak azaldığın söyler. Azalan elektromanyetik alan şiddetidir. Kanser yapıcı etki, mesafeyle azalmaz. Buna en güzel örnek güneşin ultraviyole ışınlarıdır. Bu ışınlar milyonlarca kilometre öteden geldileri halde cilt kanseri yapabilmektedir. Cep telefonu ve dam aktarıcıları özellikle çocuklar için çok tehlikelidir. Mikrodalgalar çocuğun küçük vücudunda rezonans (titreşim) yapar. Bu şekilde zararlı etkileri daha da artar. Mikrodalgalar ani beşik ölümlerine de neden olabilir. Aktarıcılar damda vınlama yapar, rüzgarda uğuldar, yıldırım çeker ve depremde de ek tehlike yaratır.

Neden?: Batıda aktarıcılı binaların fiyatları %30 düşüyor. Çünkü bilinçlenmiş halk kanserden ve hastalıklardan korkuyor. Zararsız olduğunu söyleyen firmalar, dikmek için neden yüksek miktarda (genellikle 10.000 Dolar) paralar ödüyorlar? Neden şirket yöneticileri kendi binalarına ve evlerinin çatılarına diktirmiyorlar? Baz istasyonlarının şehir içinde kullanılmasının tehlikelerini anlatan TÜBİTAK raporuna göre aktarıcılar şehir dışına alınmazsa ileride hastalık ve ölümlerde bir artış olacak. Neden kendimizi ve çocuklarımızı bundan korumuyoruz?

 

TARIH :
11/8/2007 3:29:40 PM
EKLEYEN : HALİL UYGAR MAIL : hy_han_aku@hotmail.com

* BAZ İSTASYONLARI İLE İLGİLİ BİLMENİZ GEREKENLER

Baz istasyonlar niçin kurulmaktadır?

Baz istasyonları, gerekli görülen yerleşim birimlerinde, mobil telefonlarla (cep telefonu) haberleşmeye yönelik kapsama alanı sağlanabilmesi amacıyla kurulmaktadır. Baz istasyonların kapsama alanına girmeyen bölgelerde mobil telefonlarla konuşmak mümkün olmamaktadır.

Baz istasyonlar nerelere kurulabilir?

Baz istasyonları teknik özellikleri gereği hücresel yapıda olduğundan şehir içlerinde düşük çıkış güçlerinde, kapsama yapılması gereken yerlere Yönetmelik hükümlerine uyulması kaydıyla kurulabilmektedir.

Baz istasyonların kuruluşu için izin veren yetkili mercii kimdir?

Baz istasyonları alıcı ve vericiye sahip telsiz sistemleridir. 2813 sayılı Telsiz Kanununa göre Kurumumuzdan izin ve/veya ruhsat alınmadan hiçbir telsiz sistemi kurulamaz ve işletilemez. Baz istasyonlarını kuran işletmeciler bu istasyonlar için il bazında Kurumdan toplu izin almaktadır. Baz istasyonları arı peteği benzeri hücresel yapıda hizmet gördüklerinden; işletmeciler Kurumdan aldıkları toplu izin dahilinde, baz istasyonunun kurulacağı yeri kapsama alanını da dikkate alarak kendileri belirlerler.

Kurumumuz tarafından “Telsiz Kanunu” ve “Telgraf ve Telefon Kanunu”’na dayanılarak çıkarılan ve 12.7.2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan “10 kHz- 60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik” gereği baz istasyonlarının da dahil olduğu 5 Watt çıkış gücünün üzerindeki tüm sabit telekomünikasyon cihazları kurulmadan önce Kurumumuzdan ön izin anlamına gelen “Güvenlik Sertifikası” nı almak zorundadır.

Baz İstasyon olan bir mevkiiye ikincisinin kurulmasındaki sebep nedir?

Baz istasyonları teknik özellikleri gereği düşük çıkış güçlerinde ve hücresel yapıda çalışmaktadırlar. Bu nedenle kaplamanın sağlanamadığı yerlerde yeni baz istasyonları kurulabilir.

Yakınımızdaki baz istasyonun kaldırılmasını istiyorum. Şikayetimi nereye yapmalıyım?

