ŞEKER BAYRAMINIZ
KUTLU OLSUN!

ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARIH :
6/25/2008 4:30:31 PM
EKLEYEN : ismet alpay MAIL : ismetalpay3333@hotmail.com

* Sayğı değer kardaşim aşur eğlen,her cümlesine bir kitap yazılacak kadar, değerli olan yazılarını okuyorum.eline ve emeğine sağlık,tek kelime..harika..başka yoruma gerek yok.selam ve sevgilerle gözlerinden öpüyorum. 

TARIH :
6/25/2008 3:03:02 AM
EKLEYEN : CİHAN MAIL : bulut-han.can@hotmail.com

* Sevgili mursallılar merhaba,ben Avşarcık köyünden cihan,sitenizi beğenerek takip ediyorum arada sırada yorum yazıyorum .Bizimde Avşarcık.net adında sitemiz var,akşamları saat 6 radyo yayınımız var ve diğer site etkinliklerimiz var sizleri davet ediyorum zamanı ve fırsatı olan bakabilir saygılar Tüm mursala selam.

Harmanda kurulmuş kara çadırlarına
Meleşip duran kınalı kuzularına
Eriyip de akan buz gibi sularına
Hasret kaldım sana, ey Avşarcık.

Bir dilim keçi peynirine,
Damağamda kalan o güzel Mercimekli
tereyağlı bulgur pılavına
"hoş geldin gurban" deyip de sarılan insanına
Hasret kaldım sana, ey Avşarcık.

Harmanlarda koşturup duran Çocuklara,
Havasına, suyuna bal gibi akan gonibola
Göklere değmiş baydın dağına,
Hasret kaldım sana, sevgili Avşarcığım.

Yemeye doyum olmaz o güzel Haşılına,
Görülmeye değer eşsiz Duruşuna,
Dağına Hozanına, o güzel halına
Hasret kaldım sana, ey AVŞARCIK.

Kıvrılıp ta uzayıp giden yollarına
Ovasına, kırına, kuşuna, kurduna
Köydeki ihtiyarına,insanına
Hasret kaldım sana, ey Avşarcık.

Sıra sıra dizili Dağına,Koçkayadan Baydına,
İnsem oradan,Cevizden Kiliseden,Ortaköyden,Kuluncaktan
Dönüp baksam sana, Avşarcığım.
Hasret kaldım sana, ey sevgili KÖYÜM...
 

TARIH :
6/23/2008 5:07:51 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* 2 TEMMUZ YAKLAŞIRKEN

