ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARIH :
12/12/2007 7:55:54 AM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL : asureylen@hotmail.com

* ANKARA BİR BAŞKA GÜZELDİ

9 Aralık ta Ankara bir başka güzeldi.
Dostlar memleket sevdalarını yüreklerinin coşkunluğuyla meydana koydular.
Adalet istediler, hukukun üstünlüğünü istediler., hukuka ve hukukçuya saygı istediler. Yargının bağımsızlığının türk insanının onuru gururu olduğunu dosta düşmana gösterdiler.
“Yargı hukukçuların işidir.” Vurgusuyla cumhuriyetin vazgeçilmezliğini körlere, sağırlara dilsizlere memleketi babalar gibi satanlara, işbirlikçilere Tandoğan Meydanın dan yeni baştan bir kez daha anımsattılar.
Türkiye Barolar Birliği ve Bizkaçkişiyiz Platform üyelerinin Tandoğan da ki onurlu duruşu cumhuriyetin onuruydu. Mustafa Kemal Atatürk ün gururuydu.
Pazar sabahının erken saatlerinde Tandoğan Meydanı dostlarına kucağını açmıştı. Bayrak satıcıları köşelerini paylaşmış, alanın girişini kırmızı beyaz renklerle süslemişlerdi. Televizyonların yayın araçları yayın için platformun tam karşısına yerleşmiş, günü yansıtabilmenin heyecanlı hazırlıklarını yapıyordu. Kanaltürk televizyonunun yayın araçları alana erken gelen insanların yorgunluklarını paylaşmak için kapılarını sonuna kadar açmıştı. İstanbul dan gelen 80 yaşlarında cumhuriyetle varlığını bulduğunu söyleyen bir anne Kanaltürk aracının içinde yorgunluğunu göğsünde taşıdığı Danıştay şehidi Mustafa Özbilgin in resmini okşayarak gideriyordu. Yüreğindeki acı gözlerinden akan damla-damla gözyaşlarıydı. Gözyaşlarını yanağından alıp yüreğime sardığımda 80 lik cumhuriyet annesi “yüreğimin sesi oldun evladım” deyince günün anlamının kadınlarımız için ne kadar önemli olduğu oradaki gazeteci arkadaşlarımızın ilk tanıklığıydı. Tandoğan Meydanın da ki coşku kadınlarımızın cumhuriyet devrimleri ile birlikte kazandığı özgürlük türküsüydü.
Kanaltürk meclis muhabiri ve kameramanı Cengiz Ankara da ki gazeteci dostlarımdan biriydi. Kanaltürk ün eli, ayağı, dili olmuştu. Kanaltürk çalışanı değil televizyonun gerçek sahibi gibiydi. Kanaltürk patronu Kanaltürk çalışanıydı. Onların günle ilgili duyguları bir başka mutluluktu. Uzun zamandır üzerlerindeki iktidar baskısından söz ederken cumhuriyete inanmışlığın fotoğrafını veriyordu. Bu fotoğraf Kurtuluş Savaşı’mız da ki fotoğrafa ne de çok benziyordu.
Aralık ayında Ankara’da hava düşmana inat bir başka güzeldi. Güneş, Anıtkabir’den Mustafa Kemal Atatürk sıcaklığını meydanı dolduran konuklarına armağan ediyordu. Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyeti türk gençliğine armağan ettiğinin kokusu geliyordu.
Tandoğan alanı boştu. Polisin kurduğu güvenlik bariyerlerinin arka taraflarında gelincik tarlalarının kırmızı beyaz renkleri gökyüzünü coşkuyla selamlıyordu. Dostlarımız hipodrom tarafından alana girmenin heyecanı içinde hep bir ağızdan yeri göğü inletiyorlardı. “Adalet istiyoruz, adalet istiyoruz...” haykırışları Ankara’nın diğer ucuna ulaşıyordu.
