ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARIH :
2/17/2008 1:13:57 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL : asureylen@hotmail.com

* DÜN DE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
BUGÜN DE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

İçerden Türban
Dışardan PKK
Avrupa ve ABD’den Küresel Sermaye
Ülkemizin bölünüp parçalanmak istenmesi ilk değil. Bu filmi biz Kurtuluş Savaşı öncesi de izlemiştik.
Bugün bölüp parçalama senaryosu yazanlar, başrol oyunculuğuna soyunanlar ve figüranlar aynı karakter oyuncuları.
Değişik olan ne?
Tarihler arasına sıkıştırılmış zaman denilen ihanetler.
Dün bu ihanetlerin temsilcileri saltanat ve hilafet makamında oturan Vahdettin ve Damat Ferit Paşa başkanlığındaki hükümet.
Aciz, haysiyetsiz ve korkak.
Ülkesine inanmamış, kendine güvenmemiş, aşağılık kompleksi içinde Avrupalı ve Amerikalıların kuyruğuna takılıp ülkeyi Birinci Dünya Savaşına sürüklemiş, daha sonra da kendi hayatlarını kurtarmak uğruna soysuzlaşarak sömürgecilerin gemilerine binerek kaçmayı marifet sanan saltanatın ve hilafetin temsilcileri idi.
İhanet bir başlamaya görsün. İhanetlerin ardı arkası kesilmez. İşte bu ihanetçi soysuzların arkalarında bıraktıkları paramparça edilmiş bir ülke, silahları ellerinden alınmış bir ordu, işgal altında kan ağlayan bir Anadolu.
Mustafa Kemal Atatürk bu ihaneti “Nutuk”ta şöyle anlatıyor.
“1919 yılı Mayıs’ının 19 ncu günü Samsun’a çıktım. Ülkenin genel durumu ve görünüşü şöyledir:
Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu grup 1. Dünya Savaşında yenilmiş, Osmanlı Ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes antlaşması imzalamış. Büyük Savaş’ın uzun yılları boyunca millet yorgun ve fakir düşürülmüş, milleti ve memleketi birinci dünya savaşına sürükleyenler, kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten kaçmışlar. Saltanat ve hilafet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa’nın başkanlığındaki hükümet aciz, haysiyetsiz ve korkak. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı gelmekte.
Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta.
İtilaf Devletleri, ateşkes antlaşmasının hükümlerine uymayı gerekli dahi bulmuyor. Birer bahaneyle ülkenin her yerini işgal ediyor.
Bundan başka memleketin her tarafında Hıristiyan azınlıklar gizli veya açıktan açığa kendi özel emel ve maksatlarını gerçekleştirmeye, devleti bir an önce çökertmeye çalışıyorlar.
Bu Hıristiyan azınlıklar İstanbul Rum Patrikhanesinde kurulan MAVRİ MİRA HEYETİ ileride çeteler kurmak ve idare etmek, gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla meşgul. Mavri Mira Heyeti tarafından yönetilen Rum okullarının izci teşkilatları, yirmi yaşından yukarı gençleri de içine almak üzere her yerde kuruluşunu tamamlıyor.
Ermeni Patriği Zaven Efendi de, Mavri Mira Heyeti ile birlikte çalışıyor. Ermeni hazırlığı da tıpkı Rum hazırlığı gibi ilerliyor. Trabzon, Samsun ve bütün Karadeniz sahillerinde örgütlenmiş olan ve İstanbul’daki Merkeze bağlı bulunan Pontus Cemiyeti hiçbir engelle karşılaşmadan kolaylıkla ve başarıyla çalışıyor.
Memleket içinde ve İstanbul’da ulusal varlığa düşman kuruluşlarda bir bir ortaya çıkıyor. Bunlar arasında Diyarbakır, Bitlis, Elazığ illerinde, İstanbul’dan idare edilen Kürt Teali Cemiyeti yabancı devletlerin himayesi altında bir Kürt devleti kurmaya çalışıyor.
Konya ve dolaylarında İstanbul’dan yönetilen Teali-i İslam Cemiyetinin kurulmasına çalışılıyordu. Memleketin hemen her tarafında İtilaf ve Hürriyet, Sulh ve Selamet Cemiyetleri vardı.
İstanbul’da önemli sayılabilecek kuruluşlardan biri de İngiliz Muhipler Cemiyeti idi. Hainler İngilizlerin adının altına sığınmışlardı. Bu derneğe girenlerin başında Osmanlı Padişahı ve Halife-i Rüy-i Zemin unvanını taşıyan Vahdettin, Damat Ferit Paşa, Dahiliye Nazırı olan Ali Kemal ve Mehmet Ali Beyler ile Sait Molla bulunuyordu. Dernekte Frew (Fru) gibi İngiliz Milletvekillerinden bazı macera heveslileri de vardı. Derneğin başkanı da Rahip Frew idi.
