23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK
VE
ÇOCUK BAYRAMI KUTLU OLSUN!

ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARIH :
2/6/2008 3:17:48 AM
EKLEYEN : SADIK SÖNMEZ MAIL : mrsl.sdk@hotmail.com

* Mursal ve yöresi hayat tarzının yansıtılacağı müze projemiz kış şartları nedeniyle bahara kadar dondurulmuştur ancak okulumuzun tadilatı için yardım severler şimdiden kendilerini ısıtmaya başlasalar iyi olur. Aşur Eğlen Hocama, Tüm Mursallılara ve bu siteyi takip eden tüm canlarımıza selamlar. 

TARIH :
2/5/2008 12:07:53 PM
EKLEYEN : Abdurrahman Yeşiltaş MAIL : kismetemlak@hotmail.com

* Sayın site yapımcısı, sitenizi inceledim.Çok beğendim.Siteniz ve çalımaşarınız oldukça güzel.Komşunuz bektaş köylü olarak gurur duydum çalışmalarınızdan dolayı. Çalışmalarınızın ve başarılarınızın devamını dileyerek tüm köylülerinizi saygılarımla selamlıyorum.Bende istanbul/beşiktaş'ta emlakçılık yapmaktayım.Sizinle tanışmak isterim . Tekrar çalışmalarınızda başarılar dilerim.Hoşçakalın

www.kangalbektaskoyu.com
www.bektaskoyu.com
ABDURRAHMAN YEŞİLTAŞ 

TARIH :
2/4/2008 5:49:14 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL : asureylen@hotmail.com