Polis güvenlik bariyerlerini açtığında en önde hukukçularımız vardı. Cübbeleri üzerlerinde baro başkanlarının öncülüğünde alana giriyorlardı. Hukukun üstünlüğüne inanmış bu dostlarımızı Aşık Mahsuni Şerif’in “sarı saçlım mavi gözlüm neredesin” türküsü karşılıyordu. Bu onurlu dik yürüyüş görülmeye değerdi. Cumhuriyet, Mustafa Kemal Atatürk, bu ülke sahipsiz değildi. Ülkenin gerçek sahipleri onurlu dik başlarıyla ABD ye inat AB ye inat, dincisine, bölücüsüne inat, ülkeyi emperyalistlerin çiftliği haline dönüştürenlere inat yürüyorlardı. Adalet adına, hukuk adına yüreklerini meydana koymuşlardı.
Hukukçularımızın ardında Bizkaçkişiyizi milyonlarla buluşturanlar Tandoğan meydanını gelincik tarlasına dönüştürmüştü. Kadınlarımız en öndeydi. Yaşlısıyla, genciyle yüreklerinde Mustafa Kemal Atatürk sevdası, dillerinde memleketin bağımsızlık türküleri vardı. Hipodromdan akan coşkunun arkası önü kesilmiyordu. İnançlı ve karalı insanlar hep birlikte Ankara nın duyması için Mustafa Kemal in askerleriyiz sevdasını haykırıyordu. En güzeli binlerce insanın birbirine karşı saygısı, hoşgörüsü ve sevgisiydi. Milyonlar bu inançla birbirini kucaklıyordu. Biz milyonuz özlemi hasretlerini Tandoğan Meydanında bir kez daha buluşturmuştu.
Platformda konuşmacılar için hazırlanan küsüye milyonlarca göz bakıyordu. Mikrofonda tandık bir yüz, tanıdık bir ses milyonların sevdasını bir kez daha dostlarıyla paylaşıyordu. Aklaşmış saçıyla o cumhuriyetin en delikanlısı, Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdalısı Tuncay Özkan’dı. “Adalet istiyoruz” selamı Tandoğan Meydanını meclise kadar taşımıştı. Tuncay Özkan’la Tandoğan alanı nede güzel şenlenmişti. Coşku, sevgi seline dönüşmüştü.
Kürsüdeki konuşmacılar hukukun üstünlüğüne inanmış saçlarını hukuk adına aklandırmış hanımefendi ve beyefendilerdi. Hukukun sadece kendilerine değil herkese gerekli olduğunu hukuku ulemanın dili sananlara son bir hukuk dersi gibi anımsatıyordu.
Ankara 9 Aralık Pazar günü bir başka güzeldi.
Tandoğan Meydanı kırmızı beyaz gelincik tarlalarıyla mutluydu. Milyonlar cumhuriyet inancını hukukun üstünlüğünü hep birlikte türküleştirmişti.
Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesiydi. Kimsesizler cumhuriyete milyonların yüreğiyle sahip çıkıyordu. Anıtkabirde Mustafa Kemal Atatürk bu milyonlarla guru duyuyordu.
Ankara da mutsuzlar yok muydu?
Onlar Büyük Ortadoğu Projesi “BOP” yatağında mışıl-mışıl uyuyorlardı.
Tandoğan Meydanı uykularına bir rüya oyuncağı armağan ediyordu. Oyuncağın adı çelik çomaktı.
Tandoğan mitingi kırmızı karanfillerin türküleriyle yurdumun bir başka ilinde buluşma özlemiyle sonlanıyordu.
Ankara mutluydu, Tandoğan Meydanı mutluydu. Mutluluklar paylaşıldıkça güzeldi.
Ne mutlu bizlere...
Ne mutlu Mustafa Kemal Atatürk’e....
AŞUR EYLEN
 