O yüce dağları duman kaplamış,
Yine mi gurbetten kara haber var?
Seher vakti burada kimler ağlamış.
Çimenler üstünde gözyaşları var.
Gönlüm kan ağlıyor böyle günlerde,
Önüme çekilmiş bir siyah perde,
Dost senin elinden tutuldum derde,
Yine mi gurbetten kara haber var?
O kara gün, o uğursuz gün 2 Temmuz yaklaştıkça gurbetten kara haberler gelmeye başladı.
“2 Temmuz Müslümanların bayram günüymüş.”
Kim söylüyor bunu?
Ruhu bozuk YOBAZ
Nerede?
Katliamın yapıldığı Sivas ilinde
O uğursuz kara günün üzerinden15 yıl geçmiş olmasına rağmen YOBAZ’IN yüreğindeki kin sönmemiş.
Gecenin karanlığından medet uman YOBAZ, Sivas Eğitim-Sen Şubesinin kapısına bir bildiri asmış.
“2 Temmuz Müslümanların bayramıdır” diye.
Bugünlerde Sivas yerel gazetelerinde de tuhaf tuhaf yazılar yazılmaya başlanmış.
15 yıl öncesinin yazıları gibi.
Madımak katliamı unutulsun unutturulsun özlemiyle,
2 Temmuz yaklaşırken Sivas halkı bu uğursuz kara yazılardan etkilenir mi?
Hiç sanmıyorum.
Madımak utancı Sivaslıları çok üzmüştür.
Sivaslının aydınlık yüzü bu utancı Sivas’a hiç yakıştırmamıştır. Tarihinin derinliklerindeki insanlık bilinci Sivaslının onurudur, gururudur.
Bir avuç YOBAZ zaten Sivas’a hiç yakışmamaktadır.
Madımak artık kamuya aittir. Kamunun malı olmuştur.
Madımak barışın adresi olmalıdır.
Madımak kardeşliğin filizlendiği yer olmalıdır.
Madımak sevginin çiçek bahçesi olmalıdır.
Madımak aşkımızın adıdır.
Madımak bütün Sivaslının elleriyle insanlığa kardeşlik adına sunulan bir müze olmalıdır.
Madımak unutulmamalıdır, unutturulmamalıdır.
Yeni Madımakların olmaması için de bu şarttır.
Sivas Eğitim-Sen’in kapısına asılan bildiri, YOBAZ’IN insanlıktan nasibini almadığını gösterir. 2 Temmuz’da bütün Sivaslılar Madımak önünde el ele, kol kola barış adına, dostluk adına, kardeşlik adına 15 yıl önceki katliamı anma etkinliklerine katılmalıdır.
YOBAZ’IN uluması hep beraber susturulmalıdır.
Sivas’ın üstündeki kara gölgeler hep birlikte kaldırılmalıdır.
Bunu bütün Sivaslılar başaracaktır.
Sivas’ın aydınlık yüzünde YOBAZ’A yer olmadığını gösterecektir.
2 Temmuz’da ülkemizin farklı yerlerinde yapılacak bütün etkinlikler Sivas’ta, Sivas halkıyla birlikte yapılmalıdır.
Sivas’tan yükselecek aydınlık ses ülkemiz üzerine örtülmek istenen bütün karanlıklara da bir mesaj olacaktır.
Ülkemizin geleceğine ipotek koymak isteyen karanlığın sesi YOBAZ’ lığın Türkiye’ye de yakışmadığını bütün dünyaya Türk halkının nasıl bir Türkiye özlemi içinde olduğunu da kanıtlayacaktır.
Türkiye’nin aydınlık yürekleri,
Türkiye’nin demokrat yürekleri,
Türkiye’nin laik yürekleri,
Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı 4 Eylül 1919 gününü bir daha anımsayın
Mustafa Kemal Atatürk’ün anti-emperyalist inancıyla Tam Bağımsız Türkiye özlemini yarattığı o gün bir daha yaşayın.
Ülkemizin ve çocuklarımızın geleceği bizlerin elinde.
Geleceğimizi karanlığa sürüklemek isteyen güçler içerideki işbirlikçilerinin desteğiyle meydanlarda yeni tehditler savuruyorlar. Sivas Eğitim-Sen’in Şube kapısına YOBAZ bildirilerini asabiliyor. Yerel gazetelerdeki tetikçilerini konuşturabiliyorlar.
Şimdi birlik zamanı, şimdi beraberliği yüreklerimizde duyumsama zamanı.
2 Temmuz sadece aydınlarımızın yakıldığı bir gün değil, 2 Temmuz Mustafa Kemal Atatürk Türkiye’sine sıkılan bir mermi. Cumhuriyetten yana olanların yüreğine saplanan zehirli bir ok.
2 Temmuz’da ülkemizin tam bağımsızlığı uğruna Alevisiyle, Sünnisiyle, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle hep birlikte olmalıyız.
Haydi, Türkiye nin aydınlık yüzlü insanları YOBAZ ların karanlığına geçit vermeyelim.
Yani Sivasların olmaması için…
2 Temmuzu unutmayalım, unutturmayalım.
Müslümanların bayramlarının katliam günleri olmadığını bütün dünyaya anlatalım.

AŞUR EYLEN
 

TARIH :
6/21/2008 6:47:40 AM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* ONBİR GENCİN YÜREĞİNDEKİ ATEŞ