Bu derneğin iki yönü vardı. Biri açık yönü İngiliz himayesini sağlamak. Öteki de gizli yönüydü. Asıl faaliyeti bu gizli yönündeydi. Memleket içinde örgütlenerek isyan ve ihtilal çıkarmak, milli şuuru felce uğratmak, yabancı müdahalesini kolaylaştırmaktı. Sait Molla bu Derneğin her türlü faaliyetlerinin önünde koşuyordu.
İstanbul’da erkekli kadınlı ileri gelen bir kısım kimselerde gerçek kurtuluşun Amerikan Mandasında olduğu görüşündeydiler. Bu görüşte olanlar, düşüncelerinde çok direndiler en doğru yolun kendi görüşlerinin benimsenmesinde olduğunu ispata çok çalıştılar.
Kurtuluş için nasıl bir karar akla gelebilirdi?
Bu konuda yaptığım gözlemlerde üç türlü karar ortaya atılmıştı.
Birincisi, İngiliz himayesini istemek,
İkincisi, Amerikan Mandasını istemek,
Bu iki türlü karar sahipleri, Osmanlı Devletinin bir bütün halinde korunmasını düşünenlerdi. Osmanlı topraklarının çeşitli devletler arasında taksimi yerine, İmparatorluğu tek bir devletin koruyuculuğu altında bulundurmayı tercih edenlerdi.
Üçüncü karar, bölgesel kurtuluş çarelerine başvurmaktı. Söz gelişi, bazı bölgeler kendilerinin Osmanlı Devletinden koparılacağı görüşüne ondan ayrılmama tedbirlerine başvuruyordu. Bazı bölgelerde Osmanlı Devletinin ortadan kaldırılacağını ve Osmanlı ülkesinin taksim edileceğini, oldubitti kabul ederek kendi başlarını kurtarmaya çalışıyordu.”
İşte, Mustafa Kemal Atatürk’ü Samsun’a çıkartan koşullar bunlardı.
Bugün ülkemizin içine sürüklendiği koşullar Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkma koşullarına benzeşmiyor mu?
Bu koşulları, Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümüyle iktidarı ele geçiren mandacı ve işbirlikçi siyasilerimiz hazırlamadı mı?
Bugün AKP iktidarının meclisten çıkardığı yasalara baktığımızda ülkemizin koşulları hiçte 1919’dan farklı değil. Eksiği yok, fazlası var.
Yabancıların Mülk Edinme Yasası, Petrol Yasası, Vakıflar Yasası, Özelleştirmeler, Avrupa Birliği Uyum Yasaları, Bankaların Yabancı Sermayeye Satılması, Kıbrıs’ın çözümsüzlük çözüm değil diye diye pazarlanması, ABD ile kapılar arkasındaki anlaşmalar vb.
AKP iktidarının işbirlikçiliği saymakla bitmez. Bunu yazmaya ne gazete sütunları nede kağıtlar yeter.
Bütün bunların hepsine bir de Başbakan’ın BOP eş başkanlığını eklersek işin aslı anlaşılır.
İngiliz Muhipler Cemiyetinin üyeleri kimlerdi?
Vahdettin, Damat Ferit Paşa, Ali Kemal, Sait Molla.
BOP eş başkanı kim?
Recep Tayip Erdoğan
İngiliz Muhipler Cemiyeti, Kürt Teali Cemiyeti, Teali-i İslam Cemiyeti, İtilaf ve Hürriyet, Sulh ve Selamet Cemiyetlerinin amaçları ne idi?
Ülkemizi bölüp, parçalayıp emperyalizmin emirlerine sunmak.
BOP’un amacı ne?
Ortadoğu ve Asya toprakları üzerindeki 22 ülkenin sınırlarını değiştirmek
BOP’un Ortadoğu ve Asya topraklarındaki bu amaçlarının gerçekleşmesi için başkanlık yapan kim? Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı.
Başbakan’a bu görevi kim verdi?
Herhalde TBMM değil.
Peki kim?
BOP’un gerçek sahibi ABD.
Ülkemizdeki durumun vahameti 1919’dan farklı mı?
Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta bu kararlar için ne diyor du?
“Efendiler, bu durum karşısında bir tek karar vardır. O da milli hakimiyete dayanan, kayıtsız şartsız, bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak.”
Bu kararın dayandığı en güçlü muhakeme ve mantık şuydu.
“ Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklale sahip olmakla gerçekleştirilebilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, istiklalden yoksun bir millet, medeni insanlık dünyası karşısında Uşak olma mevkiinden yüksek bir muameleye layık görülemez.”
AKP’nin işbirlikçiliği, PKK’nın saldırganlığı, küresel sermayenin işgali, türbanın ılımlı İslam adına dayatılması, Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözlerini hazmedemeyen güçlerin ortak sesleri değil mi?
Bu nedenle, ülkemize dün de inadına Mustafa Kemal Atatürk gerekliydi. Bugün de inadına Mustafa Kemal Atatürk gerekli.

