ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARIH :
2/13/2008 4:55:04 AM
EKLEYEN : memet ali demi MAIL :

* yapmış oldunuz site çok güzel olmuş emegi geçenlere teşekür ankaradan tüm köylülerime selamlar 

TARIH :
2/11/2008 6:34:51 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL : asureylen@hotmail.com

* ABD’NİN YÜZYILLIK RÜYASI

Her dağ kendi destanını saklar koynunda
Her orman kendi uğultusunu
Bizim dağlarımız da Mustafa Kemal’in destanı
Ormanlarımızda Kuvvacıların uğultusu vardır.

ABD’nin yüzyıllık Türkiye’yi bölme rüyası TBMM’sinden onay aldı.
Sıra Türkiye’yi “TÜRKİYE BİRLEŞİK DEVLETLERİ” bölünmüşlüğüne getirdi.
ABD’nin sömürgeci düşlerindeki hayalleri ikinci işgal çıkarma birliklerinin sayesinde ülkenin gündemine getirip oturttu.
ABD’nin çıkarma birlikleri ne yazık ki ABD’nin ilk planlarını bozan TBMM’ni ele geçirerek bu yüzyıllık rüyanın gerçekleşmesi için kendilerine verilen görevleri eksiksiz yerine getirdi.
Ülkemiz bu yüz yıllık rüyanın dar boğazı içine sürüklendi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün başkanlığını yaptığı ilk meclis ABD’nin bu yüzyıllık rüyasını paçavraya çevirip Lozan’da ellerine verdi. Yıl 24 Temmuz 1923’dü.
Lozan ABD ve Avrupalı emperyalistler için hazmı kolay değildi. Bunu hazmetmeyeceklerini en yetkili ağızlarıyla söylemişlerdi. Bu nedenle de ABD Lozan Antlaşmasını hiç tanımadı. Ülkemiz ABD ve Avrupalı emperyalistlerce mayınlar döşenmiş bir yola sürüklendi. Mayınlar patlamaya başlayınca ne kol kalacak ne de gövde. Zaman uyanma zamanı. Zaman halkın laik cumhuriyete sahip çıkma zamanı. Her geçen gün çember daralıyor, daralıyor.
ABD tarafından Türkiye’nin bölünmesi 112 yıl önce planlanmış. Gazeteci dostumuz Sayın Hulki Cevizoğlu bu planın gizli kalmış kararını “1919’un Şifresi Gizli ABD İşgalinin Belge ve Fotoğrafları” adlı kitabında belgeleriyle açıklıyor.
Bu belgeyi siz sevgili okurlarımın ve uyanması gereken halkımızın dikkatine sunuyorum.
“ABD Kongresi’nin 1896’da aldığı gizli kararın” özlemi Türkiye Birleşik Devletleri.
ABD Kongresi 31 Ocak 1896 tarihli 54. toplantısında aldığı “gizli karar” inanılmaz bir gerçeğin belgesidir.
Türkiye’yi eyaletlere ayırarak bölme ve yönetme kararının resmileştirildiği belgede şöyle deniyor.
TÜRKİYE DEVLET BAŞKANLIĞINA BİR HIRİSTİYAN SEÇİLMELİDİR.
OSMANLI İMPARATORLUĞU HIRİSTİYAN EYALETLERE AYRILMALIDIR.
HIRİSTİYAN GÜÇLER ‘TÜRKİYE BİRLEŞİK DEVLETLERİ’ ADI ALTINDA TOPLANMALIDIR.
Türkiye Birleşik Devletleri, Uluslar arası Hıristiyan Komisyonu tarafından hemen tanınacaktır.
—TÜRKİYE HIRİSTİYAN BİRLEŞİK DEVLETİ” modeli, Utah Eyaleti yönetimi gibi olmalıdır. İslamiyet’teki çok eşlilik ve fetihler yasaklanmalıdır.
— Türkiye sınırları içinde bir ERMENİ DEVLETİ kurulmalıdır.
— Türkiye’de ILIMLI İSLAM’I BENİMSEYEN YÖNETİMLER KURULACAKTIR.”
Görüldüğü gibi, ABD’nin bugün Türkiye’ye yaptıkları “YÜZYILIIK ABD RÜYASININ” bir sonucu. ABD bu kararı 1986 yılında Türkiye üzerinde uygulamaya koydu.
Bu planın gerçekleşmesi için her türlü yöntemi açık ya da gizli olarak yüzyıldan fazladır deniyor.
Bakın bunun için neler yapıyor?
Varlığını sömürgeciliğe borçlu emperyalizmin en güçlü silahı ekonomi ve silahlı orduları.
Günümüzde ülkeleri işgal etmenin iki yöntemi var.
1) Silahlı ordularla işgal. Bugün Irak ve Afganistan’da olduğu gibi.
2) Ekonomik ve kültürel yoldan işgal. Türkiye üzerinde cambaza bak oyunlarının oynandığı gibi.
Bunun için özelleştirme adı altında ülkenin önemli ekonomik güç ve varlıkları devletin elinden alınarak, küresel sermayenin ellerine vermek.