Baz istasyonu hakkında şikayetler Kurumumuz Tüketici Şikayetleri Merkezine, posta, e-posta, faks veya 130 numaralı hattan telefonla yapılmalıdır. Haberleşmenin sağlanabilmesi amacıyla söz konusu cihazların bulunduğu yerden kaldırılmasının talep edilmesi yerine, Yönetmeliğe uygun faaliyet edip etmediğine veya Güvenlik Sertifikası alıp almadığına veya ölçümü yapılıp yapılmadığına dair başvuru yapılması daha uygun olacaktır. Bunun için gerekli müracaatlar cihazın kullanıldığı yere göre ilgili Bölge Müdürlüklerimize yapılabilir. İllere göre Bölge Müdürlüklerimizin dağılımı ise yine Kurumumuz internet sayfasında bulunmaktadır.

Bölge/mıntıkamızda istemediğimiz baz istasyon için imza toplayarak verilen dilekçenin etkisini, sonucunu ve iletmemiz gereken yeri öğrenebilir miyiz?

Haberleşmenin sağlanabilmesi amacıyla söz konusu cihazların bulunduğu yerden kaldırılmasının talep edilmesi yerine, Kurum düzenlemelerine uyulup uyulmadığı, Güvenlik Sertifikası ve ölçümler hususlarında başvuruların Kuruma yapılması daha uygun olacaktır. Çünkü Kurumumuz baz istasyonlarının Kurum düzenlemelerine uygun olup olmadığını denetlemekte, uygun olmayanların uygun hale getirilmesi veya kaldırılmasına karar vermektedir.

Yakın çevremizdeki baz istasyonunun sağlığımıza zararlı olup olmadığını öğrenmek için ölçüm yaptırmak üzere nereye başvurmalıyız?

Kurumumuz ilgili Bölge Müdürlüklerine veya Yönetmelik gereği Kurumumuzdan Ölçüm Yetki Belgesi Alan Kuruluşlara başvurulabilir.


Baz İstasyonlarının şehir dışına kurulmayıp da şehir içlerinin tercih edilmesindeki sebepler nelerdir?

Baz istasyonları teknik özellikleri gereği düşük çıkış güçlerinde ve hücresel yapıda çalışmaktadırlar. Bu nedenle şehir dışlarına taşınmaları teknik olarak mümkün değildir. Abone sayısına bağlı olarak her geçen gün sayılarının artması teknik bir zorunluluktur. Baz istasyonlarının sayılarının artması çıkış güçlerinin daha da azalması anlamına gelmektedir.

Cep telefonları ile yapılan görüşmeler, baz istasyonları ile cep telefonları arasında karşılıklı gönderilen elektromanyetik dalgalarla sağlanmaktadır. O nedenle cep telefonuyla görüşme yaparken baz istasyonu ne kadar yakın olursa gönderilen elektromanyetik dalga o kadar küçük, ne kadar uzak olursa karşılıklı gönderilen elektromanyetik dalga o kadar büyük olmaktadır. Elektromanyetik dalgaların sağlığa zararları da (tam olarak tespit edilmemesine rağmen) büyüklüğü ile doğru orantılıdır.

Baz istasyonu kurmak için, yan komşumuzla yıllık, yüksek miktarda kira ödemek şartı ile anlaşmışlar. Yapılabilecek bir şey var mı?

Kurumumuz işletmecilerin üçüncü şahıslarla yaptığı anlaşmalarda taraf değildir. Baz istasyonlarının kurularak hizmete verilmesi aşamasında, Yönetmeliğin limit değerleri ve Güvenlik Mesafesi hesabı kullanılmak suretiyle, sabit telekomünikasyon cihaz ve sistemlerinin civarında insanların emniyet ve güvenle sürekli bulunabilecekleri alanlar belirlenmektedir. Bu nedenle Kurumumuz tarafından verilen Güvenlik Sertifikasının alınması ile olası etkilerin minimum seviyeye indirilmesi amaçlanmıştır.

Güvenlik sertifikası nedir ve verilmesindeki amaç nedir?

Baz istasyonlarının da dahil olduğu sabit telekomünikasyon cihazlarının, kurularak hizmete verilmesi aşamasında, Kurumumuz tarafından 12.7.2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan 10 kHz-60 GHz Frekans Bandında Çalışan Sabit Telekomünikasyon Cihazlarından Kaynaklanan Elektromanyetik Alan Şiddeti Limit Değerlerinin Belirlenmesi, Ölçüm Yöntemleri ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmeliğin limit değerleri ve Güvenlik Mesafesi hesabı kullanılmak suretiyle, sabit telekomünikasyon cihaz ve sistemlerinin civarında insanların emniyet ve güvenle sürekli bulunabilecekleri güvenli alanlar belirlenmektedir. Kurumumuz tarafından sadece belirtilen limit değerlerin sağlanması değil, sistemin kurulduğu yer ile ilgili ayrıntılı bilgileri içeren teknik dosyaların hazırlanması da istenmektedir (Paratoner, Yetkisiz Erişim, Coğrafi Koordinat, Topraklama, Çıkış Gücü vb.). Konu cihazlara, yapılan değerlendirme sonucu uygun görülmesi halinde faaliyete geçebileceği anlamına gelen (ön izin) Geçici Onaylı bir Güvenlik Sertifikası verilmektedir. Daha sonra Kurum teknik elemanlarınca sistemin yerinde kontrolü yapılmakta ve Yönetmelikte belirtilen teknik kriterlere uygun faaliyette bulunan cihazlara ait Güvenlik Sertifikasının Kati Onayı yapılmaktadır.