* ATATÜRK VE ONA ÖZLEM MEKTUBU
1881–1938
57 yıllık kısa bir yaşam.
Yaşamının her yılı binlerce yıllık tarih.
Binlerce yıllık tarihin içinden süzülüp gelen nice uygarlıklar, nice krallıklar, nice sultanlıklar, nice padişahlıklar.
Ne onun yaptıklarının bir dirhemini yapabilmiş nede onun kadar yaşadığı toprakları sevebilmiş.
O insanlarını kulluktan yurttaşlığa, ümmetten millet olma bilincine taşımış.
Yurdunu işgal eden ABD’li ve Avrupalı emperyalist orduları önce Çanakkale’de, sonrada Anadolu topraklarının dört yanında paçavraya çevirip ulusuna onurlu, başı dik ve tam bağımsız yaşamayı öğretmiş.
Akıl ve bilimi rehber edinip sonsuz medeniyet dediği çağdaşlığı getirip toplumunun önüne koymuş.
Devlet adamlığı döneminde hiçbir barbar ulusun kapısını çalmamış, emperyalistlerin elini sıkmamış, insan kanıyla beslenenleri adam yerine dahi koymamış.
Çanakkale’de Kurtuluş Savaşında birlikte savaştığı insanlara inanmış, onlara güvenmiş.
Onlarla birlikte tarihe yeni bir sayfa açıp, dünyanın bütün mazlum uluslarına örnek tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetini birlikte kurmuş. Dünyanın şaşkınlıkla izlediği devrimlerini gerçekleştirmiş. Yoktan var ettiği Anadolu topraklarını gönül dostlarının ve vatanı kutsalından ayırmayan insanların çocuklarına emanet edip gitmiş. Ardında dünyada eşi benzeri görülmeyen bir destan bırakmış.
Aşkın, sevdanın, muhabbetin, sevginin, umudun adı Sevgili Mustafa Kemal Atatürk mazlum ulusların ve Türkiye Cumhuriyetinin insanları size olan gönül borçlarını ödemek için bugünlerde yine yollara döküldüler. Huzurunda uygarlıklara açtığın ışığını yeniden istiyorlar. Seni sevenlerin bugünlerde senin ışığına ne de çok gereksinimleri var.
Emanet ettiğin topraklar üzerinde yaşayan sana bağlı, senin sevdanla yanıp tutuşan insanlar çok darda. Kurduğun cumhuriyet tehlikede, hilafet yanlısı işbirlikçi karanlık zihniyetler cumhuriyetini tanınmaz hale getirdiler.
Sevgili Mustafa Kemal Atatürk’üm eli kanlı zalimlerin oyuncağı olanlar senin ölümünü bekliyorlarmış. Ölümünden hemen sonra senin kapattığın kapıları zalimlere sonuna kadar açtılar. Hesapsız kitapsız buyur ettiler, ülkenin başköşesine oturttular. İhanetlerinin bedelleri olarak ta bu ülkenin saygınlık konumu üzerine oturdular.
Sivas Kongresinde kendine aydın diyen bir grup işbirlikçi kurtuluşun güçlü devletlerden birine sırtını dayamakla olanaklı olduğunu söyleyerek mandacılığı getirip, önümüze koymuşlardı. Senin gözlerindeki ışığa güvenle karşı duran Harbiyelilerin haykırışları mandacılığı mezara gömmüş, tam bağımsızlık ruhunu sizinle birlikte ateşlemişlerdi. İşbirlikçiler bu ışığı söndürmek için 1938’i beklediler. 1938’den sonra din, iman, vatan, millet adına neler-neler yapmadılar ki.
Sevgili Mustafa Kemal Atatürk’üm 1938 yılından bu güne emperyalizmle işbirliği yapanlar epeyce yol aldılar. 1947 yılından sonra sizin yücelttiğiniz laiklikle güvence altına aldığınız kutsal dinimizin içini boşaltıp, işbirlikçi siyasetlerine alet ettiler. Dini siyasallaştırarak dinle alakası olmayan simgeleri İslam’ın beş şartıymışçasına toplumun önüne getirip dayattılar. Ülkenin emperyalistler tarafından işgal edildiğini ülke üzerine kara çarşaflar örterek gizlediler. Sizden kalan ne varsa hepsini ucuz pahalı demeden sattılar. Toplumun gözünün içine baka-baka “babalar gibi satarız” diye de böbürlenip durdular.
Sevgili Atatürk’üm daha kötüsü sizin kurduğunuz o yüce meclisten yabancıların topraklarımız üzerinde mülk edinmesi için yasalar çıkarıp, ülkemizin en güzel topraklarını kilometrelerce metre karelere bölerek sattılar. Yine o yüce meclisinizden yasalar çıkararak ülkemizin petrollerini, madenlerini, sularını, ormanlarını, altınlarını yeraltı, yer üstü bütün zenginlik kaynaklarımızı küresel sermayenin emirlerine sundular. Vakıflar Yasası dedikleri tam teslimiyet belgesi ile Fener Rum Patriğini Ortodoks ekümenliğe kavuşturup İstanbul’un Bizans denilen sur içini ekümenlik merkezi yaparak İstanbul’u, sözde dünya kültürlerinin başkenti yapmak istiyorlar. Dinler arası diyalog, medeniyetler arası diyalog diye-diye emperyalist kültürü dünya kültürleri gibi sunmaya çalışıyorlar. Kendilerine Türk demeyi yakıştıramıyorlar. “Ne mutlu Türküm diyene” sözünden nefret edip, Türkiyeli sözcüğünü kimlikleri kabul ediyorlar. Binlerce yıllık uygarlıklarımızdan bizlere kalan ne varsa hepsini İslam’a ihanet içinde olan Vahabi Emevi ırkçılığının gölgesinde yok sayıyorlar. Derviş Vahdeti, Derviş Mehmet, Said-i Kürdi’nin karanlıklarından güç alıyorlar.
Emperyalizm kendi kirli emelleri için ülkemizdeki iş birlikçilerine gündemi değiştirme görevi verdiler. Borçlandırdıkları ülkemizin topraklarını, fabrikalarını, Cumhuriyetin bütün kazanımlarını teker-teker satın alırken, halk uyanmasın diye türbanı ülkenin tek sorunu gibi gündemin birinci sırasına oturttular.
Sevgili Mustafa Kemal Atatürk’üm senin paçavraya çevirdiğin emperyalist ordular mazlum uluslara kan kusturmaya ant içmişler. Kudurmuşluklarının ilk raundunu Asya toprakları üzerinde gerçekleştirdiler. Afganistan’ı, Pakistan’ı, Irak’ı kan gölüne çevirdiler.
En büyük özlemleri Asya toprakları üzerindeki 22 ülkenin sınırlarını değiştirmek. Buna da kararlı görünüyorlar. Ortadoğu’nun bereketli toprakları üzerinde yaşamını sürdüren Irak’ı işgal edip şimdiden bir milyonu aşkın insanı öldürdüler. Irak’ı Kürt, Sünni, Şii diye üçe bölüp bizim başımıza da PKK’yı bela ettiler.
Genişletilmiş Ortadoğu Projeleri doğrultusunda Büyük Ortadoğu Projesini eyleme geçirirken eş başkanlığına da Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan’ı getirdiler. 22 ülkeden biri olan Türkiye’yi de bölebilmek için her türlü kirli oyunu oynuyorlar. Ülkeyi yönettiğini iddia eden yöneticilerini ayda bir ABD’ye çağırarak gerekli talimatlarını veriyorlar. Bu yöneticiler aldıkları icazetle de BOP’ni uygulanabilir hale getirebilmenin oyunlarını oynuyorlar.
Bütün bu kirli oyunların halk tarafından bilinmesini istemeyenler kutsal dinimizin aydınlık yüzünü bağnazlık ve yobazlık çamuruyla sıvayarak ülkede zifiri bir karanlık yarattılar. Türbana özgürlük diye-diye halkımızı ikiye bölüp karşı karşıya getirdiler. Kadınlarımızı, kızlarımızı, erkeklerin saltanatları sürsün diye, emperyalizmin gönlü olsun diye köle tacirlerinin önüne sundular.
Sevgili Mustafa Kemal Atatürk’üm sen bunları çok iyi tanıyorsun. Senin aydınlığından korkarak karanlıklara kaçanlar, yokluğunu fırsat bilip karanlıklarından güçlenmiş olarak çıktılar. Sana bağlı devrimlerinin savunucusu insanların üstüne-üstüne geliyorlar.
Sevgili Mustafa Kemal Atatürk’üm senin varlığınla var olacağız Çünkü sensiz olmuyor.
Sana bugünleri yaşattığımız için bizi bağışla.
Devrimlerini korumayı beceremedik.
Yobaz sürüsünün seni incitmelerini engelleyemedik.
Ne seni anlatabildik nede binlerce yıllık uygarlıklardan süzülüp gelen Cumhuriyetinin anlamını anlatabildik.
Ekmeğini yiyip, suyunu içip, saltanatlar içinde yaşayanların ihanetlerini önleyemedik.
Bizi bağışla, dünyalar güzeli Mustafa Kemal Atatürk’üm.