Ulusal takımımız Türkiye Cumhuriyetinin onuru gururu.
Yüreklerini ortaya koyan onbir Türk gencini kutluyor, yüreklerinden öpüyoruz.
Ulusal takımımızın başarıları Türk siyasetçilerine alması gereken çok önemli dersler verdi.
Avrupa Birliğine öyle girilmez işte böyle girilir.
Direneceksin, inanacaksın, yüreğini ortaya koyacaksın.
Teslimiyeti başarı saymayacaksın.
Aşağılanmayacaksın, horlanmayacaksın.
Sana bir gol atıyorlarsa
Sen dönüp üç gol birden atacaksın.
Haklarını koruyacaksın, yenilgiyi başarıdan saymayacaksın.
Ulusal takımımızın Avrupa’daki maçlarını canlı canlı izleyen yöneticilerimiz bilmem ki bu duyguyu yaşadılar mı?
Sanmıyorum.
Sahadaki onbir gencin yarattığı onur bütün Türk halkını kendine getirdi.
Bize ne oldu?
Bu başarıyı nasıl sağladık?
Neye inandık?
Neleri başardık?
Bu başarı insanın aklına neleri getirmiyor ki?
Altı yıldır Avrupalı sömürgecilerin emirlerini kendi yüreklerinde devrim sanan siyasetçilerimizin gaflet ve delaletleri, onbir gencin yüreklerindeki sevdanın neresine sığabilir?
İnanmışlığın bu başarısı Roma kalıntılarının altında atılan imzaların neresine benziyor?
Avrupalının koyduğu kurallarda oynanan oyunun sonunda mı bu başarı elde ediliyor?
Başarının sırrı nerede?
Neye inandı da bu onbir genç bütün Türkiye’yi sokaklara döktü?
Onbir gencin sağladığı bu başarı aç, işsiz, yoksul, çaresiz insanlarımızı nede mutlu etti.
Küçücük şeylerden mutlu olmasını bilen bir halkı anlamak bu kadar mı zor?
Avrupalı şaşkın
Avrupalı şokta
Avrupalı bükemediği bileği öpüyor.
Avrupalı neye uğradığını şaşırdı.
Avrupalı kendini sorguluyor şimdi.
Biz nerede hata yaptık?
Onbir genç teslim olmadı direniyor.
Avrupalıya öğreteceği daha çok şey var.
Türk halkı onbir gencin başarısına bayram ediyor.
Siyasetçilerimiz onbir genç kadar olamadı.
Onlar teslim bayrağını yıllar önce çektiler.
Yıllar önce Türk halkını aldattılar.
Uyku tulumları yıllar önce bedenlerimize sarıldı.
Onbir gencimizin öğrettiği ne çok şeyler var siyasetçimize öğrenirler mi?
Algılayabilirler mi?
Yoksa dönüp bu başarı bizim mi derler.
İnanın onbir gencin başarısını gölgede bırakan nutuklar çekerler ki demeyin gitsin.
Biz buyuz işte.
Bakın görün Avrupalıyı nasıl da dize getirdik.
Daha da ötesinde bu başarıyı büyük bir maharetle kendilerine mal ederler.
Böbürlenirler, kasılırlar.
Vatan topraklarını satarken kasıldıkları gibi,
Vakıflar Yasasını çıkardıkları zamanlarda böbürlendikleri gibi,
Petrol Yasasıyla övündükleri gibi,
Özelleştirme adına elde avuçta ne varsa yabancılara sattıkları gibi.
Türkiye’nin şansızlığı siyasetçisinin mandacılığı çok sevmesi.
Avrupalıyı bir halt sanması.
Avrupalı şaşkın,
Avrupalı şokta,
Avrupalı bükemediği bileği öpüyor.
Avrupalı diz üstünde kendini sorguluyor.
Şu onbir gencin taşıdığı yürek keşke siyasetçisinde olsaydı.
Türk halkı bayramın en kralını işte o zaman yapardı.
Avrupalı da işte o zaman haddini bilirdi.
İkide bir efendilerini gönderip nutuklar çektirmezdi.
İnsanımızı aşağılamazdı.
Ulusal onurumuzu incitemezdi
Akıl ve bilimi kendine rehber edinmeyenler ne yazık ki kendilerine efendiler yaratarak uysal, söz dinler, teslimiyetçi ruhlarıyla mandacılık bayrağını daha çok bu ülkenin semalarında dalgalandırırlar.
Ulusal takımımızın onbir genci onurumuz gururumuz.
Direncin ve inancın neleri başaracağını bizlere kanıtladılar.
Direnemeyen ve inanmayanların yarattığı gençlik ise bakın neler söylüyor.
İngiliz ve Fransız sömürgeciliği altında yaşasaydık daha çok mutlu olurduk. İnançlarımızı daha özgür yaşardık.”
Bu sözleri söyleyen gençlik siyasetçilerimizin eseri.
Onbir gencin ruhundaki ateş ise gücünü Çanakkale’den, kurtuluş Savaşından, dünyanın imrendiği önderi Mustafa Kemal Atatürk’ten almakta.
Siyasetçinin yetiştirdiği gençlik Mustafa Kemal Atatürk’ü sevse kaç yazar sevmese kaç yazar.
Mustafa Kemal Atatürk’ün ne mandacılara, ne de onların yetiştirdiği gençliğe ihtiyacı var.
Mustafa Kemal Atatürk tam bağımsızlık inancıyla, akılda var bilim de var. Onbir gencin halkımıza yaşattığı sevincin ruhunun derinliklerindeki inançta var.
Avrupalıyı dize getiren onbir gencin alnından öpüyorum.
Siyasetçimize de Allahtan rahmet diliyorum.
İyi ki varsınız çocuklar. Aklınıza sağlık, ayaklarınıza sağlık, yüreklerinize sağlık.
Türk halkını Kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, mutlu ettiniz. Sizi seviyoruz.