Ülkede yerli üretimi durdurup, tüketici bir toplum yaratarak, kendi ürettiği her türlü malları halkın gözüne, gözüne sokmak.
Ülkeyi borçlandırıp IMF ve Dünya Bankasının denetimleriyle ekonomiyi kontrolleri altına almak. Pazardaki hıyar fiyatının dahi kendileri tarafından belirlemek.
İşsizliği körükleyip ucuz iş gücünü yaratmak.
Sendikal örgütlenmeleri ortadan kaldırıp hak arayanların sesini kesmek.
Ülkeyi yöneten iktidarlarla işbirliği yaparak neo-liberal politikalar eşliğinde teslimiyetçi reformları yaptırmak.
İçeride ekonomiyi korumasız duruma getirerek, seçim sandıklarından dışardan kendileri tarafından desteklenen partiden başka bir partinin seçim kazanmasını imkansız hale getirmek.
Sandıktan çıkardıkları işbirlikçi partilere ülkenin bölünüp parçalanması için programlar sunmak.
Bu partilerin ihanetleri karşılığında onlara siyasal, ekonomik, kültürel özgürlükler dahil vaatler umutlar vererek oyalanma ve isyanlara zorlamak.
Amerikancı politikalara karşı çıkanları sindirerek halkı birbirine kırdırmak.
ABD ve AB sempatizanlarını yaratmak.
Bunların hepsi emperyalizmin iştahını kabartan alçaklığı.
1896’da başlayan bu alçaklığı Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşında paçavraya çevirip dünyanın gözü önünde yerle bir etti.
Bugün Türkiye’de Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk’le hesaplaşma istemi bunun için.
Hazımsız emperyalizm ülkemiz üzerine pisliğini bunun için kusuyor.
Cumhuriyet, Atatürk devrimleriyle birlikte halkın önüne sorunsuz, tam bağımsız özgürlüklerle türküleşmiş bir ülke koydu.
Bugün ABD ve AB için sorun olan her türlü özgürlükleri Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetle birlikte Türk halkının hizmetine sundu.
Sorun cumhuriyette değil. Sorun ABD ve AB’de. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetinin özgürlükleri üzerine kara şallar örtülmek isteniyor. Türküleri susturulmak isteniyor.
Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında kendilerine karşı direnen Kürtlerle hesaplaşmak için PKK’yı dünün Yunanistan’ı gibi bugün kullanıyor.
Halep’çe de beş bin kürdün öldürülmesi için her türlü kirli oyunu oynarken bugün Irak toprakları üzerinde İsrail’in yedek gücü olacak Barzani ve Talabani gibi hainleri Kürtlerin özgürlük abidesi yapıyor. Bir milyonu aşkın müslümanın öldürülmesini demokrasi, özgürlük, insan hakları sayarak dünyaya yutturmaya çalışıyor.
İslam’ın aydınlık yüzünü yüzyıllarca haçlı ordularına karşı koruyan, ortaçağın karanlığında kendisinin aydınlanmasına dahi ışık tutan Yunus Emrelerin, Hacı Bektaşların, Hallacı Mansurların, Şeyh Bedrettinlerin, Pir Sultan Abdalların, Mevlanaların aydınlık yüzlerini Hz. Muhammed’in ve islamın reddiyle ortaya çıkan Emeviden Suudi Vahabisine kadar uzanan kara çarşaflarıyla örtmeye kalkarken, bütün güzellikleri Hz. Muhammed adına Müslümanların önüne sunan Mustafa Kemal Atatürk’ü İslam düşmanı gibi gösteriyor.
Abdullah Öcal’ın eline Kürt faşizmini (Irkçı Kürtçülüğü).
Fethullah Gülen’in eline Vahabi Emevi dinciliğini vererek ülkeyi bölüp Lozan’la hesaplaşmak istiyor.
Kim?
Yüzyıllık rüyanın alçak sesi ABD ve AB.
Türban hikaye,
Kürtçülük bahane.
Uyanın artık AKP’ye oy verenler
Uyanın artık MHP’yi milliyetçi sananlar
Uyanın artık DTP’yi kürt partisi görenler
Uyanın artık emperyalizme karşı antiemperyalist ruha bir daha bürünün
Vakit geç olmadan Mustafa Kemal Atatürk’le buluşun.
Uyanın artık uyanın
Aşur EYLEN
 

