ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARIH :
7/4/2008 3:23:02 AM
EKLEYEN : yaprak kocaoglu MAIL : yaprak_rock_my@hotmeil.com

* tüm mursal köyüne selamlar mamo gardaşın torunu ist 

TARIH :
7/3/2008 3:59:57 PM
EKLEYEN : nejdet kocaoglu MAIL : nejdetkocaoglu@hotmail.com

* hasan usta ben seni ilk tanidigimda uregilin ustasi olarak biliyordum senin divrigin sivasin turkiyenin ustasi oldugunu gordum yaptigin tum eserler insanliga maloldu.Biz seni cok seviyorduk ama sen cok sevdigin oglunla bulustun mekanin cennet olsun yattigin yer seni incitmesin.Yuregimizde yasayacaksin.Semsi yengeye,, tum ailemize ve Mursallilara bassagligi dilerim 

TARIH :
7/3/2008 3:24:44 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* KOKLA BENİ ANNE

“Ölmek ne garip şey anne”
Dört tümce ne çok şeyler anlatıyor.
Koca bir yaşamın son fısıltıları gibi.
Ölmek ya da öldürülmek, yakılmak ne garip şey
Ölen neler düşünür acaba?
Neler geçer aklından?
Kimi düşler en son?
Bir bilinmezliği ölümüyle birlikte alır götürür düşünceleri.
Ölümün sessizliğinde beyaz atına biner gider, bir daha geriye dönmeksizin.
Ne bir satır mektup, ne de boş bir kağıt gönderir.
Yokluğun denizinde, varla yok arasında kaybolur gider.
“Ölmek ne garip şey anne”
Öldürülmek ya da yakılmaz YOBAZLARCA
Ne garip şey anne!
İşte böylesi ölümlerde anne olmak ne zor iştir.
Nasıl katlanır yürek bu ölüm acısına
Nasıl dayanır bu can bu zulme
Üstelik genç ise,
Yarından umutları çok ise,
Bu dünyadan alacağı fazla ise,
Nasıl dayanır, nasıl dayanır bir ananın yüreği bu işkenceye?
Onbeş yıl geçmiş Madımak katliamının üstünden
Onbeş yıl dile kolay
Onbeş yılın her günü yürekleri yakan acı
Her lokmada boğazına düğümlenen sancı
Gözyaşı
Umutsuzluk
Hasret
Anne olmak ne zor iştir anne
“Yak ula yak” diyen bir hayvan sesi.
Yağmur gibi yağan taşlar
Kırık camlar
Nefes kesen duman
Madımak’ta olmak nasıl bir iştir anne?
Onbeş yıl geçmiş dile kolay
Çeken bilir hasreti
Uykusuz geceler
Kundaklar,
Beşikler,
Emeklemeler
İlk yürüyüşler,
Bir bir gelir geçer gecenin karanlığında
Işıklar sunularak hayatın içine
Bir kızıl gül gibi düşer annenin eline
Yanmış bir kızıl gül.
Koklar doyasıya ölümüne
Başlar feryatlar
Acılar,
Ağıtlar,
Çığlıklar,
Bu nasıl iştir anne?
Anne olmak ne zor iştir anne
Unut der birileri düşlerin hasretini
Unut.
Dönülmeyen yolculuğun son yolcusu onlar
Hasret ekse de senin yüreğine
Unut.
Bu ne garip sözdür anne
Onbeş yıl geçmiş dile kolay
Otuz beş can sarılmış bir bedene
Devlet suskun,
Toplum suskun,
Diller suskun,
“Yak ula yak diyen bir hayvan sesi
Ulur it yuvalarının derinliğinde
Şükür bir şey yok der devletin başı
Bir başka başı Erzurum zanneder yanan ateşi
Yürekler sağır,
Vicdanlar sağır,
Diller sağır,
Her yan bir utanç yuvası
Bu nasıl iştir anne.
Unutma anne unutma
Unutturma anne unutturma
Madımak denilen o yeri
Bir utanç duvarı ör üstüne
Bir kara şal çek
Bütün dünya tükürsün üstüne
Ölmek ne garip şey anne
Yıldızlarda seninle dolaşmak ne garip şey
Tut ellerimi
Al yüreğine koy
Yanmış bir kızıl gül gibi kokla beni anne.


Aşur EYLEN

 

TARIH :
7/1/2008 2:43:17 PM
EKLEYEN : AHMET DEHMEN MAIL : ahmetdehmen@hotmail.com

* saygideğer köyümüzün büyüklerinden hasan kocayi elimsiz bir tirafik kazasi sonucu kaybettik kederli aylesin bassağliği diler merhuma allahtan rahmetler dilerim ahmet dehmen divrigi mursal derneği yönetim kurulu üyesi 

TARIH :
7/1/2008 9:14:02 AM
EKLEYEN : ÇAGLAYAN ÖZAT MAIL : carliozat@hotmail.com

* bu sene düzenlenen futbol turnuvasında,göstermiş oldugunuz basarıdan dolayı ve sampıyon olmanızdan dolayı tebrık edrım... 

TARIH :
6/30/2008 12:44:44 PM
EKLEYEN : umutsuz MAIL : sivas58@hotmail.com

* bir sivaslı olarak vede birsünni olarak utanıyorum...olmazbu kadar bugün yol tv izledim.oturdum ağladım şuanda17 yaşındayım ve bu katliam oluncada üç yaşın daymışım utanıyorum bu insanları birbirine düşürüp ortaya fitnelik atan allah a havale ediyorum sadece utnıyorum sizin bizim onun alevi yada sünni vs olması hiç bişey değiştirmez isteyen istediği dini seçmekte özgürdür..kim se kimsenin canını alamaz.yakamaz..... 