Aşur EYLEN
 

TARIH :
2/17/2008 9:34:05 AM
EKLEYEN : mehmet halisyama MAIL : mhalisyama@hotmail.com

* sıra sıra karlı dağların görünür
yaz gelince çiçeklere bürünür
ekilir tohumun, tarlan sürülür
yine mursal geldi benim aklıma...

mursalın çok olur çayırı,düzü
nisan mayısta güzeldir yazı
salınır gezer gelini, kızı
yine köyüm geldi benim aklıma.

mursalın suları çağlayıp,akar
suları çok olur, bendini yıkar,
sılada dostlar mektuba bakar
yine mursal geldi benim aklıma...


 

TARIH :
2/17/2008 9:26:12 AM
EKLEYEN : mehmet halisyama MAIL :

* mursallılar, haydi köye, göbelek toplamaya. Sakın geç kalmayın, darılırım... 

TARIH :
2/16/2008 12:15:38 PM
EKLEYEN : DİVRİĞİSPOR MAIL : divrigi@divrigi.com

* 17 Şubat 2008 pazar günü saat 13:30 da Aktepe Stadyumu nda Keçiörengücü-Divriğispor maçı vardır.Bütün Divriğilileri bekliyoruz. 

TARIH :
2/14/2008 6:20:17 PM
EKLEYEN : Kamber caglar./kara oglan. MAIL : Kamber@live.nl

* SEVGILILER GUNU .
..................................
Bugun sevgililer gunu .
icimdeki duygu omrumu .
Hayatimin en guzel onurunu .
Cizmisim sana ,can baglayan yolumu .
....
Suzul benligimden iceri .
Yasayalim beraber guzel dusleri.
Korkma benden , omrumun dilberi.
Yasayalim ,yasatalim sevgilerin en guzelini .
....
Sanki umrumdami dunya.
Ben canimi sunarken sunaya .
Aldin aklimi basimdan ey guzel hulya .
Sevgililer gununde buket ,buket guller sunaya .
....
Ellerimde gokyuzunun yildizlari .
Koynumuzami koysak yakamozlari.
Birakalim aksin ilik ,ilik gonul ruzgarlari .
Seninle beraber sonsun , omrumun yanan isiklari .
....
Tut ellerimden suskunum .
Deme bana sakin sana kuskunum.
Oysa sevgilim ben sana cok duskunum .
Bir tanem , canim , kutlu olsun sevgiler gunun .
...........
K.Caglar ./kara oglan 13 .02.2008 .carsamba ./ .saat 23 .45. /
 

TARIH :
2/14/2008 2:06:18 PM
EKLEYEN : Oğuzhan Çamkerten MAIL : msn_l@windowslive.com

* Değerli Dostlar.



Sivas, Sivasspor, Sivas Amatör Branşlara kendini adayan Yiğidoların adresi olan http://www.yigidolar.com adlı sitemizin linkini ya da logosunu sitenizin AnaSayfasına ve ya Linkler Bölümüne koyar mısınız?



