ŞEKER BAYRAMINIZ
KUTLU OLSUN!

ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARIH :
9/19/2008 5:14:42 AM
EKLEYEN : kanber gürbüzdal MAIL : k0658@hotmail.com

* YAPTIK İBADETİ DÜRÜSTLÜK İLE
İÇİMİZDE YOKTUR RÜŞVET VE HİLE
NE MEKKE ÇAĞIRIR NEDE MEDİNE
ALLAHA VERECEK BORCUMUZ YOKTUR

OKUDUK KURANI SAZLAR ÇALARAK
YEMEDİK HARAMI İNSAN SOYARAK
GÜNAH İŞLEMEDİK İNSAN YAKARAK
MUHAMMEDE VERECEK BORCUMUZ YOKTUR

KILDIK NAMAZLARI İNSAN SEVEREK
KULLANMADIK İNSANI DİN SÖMÜREREK
KIYMADIK BİR CANA ALLAH DİYEREK
ALİYE VERECEK BORCUMUZ YOKTUR

YAPTIK ŞARTIMIZI HİZMET EDEREK
KÖTÜLERE KARŞI GÖĞÜS GEREREK
GİTTİK DOĞRULARIN İZİNİ SÜREREK
İNSANLIĞA VERCEK BORCUMUZ YOKTUR

DAĞITTIK LOKMAYI EŞİT BÖLEREK
ŞEHİT VERDİK HERGÜN DAVA SÜREREK
GİTTİĞİMİZ CENNET TOPRAK DİYEREK
KANBERE VERECEK BORCUMUZ YOKTUR

KANBER GÜRBÜZDAL 

TARIH :
9/19/2008 5:13:34 AM
EKLEYEN : kanber gürbüzdal MAIL : k0658@hotmail.com

* Dogruluk bu degil


DOGRULUK BU DEGİL

İnsan temiz olmaz namaz kılarak
Hocanın peşinde her,gün koşarak
Akşam sabah secade,de düşerek
Başkasını dinsiz bildikten sonra.

Bitmiyor günahlar haca giderek.
Yaşayan canlıya zulüm ederek.
Tanrı af etmiyor tesbik çekerek.
Kula kulluk yapıp etikten sonra.

Çıkmıyor kötülük dua ederek.
Namus korunmuyor peçe gererek.
Doğru bulunmaz,ki inkar ederek.
Kinlik tohumunu ektikten sonra.

Cennet bulunmaz,ki vaaz vererek.
Erenler yolunu hakir görerek..
Dini siyasete alet ederek
KANBERİ Allahsız bildikten sonra.

KANBER GÜRBÜZDAL
 

TARIH :
9/19/2008 5:08:15 AM
EKLEYEN : kanber gürbüzdal MAIL : k0658@hotmail.com

* Burası böyle biline

Aldık ikrar ve imanı,
İyinin yokluk zamanı,
Okulumuz erler meydanı,
Burası Böyle Biline.

Yazdık kuranı tevratı
Sazla okuduk kuranı
Attık yalanı dolanı
Burası böyle biline

Tuttuk orucu zekatı
Yemedik bir yetim hakkı
Aldık doğruyu ehtigatı
Burası böyle biline

Geçtik insan sarrafından
Erenlerin dergahından
Atatandır bizde iman
Burası böyle biline

Gittik Bektaşi yolundan
Pir sultanın diyarından
Aşık Veysel Büyük ozan
Kanberler böyle biline

Kanber Gürbüzdal


 

TARIH :
9/19/2008 5:07:05 AM
EKLEYEN : kanber gürbüzdal MAIL : k0658@hotmail.com

* Kalmayın Orada

Kavimler göçtü arap çölünden
İnsan aya çıktı kalmayın orada
Deve fosil oldu füze bulundu
Halifelik bitti kalmayın orada

Kırıldı kapılar surlar dağıldı
Hakanlar yıkıldı roma yakıldı
Okyanus geçildi kıta bulundu
Krallar devrildi kalmayın orada

Osmanlı yok oldu sultan yenildi
Çin seddine varıp geri dönüldü
Cihan harbi çıktı herkes yenildi
Padişahlar devrildi kalmayın orada

Tekkeler kapandı laik olundu
Peçeler yırtıldı şapka bulundu
iyaset başladı dinler bozuldu
Kanberler devrildi kalmayın orada. 