TARIH :
2/11/2008 6:46:12 AM
EKLEYEN : ERHAN UZUN MAIL : erhan.uzun@msn.com

* Merhabalar sayın hemşerilerim bwn Tokat/Reşadiyeliyim internet sitenizi çok beğendim ve her fırsatda ziyaret ediyorum ayrıca Ali kızıltu ğu da severek dinliyorum.Selamlar hepinize 

TARIH :
2/11/2008 3:17:11 AM
EKLEYEN : gizem MAIL : gizem_17_xx|@tmail.com

* lutfen sivasın yanlızsögüt köyönün resimlerini yayınlarmısınız sindiden tesekkürler 

TARIH :
2/10/2008 5:34:28 PM
EKLEYEN : VELI TATAR MAIL : veli.tatar@hotmail.de

* Ben SIVAS-GÜRÜN-YUVA Köyündenim.Almanyada yasiyorum.Sitenize misafir olmak ve ziyaretci defterinize bir kisa yazi yazmak istedim degerli hemserilerim.Öncelikle siteye emek veren yapimcilara,onlara destek olan herkese sonsuz saygi ve sevgiler yolluyorum.Elimizde iletisimi kolaylastiran bu güzel internet cagini degerlendirmek ve birbirimize destek olmak adina yapilan herseye hepimizin elinde gelen destegi vermesinde fayda var diye düsünüyor sizleri destekliyorum.Sayin Ozanimiz KIZILTUGUN türkülerinin yesil yapraklarini burda görebiliyor ve bu kadar anlamli olusunun resmini seyrediyorum.Bu büyük ozanin dogdugu,büyüdügü köylü olan sansli insanlarida bu siteye ilgi göstermeye davet ediyorum.Bu sitelerin herkesin destegine ihtiyaci var.
Berlin'den:VELI TATAR 

TARIH :
2/10/2008 1:10:23 PM
EKLEYEN : selim erol ve muzrap eylen MAIL : eylen-muzo@hotmail.com

* değerli mursal derneği başkanı ve yönetim kuruluna mursala yaptıkları katkı ve yardımlarına ayrıca mursalı yeşillendirmek güzelleştirmek için yapmış oldukları hizmetleri taktirle karşılıyor başarılarının devamını diliyoruz ayrıca bizde elimizden gelen yardımı yapmaya hazırolduğumuzu bildiriyoruz tüm köylülerimize selam iletiyoruz saygılarımızla 

TARIH :
2/7/2008 6:53:16 AM
EKLEYEN : ilkay BAŞARAN MAIL : gondurenli@hotmail.com

* tum mursallılara kucak dolusu saygılarla ben bir göndrenli olarak köyünüzü çok sewiyorum siteniz çok güzel suanda muhtar olan enişteme we bir tanecik eşi halacığımın ellerinden öperim tüm kocaoğullarına saygı we sewgilerimle 

TARIH :
2/6/2008 3:17:48 AM
EKLEYEN : SADIK SÖNMEZ MAIL : mrsl.sdk@hotmail.com

* Mursal ve yöresi hayat tarzının yansıtılacağı müze projemiz kış şartları nedeniyle bahara kadar dondurulmuştur ancak okulumuzun tadilatı için yardım severler şimdiden kendilerini ısıtmaya başlasalar iyi olur. Aşur Eğlen Hocama, Tüm Mursallılara ve bu siteyi takip eden tüm canlarımıza selamlar. 

TARIH :
2/5/2008 12:07:53 PM
EKLEYEN : Abdurrahman Yeşiltaş MAIL : kismetemlak@hotmail.com

* Sayın site yapımcısı, sitenizi inceledim.Çok beğendim.Siteniz ve çalımaşarınız oldukça güzel.Komşunuz bektaş köylü olarak gurur duydum çalışmalarınızdan dolayı. Çalışmalarınızın ve başarılarınızın devamını dileyerek tüm köylülerinizi saygılarımla selamlıyorum.Bende istanbul/beşiktaş'ta emlakçılık yapmaktayım.Sizinle tanışmak isterim . Tekrar çalışmalarınızda başarılar dilerim.Hoşçakalın

www.kangalbektaskoyu.com
www.bektaskoyu.com
ABDURRAHMAN YEŞİLTAŞ 

TARIH :
2/4/2008 5:49:14 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL : asureylen@hotmail.com