Aşur EYLEN

 

TARIH :
6/20/2008 2:46:41 AM
EKLEYEN : ALİ ŞAFAK MAIL : alisafakturku@hotmail.com

* Tüm mursallı dostlara sevgi ve saygılarımı gönderiyorum. Dostlar en kısa zamanda çıkmak üzere olan ilk albümümle türkü severlere merhaba demeye hazırlanıyorum. Başta, sevgili dayım, ustam Ozan Ali KIZILTUĞ'a, Hasan ERDOĞAN'a ve diğer katkı sunan usta ve ozanlarımıza, tabiki desteklerini hiç esirgemeyen Cankat ERDOĞAN, Bülent ERDOĞAN ve DUY MÜZİK emekçilerine çok teşekkür ediyorum. Albüm çalışmalarım ile ilgili yaptıklarımız ya da yapacaklarımızı takip etmek adına "www.alisafak.com.tr" web sitesini kurduk. ilgi ve desteklerini beklerim dostlar. görüşmek üzere....... 

TARIH :
6/17/2008 6:41:09 AM
EKLEYEN : TÜMUR, GÜL, DOĞA, İSMAİL KOCAOĞLU MAIL : ceza-ism@hotmail.com

* Babacığımm seni çok seviyorum.Kendine iyi bak kalbimiz hep seninle.İnşallah bu notumu okursun buna vesile olan kişilerede teşekkürler.:) 

TARIH :
6/14/2008 5:02:48 AM
EKLEYEN : sivaslı MAIL : sivas 58@hotmail.cam

* saygıdeğer ozanımız ALİKIZILTUĞUNellerinden öperim Ali abi sana hayranım senibirkere yakından görsem bana yeter seni verene kurban 

TARIH :
6/10/2008 4:21:10 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* SANA NE