Aşur EYLEN
 

TARIH :
2/4/2008 2:03:05 PM
EKLEYEN : TAHİR TURAN MAIL : Tahir_Turan_58@hotmail.com

* BENDE ÖNCELİKLE BÖYLE GZL BİR SİTE OLUŞTURULMASINDA EMEĞİ GEÇEN GZL İNSANLAR BAŞTA OLMAK ÜZERE HERKEZE SLM VE SAYGILARIMI SUNARIM SİZLERE YAŞAM SİĞORTASI VE YATIRIM FONLARINDA DANIŞMANLIK YAPMAK VE ÇEŞİTLİ TİCARİ FALİYETLERİN YER ALACAĞI VE HEMŞERİLERİMİZİN BİRBİRLERİYLE TİCARİ FALİYETLERDE BULUNACAĞI DİVRİĞİLİĞİ TİCARET DERĞİSİNDE BULUNMAK ÜZERE BTN SEKTÖRLERDE FALİYET GÖSTEREN HEMŞERİLERİMİZLE HABERLEŞMEYİ BEKLİYRUZ AMACIMIZ TANIDAK VE DOST TACARİ İLŞKİLERİN KURULMASI DERĞİMİZ TASLAK AŞAMASINDA OLUP KATKILARINIZI BEKLİYRUZ. TAHİR TURAN ANKARA SİĞORTA BİREYSEL EMEKLİLİK VE YATIRIM DANIŞMANI İRTİBAT TELLARI:05636072505-05443310723 