TARIH :
12/9/2007 4:07:46 AM
EKLEYEN : Kamber caglar./kara oglan. MAIL : Kamber@live.nl

* iSTE GORUNEN HAYAT.
..........
Aynalar insanlari yaniltmaz .
insan olanlar aynaya hic kizmaz.
Ak yasayan , kara olsada yazmaz.
iste gorunen hayat .
..........
Harmana cikan derenin yolu .
Dagitmis gider olmus sagi ,solu .
Sozde birde diyorlar vay bey oglu.
iste gorunen hayat .
...........
Ciktim harmanada yel esiyor.
Baska isi yok alemle ugrasiyor .
Duydum hep birilerini asip ,kesiyor.
iste gorunen hayat .
..........
Seydimden seyreledim sizleri .
Diyorlar birde hep varya birileri.
Cok seyrettik biz o magazinli dizileri.
iste gorunen hayat .
..........
Takir ,tukur ederse tekerlerin.
Catlayip ,patlamisdir bir yerlerin .
Kime yazilmis belirsiz cumlelerin .
iste gorunen hayat.
.........
Sadece kiravat ,papyon takma.
icinde icraat yoksa calip ,cirpma .
Yok yere ,var deyip birde caka satma.
iste gorunen hayat .
..........
Birisine kiravat ,taktim agliyor.
Sayin dedim geldi, delice bagiriyor.
Millete birde kullap takip, kara caliyor.
iste gorunen hayat .
..........
Kara agac deyince ,kara olmaz.
Bu yola bas koyan hic yorulmaz .
Siirden ,sarkidan ,turkuden anlamaz.
iste gorunen hayat .
..........
Siirlerden ,sarkilardan ,turkulerden.
Adaletsizlik , yolsuzlukdan tureyenlerden.
insanin kalp gozunden korkup urkenlerden .
iste gorunen hayat .
..........
Nerede bir ihanet varsa bagirirlar.
Nerede bir yolsuzluk varsa yalanirlar.
Nerede bir haksizlik varsa kendileri aldanirlar.
iste gorunen hayat .
..........
Caglarim insanliga yurumus .
Baktim etrafimi cakallar burumus .
Kara cahil her seyi bilirim diye ovunurmus .
iste gorunen hayat .
..........
Aynalara korkmadan bakmali.
Sahtekarligi yureginden sokup atmali .
Yuregine sevgiyi ,sevkati ,insanligi takmali.
iste gorunen hayat .
..........
Aynalar dikiz aynasi gibi olsun .
Ak yasayan ak ,kara yasayan solsun.
Hak diyorsan pir sultan gibi karsi durursun .
iste gorunen hayat .
.........
Kamber Caglar ./kara oglan.08./12./2007./Cumartesi../insanlar aynaya bakarken kendi yureginden korkmamali ,bakarken aynaya hep kendini akilli, caliskan ,is bilir ,ben yaparim ederim vs.....diye dusunmemeli bir baskalarininda bu dunyada kendisinden daha akilli ve ustun isler yapabilecegini unutmamali.Siirlerden ,sarkilardan ve turkulerden korkanlar aslinda kendi ayiplarinin ortulmesini isteyen devamli kapali ve gizli kalmasini saglamak icin karsi cikip bagirip , cagiranlardir.Kendisini kendi degil baskalari takdir etmelidirki takdire sayan olsun .Bu siteye emegi gecen insanlarada cok tesekurler .Gunay diktas kardesim bu ayna konusunda cok haklisiniz sizin , Hamdi ozdemir beyin ve ismail aydogmus ve diger arkadaslarinda siir ve yazilarini cok begeniyorum Allah cumlemizin yolunu acik etsin.Selamlar ve saygilar herkese.

 

TARIH :
12/8/2007 5:14:20 PM
EKLEYEN : arif yalçın MAIL : gaus_arif12@hotmail.com

* merhabalar hemşerilerim ben arif siteyi kuran arkadaşlarıma teşekkür ederim.mursallı olmak ayrıcalıktır.bunu herkeste anlamıştır.anlamayanda bu site sayesinde öğrenecektir.hoşçakalın. 

TARIH :
12/8/2007 4:12:16 PM
EKLEYEN : HALİL UYGAR MAIL : hy_han_aku@hotmail.com

* CEP AŞ'YE

KURULACAK OLAN, KURULMASI DÜŞÜNÜLEN BAZ İSTASYONUNUN YERLEŞİM YERLERİ İÇERİSİNE VE DIŞARISINA NE ŞEKİLDE KURULACAĞINI BİLİYORSANIZ, HİZMETİN VERİLMESİNDE SORUN YAŞAMAZSINIZ. BİLDİKLERİNİZİ VEYA OLMASI GEREKENLERİ YERİNE GETİRİRKEN BİR TAKIM KISITLAMALARA GİDERSENİZ ŞİRKET MENFAATİ ADINA TABİKİ KARŞI BİR TAKIM FİKİRLERE MARUZ KALIRSINIZ. İŞİNİZİ DÜZGÜN YAPIN DA KİMSEDE (MURSAL KÖYÜ HALKI)SİZE KARŞI OLMASIN. DOĞRU VE DÜRÜST ÇALIŞANA KOLAY GELSİN. MURSALLIYA SELAMLAR 