* ATATÜRK VE ONA ÖZLEM MEKTUBU
1881–1938
57 yıllık kısa bir yaşam.
Yaşamının her yılı binlerce yıllık tarih.
Binlerce yıllık tarihin içinden süzülüp gelen nice uygarlıklar, nice krallıklar, nice sultanlıklar, nice padişahlıklar.
Ne onun yaptıklarının bir dirhemini yapabilmiş nede onun kadar yaşadığı toprakları sevebilmiş.
O insanlarını kulluktan yurttaşlığa, ümmetten millet olma bilincine taşımış.
Yurdunu işgal eden ABD’li ve Avrupalı emperyalist orduları önce Çanakkale’de, sonrada Anadolu topraklarının dört yanında paçavraya çevirip ulusuna onurlu, başı dik ve tam bağımsız yaşamayı öğretmiş.
Akıl ve bilimi rehber edinip sonsuz medeniyet dediği çağdaşlığı getirip toplumunun önüne koymuş.
Devlet adamlığı döneminde hiçbir barbar ulusun kapısını çalmamış, emperyalistlerin elini sıkmamış, insan kanıyla beslenenleri adam yerine dahi koymamış.
Çanakkale’de Kurtuluş Savaşında birlikte savaştığı insanlara inanmış, onlara güvenmiş.
Onlarla birlikte tarihe yeni bir sayfa açıp, dünyanın bütün mazlum uluslarına örnek tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetini birlikte kurmuş. Dünyanın şaşkınlıkla izlediği devrimlerini gerçekleştirmiş. Yoktan var ettiği Anadolu topraklarını gönül dostlarının ve vatanı kutsalından ayırmayan insanların çocuklarına emanet edip gitmiş. Ardında dünyada eşi benzeri görülmeyen bir destan bırakmış.
Aşkın, sevdanın, muhabbetin, sevginin, umudun adı Sevgili Mustafa Kemal Atatürk mazlum ulusların ve Türkiye Cumhuriyetinin insanları size olan gönül borçlarını ödemek için bugünlerde yine yollara döküldüler. Huzurunda uygarlıklara açtığın ışığını yeniden istiyorlar. Seni sevenlerin bugünlerde senin ışığına ne de çok gereksinimleri var.
Emanet ettiğin topraklar üzerinde yaşayan sana bağlı, senin sevdanla yanıp tutuşan insanlar çok darda. Kurduğun cumhuriyet tehlikede, hilafet yanlısı işbirlikçi karanlık zihniyetler cumhuriyetini tanınmaz hale getirdiler.
Sevgili Mustafa Kemal Atatürk’üm eli kanlı zalimlerin oyuncağı olanlar senin ölümünü bekliyorlarmış. Ölümünden hemen sonra senin kapattığın kapıları zalimlere sonuna kadar açtılar. Hesapsız kitapsız buyur ettiler, ülkenin başköşesine oturttular. İhanetlerinin bedelleri olarak ta bu ülkenin saygınlık konumu üzerine oturdular.
Sivas Kongresinde kendine aydın diyen bir grup işbirlikçi kurtuluşun güçlü devletlerden birine sırtını dayamakla olanaklı olduğunu söyleyerek mandacılığı getirip, önümüze koymuşlardı. Senin gözlerindeki ışığa güvenle karşı duran Harbiyelilerin haykırışları mandacılığı mezara gömmüş, tam bağımsızlık ruhunu sizinle birlikte ateşlemişlerdi. İşbirlikçiler bu ışığı söndürmek için 1938’i beklediler. 1938’den sonra din, iman, vatan, millet adına neler-neler yapmadılar ki.
Sevgili Mustafa Kemal Atatürk’üm 1938 yılından bu güne emperyalizmle işbirliği yapanlar epeyce yol aldılar. 1947 yılından sonra sizin yücelttiğiniz laiklikle güvence altına aldığınız kutsal dinimizin içini boşaltıp, işbirlikçi siyasetlerine alet ettiler. Dini siyasallaştırarak dinle alakası olmayan simgeleri İslam’ın beş şartıymışçasına toplumun önüne getirip dayattılar. Ülkenin emperyalistler tarafından işgal edildiğini ülke üzerine kara çarşaflar örterek gizlediler. Sizden kalan ne varsa hepsini ucuz pahalı demeden sattılar. Toplumun gözünün içine baka-baka “babalar gibi satarız” diye de böbürlenip durdular.