TARIH :
2/1/2008 2:29:44 PM
EKLEYEN : tolga kocaoğlu MAIL : flover_masal@hotmail.com

* olgın ılgın eser seher yelleri
yare selam söyleyin urum elleri
bize peyik geldi şah bülbülleri
açılın kapılar şaha gidelim

her nereye gitsem yolum dumandır
bizi böyle kılan ahdu amandır
zincir boynum sıktı halim yamandır
açılın kapılar şaha gidelim yıkılın zindanlar dosta gidelim

orta çağın derin karanlığı bugünlerde türban denen simgede vücut bulmuştur. atatürk ün gençleri olarak buna izin vermeyeceğiz.türban denen çaput parçası üniversitelerden içeri giremeyecektir.yaşasın atatürk devrimleri ve cumhuriyet. 

TARIH :
1/31/2008 4:27:37 PM
EKLEYEN : hüseyin MAIL : sh3qil_boy@hotmail.com

* Sitenizden ötürü tebrik ederim...
-------------------------
Kastamonu ili Taşköprü ilçesi İNCEÖZ KÖYÜ
www.inceozkoyu.com 

TARIH :
1/31/2008 3:00:21 PM
EKLEYEN : i.alpay MAIL : ismetalpay3333@hotmail.com

* Mesajım muhlis halis yeğenime.
Bak yeğenim,ben hümanist bir insanım hiç bir kimseyle kişisel bir kavğam olamaz.ben ne e.yalçını nede a.kayayı tanımam.
eleştirmelerine kızmamın nedeni,kul hatasız olmaz,bu konuda herkesi ikna etmekte çok zor.
Nasrettin hoca kadılık yaparken,iki kişi davacı ve davalı olarak hocanın huzuruna çıkarlar.davacı derdini anlatır,hoca ona,haklısın der,davalıyı,dinler onada haklısın der,ve gönderir.
hocanın karısıda davayı dinler,behey hoca hem davacıya,hemde davalıya,haklısın dedin, bu ne biçim kadılık,haklıyı haksızı nasıl seçeceksin deyince,hoca vallahi sende haklısın hanım der.
vallahi sende haklısın, muhsin yeğenim.hoşcakal,gözlerinden öpüyorum....i.alpay. 

TARIH :
1/31/2008 5:08:50 AM
EKLEYEN : i.alpay MAIL : ismetalpay3333@hotmail.com

* …..Kızıltuğa özel bir şiir.
Serveti bir hırka birde saz idi
Herkesi severdi kini yok idi
Yedirdi içirdi gönlü bol idi
Mazlumların ozandır kızıltuğ.

İnsancıldı hiç kimseyi seçmedi
Namert kapısına bakıp geçmedi
Yaşamında hiç eyvallah etmedi
Her sözünü açık söyler kızıltuğ

Geçmişini unutmadı kaleme aldı
Ozanlık aşkıyla ummana daldı
Bütün ana yurda dal budak saldı
İşte böyle bir çınardır kızıltuğ.

Mursalın ağası, hem de neşesi
Fatma bacımızın bitmez çilesi
Ne gündüzü belli nede gecesi
Hergelene sofra açtı kızıltuğ.

Ozanlığı her tarafa ün saldı
Bir çok yarışmada ödüller aldı
Azrail,le maçında beraber kaldı
Uzatmaları oynayacak kızıltuğ
………………………Şiir..İ.Alpay.
 

TARIH :
1/30/2008 5:37:47 AM
EKLEYEN : backtash MAIL : che_juba24@hotmaill.com

* koyumu cok ozledım kısın da GIDEMEDIM
 

TARIH :
1/27/2008 12:15:00 PM
EKLEYEN : ali korkmaz MAIL : bileydimm_3@hotmail.com

* bu köy cok tatlı ve seker 


[<< Geri] 51-60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 [İleri >>]