TARIH :
12/6/2007 5:01:31 PM
EKLEYEN : Mevlüt Özcan MAIL : mevlut-ozcan@hotmail.com

* öncelikle MURSAL adlı siteyi kuran güzide Mursallıya saygılarımı sunarım ikisinin sayesinde hiç bir zaman gitmek imkanını bulamadığım ata yurdum Mursalı oturduğum yerde tanıdım yaşayan insanların adlarını öğrendim yaşadıkları yerleri öğrendim. Çokmaşatı Yamadağlarını yakından gördüm çünkü Kavak köyünden uzaktan görüyordum.Sayın doç.dr.ali yaman beye ve sayın mustafa yunusoğluna yaptıkları bu çok büyük işler için saygılarımı sunuyorum
ben 1980 lerde nerden geliyorum nereye gidiyorum diye sorular sormaya başladım o tarihte Samsunda ikameteden amcam İbrahim ervediye mektup yazdım oda kavak köyünün kısa kuruluş tarihini yazdı ve beni mursala yönlendirdi kısa bir araştırmayla MURSAL'a ulaştım ordada doç.dr.Ali yaman beye ulaştım ve bu araştırmamın bu kadar ki kısmında ulaştığım bilgilerle soyumdan gurur duydum. biraz daha bilgi toplayıp Reyhanlı ve İskenderuna gideceğim bu bilgileri bir kitapta toplayacağım benden sonraki kuşaklara sağlıklı bilgiler ulaşsın.iinşallah Allah yardımcım olur.
Bana bilgi ve belge ulaştıracak herkese şimdiden teşekür ederi 

TARIH :
12/6/2007 5:09:20 AM
EKLEYEN : cemali alpay ANKARA MAIL :

* dursun kaya ailesinin başı sağolsun merhuma
allah rahmet eylesin 

TARIH :
12/4/2007 9:31:35 AM
EKLEYEN : MAIL : cemalialpay1980@hotmail.com

*
menekşe AYTEN nin 08/12/ 2007 tarih inde ankara mursal derneğinde saat 13 de kırk yemeği var mesajı okuyan köylülerimiz lütfen yakın köylülerimiz dahil haber versinler davetlimizdir.
 

TARIH :
12/3/2007 3:54:39 PM
EKLEYEN : MUSTAFA DEMİR MAIL : demir566@hotmail.com

* DURSUN KAYA VE AİLESİNİN BAŞISAĞOLSUN.

 

TARIH :
12/3/2007 12:23:32 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL : asureylen@hotmail.com