Baz istasyonlarının sağlığımıza zararı olup olmadığı konusunda ayrıntılı bilgileri nereden temin edebilirim?

Söz konusu bilgiler; Sağlık Bakanlığı, TÜBİTAK veya üniversitelerin araştırma bölümlerinden temin edilebilir. TÜBİTAK tarafından yayınlanan “Elektromanyetik Dalgalar ve İnsan Sağlığı” konulu Rapor da konuya ışık tutmaktadır.

Baz istasyonları sadece teknik özelliklerine göre mi kuruluyor?

Kurumumuz tarafından sadece belirtilen limit değerlerin sağlanması değil, sistemin kurulduğu yer ile ilgili ayrıntılı bilgileri içeren teknik dosyaların hazırlanması da istenmektedir. (Paratoner, Yetkisiz Erişim, Coğrafi Koordinat, Topraklama, Çıkış Gücü vb.) Ayrıca baz istasyonu kurulacak yerlerin belirlenmesinde çevre kriterlerinin de sağlanması bakımından, Kurumumuzca illerdeki İl Mahalli Çevre Kurullarının da yer seçimine ilişkin görüşü alınmaktadır.

Sadece şikayet olması halinde mi ölçüm yapılmaktadır?

Telekomünikasyon Kurumu, şikayet olsun veya olmasın tüm telekomünikasyon cihazları ve sistemlerinin ölçüm ve kontrollerini yapmaktadır.

Ölçüm yöntemleri ve denetlenmesi hakkında Yönetmelik sadece baz istasyonları mı kapsıyor?

Hayır. Çıkış gücü 5 watt’ın üzerinde olan ve 10 KHz – 60 GHz frekans bandında çalışan tüm sabit telekomünikasyon cihazlarını kapsamaktadır. Örneğin; sabit telsiz ve roleler, Radyo TV vericileri vb.

 

TARIH :
11/8/2007 3:17:21 PM
EKLEYEN : HALİL UYGAR (LÜTFEN OKUYUNUZ) MAIL : hy_han_aku@hotmail.com

* Baz istasyonu nedir ? Baz istasyonları, GSM. iletişimin kapsama alanını genişletmek için bina çatılarına kurulan, genellikle beyaz renkli ve kutu şeklinde, 4 metre boyunda, iki çubuk antenle bir çanak antenden oluşan ve mikrodalga yayan cihazlardır.

Mikrodalga, Dalga boyu 0.1-100 cm., frekansı 0.3-300 gigahertz (Ghz) (10’ Hz=1 Ghz) olan elektromanyetik dalgalardır.

Çubuk antenler mikrodalgaları toplayıp çanak antenlere verir ve bu dalgalar çanak anten aracılığıyla 16 farklı frekanstan ve UHF (ultra-high frequency) üzerinden yayınlanır.


BAZ İSTASYONLARININ ÇEVREYE ZARARLARI ; Vücudumuzdaki manyetik alanlar, doğal çevremizdeki yerkürenin manyetik alanı ile uyum içerisindedir. Baz istasyonlarının çevresinde elektromanyetik alan oluşmaktadır ve oluşan bu elektromanyetik alanın insan vücudundaki ve doğal çevredeki elektromanyetik alandan fazla olması sebebiyle mevcut uyum bozulur. Bu da, elektromanyetik kirlilik adı verilen bir tür çevre kirliliğine neden olur.