Aşağıdaki linkten bilgileri alabilirsiniz



Katkılarınızdan dolayı teşekkürler



http://www.Yigidolar.com/destek.htm 

TARIH :
2/13/2008 1:35:14 PM
EKLEYEN : ismet alpay MAIL : ismetalpay3333@hotmail.com

* Defol karşımdan.
Anlıyacaksın bir gün hatanı
Ama ben olmuyacağım
O köhne mahallede
Senden,çok uzaklarda
Yaşamaya çalışacağım
Dünya hali bu tasadüfen
Karşılaşacağız bir gün
O Bakmaya kıyamadığın
Çehre yerine
Sana tamamen yabancı
Soluk bir yüz
Çökük bir çift göz
Şakaklarına kar yağmış
Kupkuru bir yüzle
Karşılacaksın
O anda gözlerinden yaş
Kalbinden kan damladığını
Hissedecek sin
Affettirmek için kendini
Yalvaracaksın
Ama benden beklediğin
İğliyi göremeyip
Şaşırıp kalacaksın
Ve benden hak ettiğin
Cevabı alacaksın
Defol,,, karşımdan,,,,,
,,,şiir i.alpay.
 

TARIH :
2/13/2008 10:42:53 AM
EKLEYEN : ismet alpay MAIL : ismetalpay3333@hotmail.com

* BUNDAN SONRA

Hiç kimseye boyun eğmeyeceğim
Uzatsan da eline değmeyeceğim
Yemin ettim gayrı sevmeyeceğim
Başını taşlara vur bundan sonra.

Bu aşkı kökünden kurutacağım
Bu hayatı sensiz yürüteceğim
Ne yapıp ne edip unutacağım
Tutup saçlarını yol bundan sonra.

Artık yükseklere çıkmayacağım
Bir daha yüzüne bakmayacağım
Kafama hiç bir şey takmayacağım
Benden iyisini bul bundan sonra.

VECİZELER, GÜZEL SÖZLER.

Sevgiyle cennete girmek mümkün olsa,
hiç bir kadın açıkta kalmazdı.

m. Naçker.
Para,akılı insanlara hizmet
akılsızlara ise hükmeder.

t. fuller.

Geç kalan bir teselli,idamdan sonraki affa benzer.

şekspir.

İlim,gençlikte dikilen,ihtiyarlıksa meyvesi alınan bir ağaçtır.
anonim.

Sebepsiz yere düşman edinen, ya ahmaktır ya geveze.
i.alpay.

Evlilik fırtınalı bir denizse, bekarlıkta bulanık bir bataklıktır.

t.peacock.

İnsan bir şeye üzülünce, saçını başını yolması kadar saçma bir şey yoktur,
kellik üzüntüyü yok etmez ki.

anonim.

Oğlum evleninceye kadar oğlumdur, kızım ise ölünceye kadar kızımdır.

T.Fuller.

Öğretmen, kendi kendine yanıp biten, başkalarını aydınlatan muma benzer. anonim.
Allah yanında affedilmeyecek dört büyük suç vardır, Allaha ,ortaklık etmek
anaya babaya asi olmak, adam öldürmek,yalan yere şahitlik etmek
Hz.Muhammet.

Bu günlük bu kadar hoşca kalın. Derliyen.is.alpay.



 

TARIH :
2/13/2008 4:55:04 AM
EKLEYEN : memet ali demi MAIL :

* yapmış oldunuz site çok güzel olmuş emegi geçenlere teşekür ankaradan tüm köylülerime selamlar 

TARIH :
2/11/2008 6:34:51 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL : asureylen@hotmail.com

* ABD’NİN YÜZYILLIK RÜYASI

Her dağ kendi destanını saklar koynunda
Her orman kendi uğultusunu
Bizim dağlarımız da Mustafa Kemal’in destanı
Ormanlarımızda Kuvvacıların uğultusu vardır.