TARIH :
6/30/2008 6:20:14 AM
EKLEYEN : can MAIL :

* cok güzel olmus kim yaptıysa eline saglık
 

TARIH :
6/29/2008 11:17:37 AM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* MADIMAK YANDIKÇA YANIYOR

Bir yanımız Kerbela!
Bir yanımız Madımak!
Bir yanımız Sivas!
Bir yanımız Maraş!
Bir yanımız Çorum!
Bir yanımız Malatya!
Bir yanımız Ümraniye!
Bir yanımız Gazi!
Bir yanımızda Enel-hak diyen Hallac-ı Mansur,
Bir yanımızda derisi yüzülen Nesimi,
Bir yanımızda Baba İshak,
Bir yanımızda Şah Kalender Çelebi
Bir yanımızda Hacı Bektaş kandaşı Menteş,
Bir yanımızda Osmanlı’dan kalma kırk bin kesik baş,
Bir yanımızda Şeyh Bedrettin,
Bir yanımızda Pir Sultan Abdal her ikisi de darağacında asılı.
Bir yanımızda Şah Hatayi sızım-sızım sızlamakta,
Bin dörtyüz yıllık katliam,
Bin dörtyüz yıllık çığlık,
Bin dörtyüz yıllık ağıt,
İnsanlığın utanç yüzü
Ruhu bozuk Emevi anlayışı sürüyor, sürecek.
Bin dörtyüz yılın son onbeşinci yılında
Analar halen yasta,
Babalar yaralı yüreklerine taş basmış,
Bacılar özlem yükünün ağırlığında,
Ağabeyler adalet ararken
Ateş düştüğü yeri yakıyor.
Sivas’ta Madımak yandıkça yanıyor.
Kanayan yaram Kerbela,
Açılan yaram Kerbela,
Bir bela devlet doğuyor senin üstüne. Elleri kanlı, yüzleri kanlı, yürekleri kanlı.
Kandan saltanatlar kuruyorlar Mezopotamya toprakları üzerinde.
Zalim bir Emevi.
İnsanlığın utanç yüzü, rezil yüzü.
Analar ağlaşıyor Fatima ana kuzularına,
Analar ağlaşıyor Madımak kuzularına,
Analar ağlaşıyor Maraş kuzularına,
Analar ağlaşıyor Çorum kuzularına,
Analar ağlaşıyor Malatya, Ümraniye, Gazi kuzularına,
Ateş düştüğü yeri yakıyor.
Sivas’ta Madımak yandıkça yanıyor.
En küçükleri Koray Kaya.
35 canın hepsi Koray Kaya’da yaralı yüreklere yazılıyor.
Annesi Hüsniye Hanım yol gözlüyor Koray’ım gelir diye.
“Gelir de bitirir okullarını, büyük adam olur, askere gider, evlenir yaştaşları gibi, o da karışır kuzularına.”
Yol gözlüyor Hüsniye ana.
Korayım gelir diye.
Gelmiyor Koray,
Ateş düştüğü yeri yakıyor.
Sivas’ta Madımak yandıkça yanıyor.
Madımak yangının üzerinden onbeş yıl geçiyor.
Devlet koruyamadığı insanlar için bir özür dahi dilemiyor.
Madımak insanlığın utanç yüzü,
Madımak Kerbela,
Madımak Maraş, Çorum, Sivas, Malatya, Ümraniye, Gazi,
Madımak Hallac-ı Mansur, Nesimi, Baba İshak, Şeyh Bedrettin, Pir Sultan Abdal,
Madımak kanayan yaramız.
Madımak açılan yaramız.
Bugün 2 Temmuz.
Madımak bir Kebapçı dükkanı.
Utancın yüz karası.
Madımak “Utanç Müzesi” olana kadar çığlımız susmayacak.
İnsanlık susmayacak.
Sivas unutulmayacak-unutturulmayacak.
Ateş düştüğü yeri yakıyor.
Sivas’ta Madımak yandıkça yanıyor.


Aşur EYLEN
 

TARIH :
6/28/2008 11:21:00 AM
EKLEYEN : Hasan BOZKURT MAIL : speedy_devils@hotmail.com

* Ben doğma büyüme Ankaralıyım. Ama aslımı asla inkar etmedim. Mursal denince tüylerim diken diken oluyor. Çünkü Köyümü, Toprağımı, memleketimi hiç görmedim. Bu benim için çok büyük bir eksiklik. Hayatımda en çok istediğim şeyi kısmetse bu yaz ağustosun 8 inde gerçekleştireceğim. Hem de çok güzel bir şekilde. Amcamın oğlu Mustafa, yine köyümüz kızlarından Piri Amcanın Kızı Nergiz ile evlenecek. Bende eşimle beraber Sağdıçları olacağız. Buradan bütün canlara Düğünümüze gelmelerini ve bu iki genç yüreği desteklemelerini istiyorum. Herşeyin yüreğinizdeki güzellikler gibi saf ve temiz olması dileğiyle... 

TARIH :
6/28/2008 12:22:37 AM
EKLEYEN : Cemali Alpay MAIL : cemalialpay1962@hotmail.com

* NE OLUR LÜTFEN.....
Daha fazla acılar yaşamak istemiyoruz.yalvarmaktan başka hiç bir cümle aklıma gelmiyor....hasan abiler zor yetişiyor KOCA Ailesnin başı sağolsun allah sabırlar versin 


[<< Geri] 31-40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 [İleri >>]