Sevgili Atatürk’üm daha kötüsü sizin kurduğunuz o yüce meclisten yabancıların topraklarımız üzerinde mülk edinmesi için yasalar çıkarıp, ülkemizin en güzel topraklarını kilometrelerce metre karelere bölerek sattılar. Yine o yüce meclisinizden yasalar çıkararak ülkemizin petrollerini, madenlerini, sularını, ormanlarını, altınlarını yeraltı, yer üstü bütün zenginlik kaynaklarımızı küresel sermayenin emirlerine sundular. Vakıflar Yasası dedikleri tam teslimiyet belgesi ile Fener Rum Patriğini Ortodoks ekümenliğe kavuşturup İstanbul’un Bizans denilen sur içini ekümenlik merkezi yaparak İstanbul’u, sözde dünya kültürlerinin başkenti yapmak istiyorlar. Dinler arası diyalog, medeniyetler arası diyalog diye-diye emperyalist kültürü dünya kültürleri gibi sunmaya çalışıyorlar. Kendilerine Türk demeyi yakıştıramıyorlar. “Ne mutlu Türküm diyene” sözünden nefret edip, Türkiyeli sözcüğünü kimlikleri kabul ediyorlar. Binlerce yıllık uygarlıklarımızdan bizlere kalan ne varsa hepsini İslam’a ihanet içinde olan Vahabi Emevi ırkçılığının gölgesinde yok sayıyorlar. Derviş Vahdeti, Derviş Mehmet, Said-i Kürdi’nin karanlıklarından güç alıyorlar.
Emperyalizm kendi kirli emelleri için ülkemizdeki iş birlikçilerine gündemi değiştirme görevi verdiler. Borçlandırdıkları ülkemizin topraklarını, fabrikalarını, Cumhuriyetin bütün kazanımlarını teker-teker satın alırken, halk uyanmasın diye türbanı ülkenin tek sorunu gibi gündemin birinci sırasına oturttular.
Sevgili Mustafa Kemal Atatürk’üm senin paçavraya çevirdiğin emperyalist ordular mazlum uluslara kan kusturmaya ant içmişler. Kudurmuşluklarının ilk raundunu Asya toprakları üzerinde gerçekleştirdiler. Afganistan’ı, Pakistan’ı, Irak’ı kan gölüne çevirdiler.
En büyük özlemleri Asya toprakları üzerindeki 22 ülkenin sınırlarını değiştirmek. Buna da kararlı görünüyorlar. Ortadoğu’nun bereketli toprakları üzerinde yaşamını sürdüren Irak’ı işgal edip şimdiden bir milyonu aşkın insanı öldürdüler. Irak’ı Kürt, Sünni, Şii diye üçe bölüp bizim başımıza da PKK’yı bela ettiler.
Genişletilmiş Ortadoğu Projeleri doğrultusunda Büyük Ortadoğu Projesini eyleme geçirirken eş başkanlığına da Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan’ı getirdiler. 22 ülkeden biri olan Türkiye’yi de bölebilmek için her türlü kirli oyunu oynuyorlar. Ülkeyi yönettiğini iddia eden yöneticilerini ayda bir ABD’ye çağırarak gerekli talimatlarını veriyorlar. Bu yöneticiler aldıkları icazetle de BOP’ni uygulanabilir hale getirebilmenin oyunlarını oynuyorlar.
Bütün bu kirli oyunların halk tarafından bilinmesini istemeyenler kutsal dinimizin aydınlık yüzünü bağnazlık ve yobazlık çamuruyla sıvayarak ülkede zifiri bir karanlık yarattılar. Türbana özgürlük diye-diye halkımızı ikiye bölüp karşı karşıya getirdiler. Kadınlarımızı, kızlarımızı, erkeklerin saltanatları sürsün diye, emperyalizmin gönlü olsun diye köle tacirlerinin önüne sundular.
Sevgili Mustafa Kemal Atatürk’üm sen bunları çok iyi tanıyorsun. Senin aydınlığından korkarak karanlıklara kaçanlar, yokluğunu fırsat bilip karanlıklarından güçlenmiş olarak çıktılar. Sana bağlı devrimlerinin savunucusu insanların üstüne-üstüne geliyorlar.
Sevgili Mustafa Kemal Atatürk’üm senin varlığınla var olacağız Çünkü sensiz olmuyor.
Sana bugünleri yaşattığımız için bizi bağışla.
Devrimlerini korumayı beceremedik.
Yobaz sürüsünün seni incitmelerini engelleyemedik.
Ne seni anlatabildik nede binlerce yıllık uygarlıklardan süzülüp gelen Cumhuriyetinin anlamını anlatabildik.
Ekmeğini yiyip, suyunu içip, saltanatlar içinde yaşayanların ihanetlerini önleyemedik.
Bizi bağışla, dünyalar güzeli Mustafa Kemal Atatürk’üm.

Aşur EYLEN
 


[<< Geri] 51-60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 [İleri >>]