ABD’nin yüzyıllık Türkiye’yi bölme rüyası TBMM’sinden onay aldı.
Sıra Türkiye’yi “TÜRKİYE BİRLEŞİK DEVLETLERİ” bölünmüşlüğüne getirdi.
ABD’nin sömürgeci düşlerindeki hayalleri ikinci işgal çıkarma birliklerinin sayesinde ülkenin gündemine getirip oturttu.
ABD’nin çıkarma birlikleri ne yazık ki ABD’nin ilk planlarını bozan TBMM’ni ele geçirerek bu yüzyıllık rüyanın gerçekleşmesi için kendilerine verilen görevleri eksiksiz yerine getirdi.
Ülkemiz bu yüz yıllık rüyanın dar boğazı içine sürüklendi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün başkanlığını yaptığı ilk meclis ABD’nin bu yüzyıllık rüyasını paçavraya çevirip Lozan’da ellerine verdi. Yıl 24 Temmuz 1923’dü.
Lozan ABD ve Avrupalı emperyalistler için hazmı kolay değildi. Bunu hazmetmeyeceklerini en yetkili ağızlarıyla söylemişlerdi. Bu nedenle de ABD Lozan Antlaşmasını hiç tanımadı. Ülkemiz ABD ve Avrupalı emperyalistlerce mayınlar döşenmiş bir yola sürüklendi. Mayınlar patlamaya başlayınca ne kol kalacak ne de gövde. Zaman uyanma zamanı. Zaman halkın laik cumhuriyete sahip çıkma zamanı. Her geçen gün çember daralıyor, daralıyor.
ABD tarafından Türkiye’nin bölünmesi 112 yıl önce planlanmış. Gazeteci dostumuz Sayın Hulki Cevizoğlu bu planın gizli kalmış kararını “1919’un Şifresi Gizli ABD İşgalinin Belge ve Fotoğrafları” adlı kitabında belgeleriyle açıklıyor.
Bu belgeyi siz sevgili okurlarımın ve uyanması gereken halkımızın dikkatine sunuyorum.
“ABD Kongresi’nin 1896’da aldığı gizli kararın” özlemi Türkiye Birleşik Devletleri.
ABD Kongresi 31 Ocak 1896 tarihli 54. toplantısında aldığı “gizli karar” inanılmaz bir gerçeğin belgesidir.
Türkiye’yi eyaletlere ayırarak bölme ve yönetme kararının resmileştirildiği belgede şöyle deniyor.
TÜRKİYE DEVLET BAŞKANLIĞINA BİR HIRİSTİYAN SEÇİLMELİDİR.
OSMANLI İMPARATORLUĞU HIRİSTİYAN EYALETLERE AYRILMALIDIR.
HIRİSTİYAN GÜÇLER ‘TÜRKİYE BİRLEŞİK DEVLETLERİ’ ADI ALTINDA TOPLANMALIDIR.
Türkiye Birleşik Devletleri, Uluslar arası Hıristiyan Komisyonu tarafından hemen tanınacaktır.
—TÜRKİYE HIRİSTİYAN BİRLEŞİK DEVLETİ” modeli, Utah Eyaleti yönetimi gibi olmalıdır. İslamiyet’teki çok eşlilik ve fetihler yasaklanmalıdır.
— Türkiye sınırları içinde bir ERMENİ DEVLETİ kurulmalıdır.
— Türkiye’de ILIMLI İSLAM’I BENİMSEYEN YÖNETİMLER KURULACAKTIR.”
Görüldüğü gibi, ABD’nin bugün Türkiye’ye yaptıkları “YÜZYILIIK ABD RÜYASININ” bir sonucu. ABD bu kararı 1986 yılında Türkiye üzerinde uygulamaya koydu.
Bu planın gerçekleşmesi için her türlü yöntemi açık ya da gizli olarak yüzyıldan fazladır deniyor.
Bakın bunun için neler yapıyor?
Varlığını sömürgeciliğe borçlu emperyalizmin en güçlü silahı ekonomi ve silahlı orduları.
Günümüzde ülkeleri işgal etmenin iki yöntemi var.
1) Silahlı ordularla işgal. Bugün Irak ve Afganistan’da olduğu gibi.
2) Ekonomik ve kültürel yoldan işgal. Türkiye üzerinde cambaza bak oyunlarının oynandığı gibi.
Bunun için özelleştirme adı altında ülkenin önemli ekonomik güç ve varlıkları devletin elinden alınarak, küresel sermayenin ellerine vermek.
Ülkede yerli üretimi durdurup, tüketici bir toplum yaratarak, kendi ürettiği her türlü malları halkın gözüne, gözüne sokmak.
Ülkeyi borçlandırıp IMF ve Dünya Bankasının denetimleriyle ekonomiyi kontrolleri altına almak. Pazardaki hıyar fiyatının dahi kendileri tarafından belirlemek.