* 84 YILDA NERDEN NEREYE

Nereden nereye geldik?
84 yıllık Cumhuriyet yaşamının içine neleri sığdırdık.
Ya istiklal, ya ölüm şiarıyla bağımsızlık düşüncesini dünyanın bütün mazlum uluslarıyla paylaşıp, sömürgeciliği tarihin çöplüğüne fırlatıp attık.
O yenilmez sanılan işgalci ordularını Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında paçavraya çevirip geldikleri gibi geri gönderdik.
Yenilgiyi hazmedemeyen liderlerine dünyanın gözü önünde insanlık dersleri verdik.
Bundan sonra ne yapacağımızı merak edenlere Mustafa Kemal Atatürk’ün o unutulmaz mesajıyla yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletinin kolay-kolay yutulur lokma olmayacağını yenilmiş mahcup gözlerinin içine baka-baka söyledik.
“EKSELANS, EKSELANS BEN BU ULUSUN ÇOCUKLARINA HERŞEYİ ÖĞRETTİM, FAKAT UŞAKLIK YAPMAYI ÖĞRETEMEDİM.”
84 yıllık Cumhuriyet tarihinin onurlu duruşunda hep Mustafa Kemal Atatürk vardı.
Mandacılığın ve sömürgeciliğin onursuzluğunu Mustafa Kemal Atatürk’ün sayesinde tarihin sayfalarına yazdık.
Anadolu’nun yedibin yıllık tarihi bilincini bugünkü uygarlık bilinciyle buluşturup, muhasır medeniyetler bilincine dönüşeceğini yine Mustafa Kemal Atatürk’ten öğrendik.
Yedibin yıllık bilinç Mustafa Kemal Atatürk’ün tarihi bilinciyle buluşunca özgürlüğün, bağımsızlığın, insanca yaşamanın, Cumhuriyetin, Halkçılığın, Devrimciliğin, Devletçiliğin, Milliyetçiliğin Anadolu’da yeni bir devletin yönetiminin anlayışı olacağını, bu devletinde Türkiye Cumhuriyeti olacağını Mustafa Kemal Atatürk’ten öğrendik ve ondan emanet aldık.
57 yıllık yaşamı içinde Mustafa Kemal Atatürk’ten köleliğin karşılığının özgürlük, sömürgeciliğin karşılığının bağımsızlık, cumhuriyetin karşılığının da demokrasi olduğunu öğrendik.
Binlerce tarihin süzgecinden süzülüp geleceksin, tarihin karanlıklarını aydınlıklara dönüştüreceksin. Bilgisizliği bilinçle, bilinci bilimle buluşturacaksın, bilimi aklın rehberliğinde Atatürk devrimleriyle özgürleştireceksin. Cumhuriyeti kimsesizlerin kimsesi yapacaksın, Adalet için hukukun üstünlüğünü baş tacı yapacaksın. “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.” İnancıyla bütün yetkileri TBMM’ne vereceksin. TBMM’de siyasi partilere emanet edeceksin. Halkın kendi yöneticilerini kendilerinin seçmesi gereğine inanıp halkına güveneceksin.
Bu büyük demokrasi inancı bugün dünyanın hangi ulusunun inandığı ilkelerdir. Ulusların liderlerinin hangisi Mustafa Kemal Atatürk kadar kendi insanına inanarak bu değeri vermiştir? Dünyada Türkiye Cumhuriyetinin bir başka benzeri var mıdır? Mustafa Kemal Atatürk gibi bir başka lider var mıdır?
Ah keşke olsaydı. “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” diyen bir başka Mustafa Kemal Atatürk daha olsaydı. Ne bu kadar kan akardı. Ne de katil devletler dünyanın Neron’u olurdu.
Bir büyük dahinin kurduğu ülkenin insanı olunca, bugünkü siyasilerin icazetçi politikalarını görünce ülkenin içinde bulunduğu çıkmazı ABD ve AB gibi Neron devletlere teslim ettiklerini görünce insan sormadan edemiyor.
Sizler Mustafa Kemal Atatürk’ü hiç tanımadınız mı? Mustafa Kemal Atatürk’ten hiçbir şey öğrenmediniz mi?
Nedendir bu ahde vefasızlık?
Nedendir bu emanete ihanet?
Nedendir bu teslimiyet?
Nedendir bu katil Neron devletlere bağımlılık?
Kimdir ABD?
Kimdir AB?
Tarihin kanlı yüzünde asılı kimliklere bu kölelik nedendir?
84 yıllık Cumhuriyet tarihinde nereden nereye geldik.
Ali Kemal’lerin, Vahdettin’lerin bol olduğu bu topraklarda elbette ki Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamak zor iş.
İhanet bir başlamaya görsün. Katil Neron devletlerin işbirlikçisi ve haininin bol olduğu bir ülkede saf altından bir demokrasi inşa etsen kar etmez.
Yüzünü güneşe dönmüşlerden olalım. Yüzümüzü Mustafa Kemal Atatürk’e dönelim. Ata’ya bu ihanetleri şikayette bulunalım. O anlar bizi.
“Ankara’nın taşına bak
Gözlerimin yaşına bak
Uyan-uyan Gazi Paşam
Şu zalimin işine bak”
Yüzünü güneşe dönmüşlerle, yüzünü Mustafa Kemal Atatürk’e dönmüşlerle 9 Aralık’ta hukuk adına, Cumhuriyet adına Ankara Tandoğan’da birlikte olalım.
Anlamayanlara Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha anlatalım.
Aşur EYLEN
 

TARIH :
12/2/2007 8:57:35 AM
EKLEYEN : zülfikar hakverdi MAIL : zulfikar_hakverdi@hotmail.com

* slm canlar ben zülfikar hakverdi siteyi kuranlara çok teşekkür ediyorum hepimizi bir araya toplamak için güzel bi yol seçmişsiniz
 


[<< Geri] 61-70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 [İleri >>]