Milli iradeyi dillerine dolayanlara yüzlerce kez yazdık. Bir kez daha yazalım.
Milli irade aç,
Milli irade yoksul,
Milli irade işsiz,
Milli irade AKP sayesinde çaresiz.
Altı yıldır milli iradenin tabutuna bir çivi dahi çakmayanlar milli iradenin aldatılmış yanlarına sarılarak aç, yoksul, işsiz, çaresiz. Aldatanlar milli iradeye neler-neler söylemiyorlar ki…
Adına demokrasi dedikleri gemide demokrasi bayrağını hep kendilerinden yana sallayanlar milli iradenin gözünün içine baka-baka nutuklar çekiyorlar ki demeyin gitsin.
Milli irade de bu nutuklara ayılıp bayılıyor. Ah, vah, tüh sesleri kendi dillerinde ki gök kubeyi “beraber yürüdük biz bu yollarda” edasıyla sarıyor sarmalıyor.
Sarmaş dolaş milli irade gözyaşlarını mağdur olmayı alışkanlık haline getirenler için akıtıyor.
Gözyaşları sel olurken milli irade çarşıdan pazardan aldığı sebze meyvelerle bol-bol zehir depoluyor. Bu zehirler depolandıkları merkezden hemen zehirleme yapmıyor. Kendisini zamana bırakıyor. Zamanı geldiğinde de milli irade önce hastanelere sonra da son yolculuk mezarlıklara doğru şiirlerin, nutukların gölgesinde yol alıyor. Milli irade benzin, doğalgaz derken son elektrik zammında da ödülünü alıyor.
Milli iradenin tek sorunu var.
Ne kadar Müslümansın?
Ölçüyü velev ki diyerek söze başlayanlar söylüyor.
Ölçü.
Cumhurbaşkanlık konutundan başbakanlık konutuna.
YÖK Başkanının sayesinde üniversite koridorlarından Mili Eğitimin okullarında sınava girenlerin başlarından simgesel bir sembol gibi milli iradenin gündemine düşüyor.
Türban, türban, türban…
Açlığın çaresi,
Yoksulluğun çaresi,
İşsizliğin çaresi,
Çaresizliğin çaresi türban,
Allı morlu renk-renk türban,
Kadın başını örtümü her şey bitecek.
Türbanın mimari Erbakan Hoca
Trilyon yolsuzluğundan yargılanarak mahkûm edildi. Cezasını Altınoluktaki yazlığında çekiyor.
Aynı davadan yargılanan cumhurbaşkanı Abdullah Gül ün dosyası bulunamıyor.
Ya kadınlarımız türbana bürünecek ya da Türkiye karışacak.
Anayasa mahkemesi türban düzenlemesi konusunda kararını vermiş.
Kim takar anayasa mahkemesini veryansın et gitsin. Senin olmadığın yerde her şey tuu kaka…
Demokraside senin için, Müslümanlıkta senin için…
Hukukta senin için, hukukun üstünlüğüde…
Kuvvetler ayrımı hikâye…
Tuzla da işçiler ölüyormuş sanane…
Satılan vatan topraklarında Avrupalı ticaret yapıyormuş sanane…
Meriç kıyısındaki toprakları Yunanlı bankalar ipotek yoluyla ele geçiriyorlarmış, sanane…
Dış işleri bakanın Türkiye yi Müslümanların özgürlüğü konusunda bütün dünyaya şikâyet ediyormuş, sanane…
Avrupalı kendini bilmezler içişleri konusunda ağızlarına geleni söylüyorlarmış, sanane…
Amerika-Avrupa Irak toprakları üzerinde milyonlarca Müslüman katletmiş, sanane…
Milli irade aç, sanane…
Milli irade yoksul, sanane…
Milli irade işsiz, sanane…
Milli irade çaresiz, sanane…
Bu iktidarın görünen yüzü.
Gizledikleri yüz paniklemeleri…
Altı yıldır yaptıklarının hesaplarının verilmesi.
Hiç bitmeyecek sandıkları zamanın sonuna geldiler.
Türkiye birilerinin sayesinde dar bir geçitten geçiyor.
Milli iradeyi demokrasi sözcüğüne mahkûm edenler milli iradenin ipine sarılmışlar.
Oysa ipin sahibi milli irade…
Aç,
Yoksul,
İşsiz,
Çaresiz…
Milli irade nutukları çekenlere bir kez daha duyurulur.
%47 nin iradesi sona eriyor.
Yolun sonu göründü.
Haberiniz var mı?
Var-var olmaz mı ? telaşın nedeni bu olsa gerek…


AŞUR EYLEN

 

TARIH :
6/10/2008 8:23:12 AM
EKLEYEN : radyo ürük MAIL : radyouruk@windowslive.com

* Sevgili Canlar 14 Haziran Cumartesi Günü Saat 16.00 da Divriği Vakfı Başkanı Sayın Arif ATAY RADYO ÜRÜK'te Canlı Yayın Konuğumuz Olacaktır. Divriği'nin Sorunları ve Gençler ile İlgili Gelecekteki Planlarını, Yeni Aktiviteleri ve Siz Değerli Canlarımızın ve Tüm Divriğililerin Sorularını Canlı Yayında Cevaplandıracaktır. Katılalmlarınızı Bekliyoruz. Saygılarımla RADYO ÜRÜK KURUCUSU;Anıl Mert ÇINAR..

 

TARIH :
6/9/2008 2:25:34 PM
EKLEYEN : -B_U_R_A_K- MAIL : BURAKTEMEL2000@HOTMAİL.COM

* SEVGİLİ MURSAL KÖYÜ BEN BURAK OLARAK SİTEYİ ÇOK BEGENDİM. KÖYDEKİ HALİLİBO VE ALİRIZA AMCALARIMA SELAMLARIMI GÖNDERİYORUM ELLERİNDEN ÖPÜYORUM.TÜM MURSAL KÖYLÜLERİNİ ÇOK SEVİYORUM. TÜM MURSALA SELAMLARIMI GÖNDERİYORUM.GÜLE GÜLE GÜLE GÜLE GÜLE 


[<< Geri] 31-40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 [İleri >>]