BAZ İSTASYONLARININ SAĞLIĞA ZARARLARI ; Baz istasyonları tarafından da yayınlanabilen mikrodalgaların dokulara iki temel etkisi bulunmaktadır:
Mikrodalga dokuları ısıtır. (termal etki)
Mikrodalga hücrelerin kimyasını bozar (termal olmayan ya da kimyasal etki)
Mikrodalgaların özellikle ikinci etkisi,yani hücrelerin kimyasını bozarak oluşturduğu etki insan sağlığı açısından önem taşımaktadır. Yapılan araştırmalarda hücrelerin -kimyasal etkiye maruz kalması ile şu sonuçların meydana gelebileceği saptanmıştır:
Hücrelerde büyük moleküllerin (proteinler vb.) deforme oluşu.
Hücre zarlarının birbirine yapışması.
Hücre zarlarında delikler açılması (elektro-porasyon)
Ca-ATPaz ve Na-K-ATPaz enzimlerinin bozulması sonucu hücre dışına Ca”, Na’ ve K’ kaçışı.
Sinir zarlarının bozuluşu: Sinir zarlarının bozulması ile REM uykusu adı verilen rüya görmenin azalışı, EEG değişimleri, uykusuzluk, sinirlilik, unutkanlık, depresyon, başağrısı, başdönmesi, Alzheimer, Parkinson, Multipl Skleroz gibi dejeneratif beyin hastalıkları meydana gelir.
Hücre enzimlerinde bozulmalar.
DNA tahribi

Mikrodalgaların kanser yapıcı etkisi [değiştir]Mikrodalgaların kanser ile ilişkisi üç şekilde mümkündür: Mikrodalganın kendisinin kanseri oluşturması, kanser yapıcı maddelerin hücreye girişini kolaylaştırması veya mevcut kanserli ortamın yaygınlaşmasını hızlandırması.

Mikrodalga, DNA’yı onararak kanseri engelleyen melatonini azaltmakta ve dolayısıyla


tümörü, lenfom (lenf bezi kanseri), ben kanseri, erbezi tümörü, çocukluk kanserleri meydana

gelmektedir.


Mikrodalgaların göze zararları [değiştir]Tavşanlar üzerinde yapılan araştırmalarda mikrodalgalar nedeniyle göz merceğinin bulanması (perde veya katarakt), göz saydam tabakasının (kornea) bulanması, renkli tabaka (iris) iltihabı, gözdibi (retina) harabiyeti meydana geldiği tespit edilmiştir.

Mikrodalgaların kulağa zararları: 20 mJ/cm³’ten daha düşük dozda darbeli mikrodalga enerjileri bile kulak çınlamasına ve işitme kaybına yol açmaktadır.

Mikrodalgaların cinsel yaşama etkileri: Deney hayvanları üzerinde yapılan çalışmalarda erbezlerindeki hücrelerin ölmesi sonucu kısırlık, mutant yavruların doğması, dölütün dölyatağında ölmesi, adet bozuklukları, östrojen artışı nedeniyle gebeliğin tehlikeye girmesi, düşüklerin artması tespit edilmiştir. Mikrodalgaya maruz kalan fizik tedavi teknisyenlerinde yukarıdaki rahatsızlıklar tespit edilmiştir.

MİKRODALGALARIN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE ZARARLARI ; Mikrodalgaların vücuttaki T8 lenfositlerini ve doğal öldürücü (natural killer) lenfositlerini azalttığı, antikorları azalttığı ve dolayısıyla bağışıklık sisteminin çöktüğü artık tıbbi bir gerçekliktir.

Mikrodalgaların kana zararları: Mikrodalgalar kan hücrelerini (alyuvar, akyuvar, pıhtı oluşturucu pulcuklar) azaltır, kanın kimyasını bozar, beyin ve kan için çok önem taşıyan bir enzim olan asetilkolin esterazı azaltır. Bu enzimin azalması ölüme yola açar.

Kronik düşük doz mikrodalgaların kanser yaptığına ilişkin birçok yayın vardır.

Baz istasyonlarına bağlı kanserler, istasyona yakın birçok meskende yıllar sonra birden patlak verecek, adeta o bölgede bir kanser salgını olacaktır. Çevre etkenlerine bağlı kanserler hemen değil, yıllar sonra başlar. Sigara ve alkol, yıllarca içildikten sonra kanser yapmaktadır. Asbestin ( amyant ) akciğer, akciğer zarı ve periton kanseri yaptığı çok geç, ancak 1970' de anlaşıldı; tüm önlemler o tarihten itibaren alındıysa da, asbestin neden olduğu kanserler 2020' ye kadar devam edecektir. Örneğin, Japonya' da atom bombası atılışından 7-10 yıl sonra kanserler artmaya başlamıştır.