İşsizliği körükleyip ucuz iş gücünü yaratmak.
Sendikal örgütlenmeleri ortadan kaldırıp hak arayanların sesini kesmek.
Ülkeyi yöneten iktidarlarla işbirliği yaparak neo-liberal politikalar eşliğinde teslimiyetçi reformları yaptırmak.
İçeride ekonomiyi korumasız duruma getirerek, seçim sandıklarından dışardan kendileri tarafından desteklenen partiden başka bir partinin seçim kazanmasını imkansız hale getirmek.
Sandıktan çıkardıkları işbirlikçi partilere ülkenin bölünüp parçalanması için programlar sunmak.
Bu partilerin ihanetleri karşılığında onlara siyasal, ekonomik, kültürel özgürlükler dahil vaatler umutlar vererek oyalanma ve isyanlara zorlamak.
Amerikancı politikalara karşı çıkanları sindirerek halkı birbirine kırdırmak.
ABD ve AB sempatizanlarını yaratmak.
Bunların hepsi emperyalizmin iştahını kabartan alçaklığı.
1896’da başlayan bu alçaklığı Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale’de ve Kurtuluş Savaşında paçavraya çevirip dünyanın gözü önünde yerle bir etti.
Bugün Türkiye’de Cumhuriyet ve Mustafa Kemal Atatürk’le hesaplaşma istemi bunun için.
Hazımsız emperyalizm ülkemiz üzerine pisliğini bunun için kusuyor.
Cumhuriyet, Atatürk devrimleriyle birlikte halkın önüne sorunsuz, tam bağımsız özgürlüklerle türküleşmiş bir ülke koydu.
Bugün ABD ve AB için sorun olan her türlü özgürlükleri Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetle birlikte Türk halkının hizmetine sundu.
Sorun cumhuriyette değil. Sorun ABD ve AB’de. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetinin özgürlükleri üzerine kara şallar örtülmek isteniyor. Türküleri susturulmak isteniyor.
Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında kendilerine karşı direnen Kürtlerle hesaplaşmak için PKK’yı dünün Yunanistan’ı gibi bugün kullanıyor.
Halep’çe de beş bin kürdün öldürülmesi için her türlü kirli oyunu oynarken bugün Irak toprakları üzerinde İsrail’in yedek gücü olacak Barzani ve Talabani gibi hainleri Kürtlerin özgürlük abidesi yapıyor. Bir milyonu aşkın müslümanın öldürülmesini demokrasi, özgürlük, insan hakları sayarak dünyaya yutturmaya çalışıyor.
İslam’ın aydınlık yüzünü yüzyıllarca haçlı ordularına karşı koruyan, ortaçağın karanlığında kendisinin aydınlanmasına dahi ışık tutan Yunus Emrelerin, Hacı Bektaşların, Hallacı Mansurların, Şeyh Bedrettinlerin, Pir Sultan Abdalların, Mevlanaların aydınlık yüzlerini Hz. Muhammed’in ve islamın reddiyle ortaya çıkan Emeviden Suudi Vahabisine kadar uzanan kara çarşaflarıyla örtmeye kalkarken, bütün güzellikleri Hz. Muhammed adına Müslümanların önüne sunan Mustafa Kemal Atatürk’ü İslam düşmanı gibi gösteriyor.
Abdullah Öcal’ın eline Kürt faşizmini (Irkçı Kürtçülüğü).
Fethullah Gülen’in eline Vahabi Emevi dinciliğini vererek ülkeyi bölüp Lozan’la hesaplaşmak istiyor.
Kim?
Yüzyıllık rüyanın alçak sesi ABD ve AB.
Türban hikaye,
Kürtçülük bahane.
Uyanın artık AKP’ye oy verenler
Uyanın artık MHP’yi milliyetçi sananlar
Uyanın artık DTP’yi kürt partisi görenler
Uyanın artık emperyalizme karşı antiemperyalist ruha bir daha bürünün
Vakit geç olmadan Mustafa Kemal Atatürk’le buluşun.
Uyanın artık uyanın
Aşur EYLEN
 


[<< Geri] 41-50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 [İleri >>]