Ulaştırma Bakanlığı, meskun mahallere ve özellikle de okul, hastane gibi

kurumlara baz istasyonu kurulmasına izin vererek vatandaşlarımızı, önümüzdeki

10 yıl için kobay olarak kullanmakta ve ortaya vatandaşlarımızın hayatlarının

konulduğu bir kumar oynanmaktadır.

Yapılan ölçümler sonucunda, baz istasyonunun limit değerleri aşmadığı tespit edilmiş olsa bile, bu çok sağlam bir bilgi olmayacaktır. Şöyle ki; yanlış yer seçimi ve hatalı yerleşim ile verilen limit değerlerin aşılması sözkonusudur. Baz istasyonu anteninin ana hüzmesinin ne yöne baktığı ve yansımalar durumu oldukça değiştirebilmektedir. Tek yönlü yayınlarda mikrodalgalar dar bir hüzme şeklinde gönderilir, hüzme daraldıkça güç artar, dar hüzme çevredeki yakın binalardan ya da balkonlardan yansıdığında ve telefon görüşmeleri çoğaldıkça bu değer artacaktır.

Tüm bu açıklamalarımız sonucunda mevcut yönetmeliğin insan sağlığını koruyucu hükümler getirmediği rahatlıkla söylenebilir. Bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinin ardından kamu sağılığına önem vererek çalışma yürüten İstanbul İl Mahalli Çevre Kurulu ilginç bir olaya imza atarak bu konu ile ilgili bir kararını Resmi Gazetede yayınlattı.

Bütün bu önerilerimizin yerine getirilmesi de esasen insan sağlığının korunması anlamında yeterli güvenceyi sağlayamayabilir. Bu nedenle sonuç olarak binlerce baz istasyonu içinde yaşayan bir ülke olmaktansa baz istasyonlarının insan yerleşiminin olmadığı mekanlara kurulması yönünde yasal düzenleme yapılmalı ve insan yaşamının söz konusu olduğu yerlere baz istasyonu kurulması yasaklanmalıdır.

BU NEDENLERLE; KÖYÜMÜZE KURULMASI DÜŞÜNÜLEN BAZ İSTASYONUNUN KÖYÜ ÇOK UZAK DİK OLARAK GÖREN BİR TEPEYE KURULMASI GEREKMEKTEDİR. KÖY YERLEŞİMİ YAKININA KURULMAMASI İÇİN KÖY MUHTARI VE KÖY HALKININ KAYMAKAMLIK ARACILIĞI İLE KONUYU VALİLİK MAKAMINA TAŞIMASINI TEMENNİ EDERİM. AKSİ TAKDİRDE YÜRÜYÜŞ YOLU BOYUNCA SAĞLIKTAN BAHSETMENİN MÜMKÜN OLMAYACAĞI AÇIKTIK. HERKESE SELAMLAR.

 

TARIH :
11/8/2007 12:14:35 PM
EKLEYEN : Nesimi Torunu Çağatay Demir MAIL :

* ben tüm mursallılarla bu şiiri paylaşmak istedim

Ben;

Orta Asya'dan Türeyen, Anadolu'da Büyüyen, Avrupa Içlerine Yürüyen TÜRK'üm !

Ben;

Daglarda Gemi Gezdiren, Taslara Destanlar Kazdiran, Tarihi Bastan Yazdiran, TÜRK'üm !

Ben;

Adalete, Ben Mertlige Örnekler Veren, Ölüm - Kalim Savasina Gülerek Giden, Yeryüzünde Her Murada Eren TÜRK'üm !

Ben;

Sancaklara, Tuglara Bas Egdiren, Beylere, Pasalara Hil'at Giydiren, Kilicini Üç Kit'ada Gezdiren TÜRK'üm !

Ben;

Atilla'yi, Yavuz'u, Fatih'i Var Eden, Krallari, Imparatorlari Kendisine Yar Eden, DüsmanIna DünyasInI Dar Eden TÜRK'üm !

Ben;

Sahlari, Sultanlari Kul Edinen, Altinlari, Elmaslari Pul Edinen, Incili Kaftanlari Çul Edinen TÜRK'üm !

Ben;

Zafer Rüyasini Görenlere Saç Yolduran, Hezimete Ugratip, Ümitleri Solduran, Müzelerde Bas köseleri Dolduran TÜRK'üm !

Ben;

Damarlarinda Asil Kanin Aktigi Irkim, Benden Bahseder Destanim, Agitim, TÜRK'üm, Ben TÜRK'üm, Taa Iliklerime Kadar

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'üm !..

Ya Siz Kimsiniz ? 


[<< Geri] 61-70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 [İleri >>]