TARIH :
9/19/2008 5:05:40 AM
EKLEYEN : kanber gürbüzdal MAIL : k0658@hotmail.com

* YÜKSELEN KÖYÜ

yükselenden GELDİK DURUZ DARA
YAŞLIMIZ GENCİMİZ SEVGİDEN YANA
DÜNYAYI ÖZGÜRLÜK ÜSTÜNE KILANA İ
NSAN SAYACAĞIM SELAM OLSUN

ALLAHI ARAYIP KULDA BULANA
BEKTAŞİ PİRLERİN GİDEN YOLUNA
HAYATINI KURAN SEVGİ DALINA
İNSAN SAYACAĞIM SELAM OLSUN

KANBER GİBİ HALKA NEŞE SAÇANA
KÖTÜLÜĞÜ GÖRÜP GERİ KAÇANA
ÖLÜMÜ MİRAS BİLİP KONUP GÖÇENE
İNSAN SAYACAĞIM SELAM OLSUN

KANBER GÜRBÜZDAL 

TARIH :
9/19/2008 5:05:01 AM
EKLEYEN : kanber gürbüzdal MAIL : k0658@hotmail.com

* KIZILIRMAK

Dürüstlük silahın doğruluk yolun
Felsefe Bektaşi Alidir soyun
Ozanlar sesindir dergahlar köyün
Kızılırmak sana geldik erenler

Ufkun aydınlıktır Gönlün ilimdir
Alimler rehberin hocan pirindir
Dinle ibadetin hepsi sevgidir
Kızılırmak sana geldik erenler

Amacın birliktir dünyada birlik
Mirasın kültürün insanda dirlik
Atatürk’tür paşan cihanda mertlik
Kızılırmak sana geldik erenler

Hedefin ülken tören insandır
Barışı gösteren bilim yazandır
Baş kaldırdığımız hile dolu düzendir
Kanberlerle sana geldik erenler

KANBER GÜRBÜZDAL 

TARIH :
9/19/2008 4:57:41 AM
EKLEYEN : kanber gürbüzdal MAIL : k0658@hotmail.com

* YÜKSELEN KÖYÜ

yükselenden GELDİK DURUZ DARA
YAŞLIMIZ GENCİMİZ SEVGİDEN YANA
DÜNYAYI ÖZGÜRLÜK ÜSTÜNE KILANA
İNSAN SAYACAĞIM SELAM OLSUN

ALLAHI ARAYIP KULDA BULANA
BEKTAŞİ PİRLERİN GİDEN YOLUNA
HAYATINI KURAN SEVGİ DALINA
İNSAN SAYACAĞIM SELAM OLSUN

KANBER GİBİ HALKA NEŞE SAÇANA
KÖTÜLÜĞÜ GÖRÜP GERİ KAÇANA
ÖLÜMÜ MİRAS BİLİP KONUP GÖÇENE
İNSAN SAYACAĞIM SELAM OLSUN

KANBER GÜRBÜZDAL 

TARIH :
9/18/2008 3:00:39 PM
EKLEYEN : Mevlana Tamer MAIL : mevlanatamer@hotmail.com

* adım mevlana soy adımda tamer yıllarca taşbaşında.güllübağda.ve istasyonda oturdum. ama hala adımı sakladıgımve bu adda biri yok diyosan diyecek bi şeyim yok.her hafta mursallıyım dediğin o köyden ğeçtim köyünüzün altındada arıcılık yaptımali kızıltug abimde beni çok iyi bilir evinin balkonunda rakı içmediysemde bi bardak sıcak çayını içtim.evin yerini soracaksan eger baraj tarafında balkonuda baraja dogru.daha ne diyeyim.sen benim ne demek istediğimi belkide en iyi anlayan birisisindir umarım.allaha emanet ol 

TARIH :
9/15/2008 2:04:41 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* BU YOL NEREYE GİDER?


AKP iktidarı altıncı yılını doldurup, yedinci yılına doğru yol alırken ülkenin manzarası hiç de hoş değil.
AKP ilk iktidarında yüzde 34, 22 Temmuz seçimlerinde de yüzde 47 oy alarak milli iradenin sesi olduğunu, milli iradenin üstünde bir başka iradenin olmayacağını söyleye dursun ülkedeki huzursuzluk, güven bunalımı büyüdükçe büyüyor.
Oysa yaklaşık yüzde 47 oy oranı ile iktidara oturmuş bir siyasi parti huzuru ve güveni sağlayabilmeliydi.
AKP iktidarı ne huzuru sağlayabildi, nede güveni.
Altı yıl önce büyük gürültü ve patırtılarla göreve başlayan AKP’de gürültü ve patırtının şiddeti büyüdükçe büyüdü.
Bu gürültünün ve patırtının tek mimarı da başbakandı.
Başbakanı her gün televizyonlarda seyredenler öfkesinin, şiddetinin, saldırganlığının nedenlerini ne anlayabildi, ne de bunlara bir anlam yükleyebildi. Çünkü bu davranışların üstü hep örtüldü. Hep de AKP’nin mağduriyeti ile süslendi.
Başbakan kendinden yana olmayanlara tu kaka edasıyla meydan okuyup savaş açtı.
“Biz milletle uzlaştık” diyerek kendisinin dışındaki kesimlerle uzlaşmamayı alışkanlık haline getirerek, hedefine doğru yürümeyi, politikasının gereği haline dönüştürdü.
AKP’nin büyük çapta ABD’deki Bush yönetiminin bir projesi olduğunu bütün dünya alem biliyor.
AKP’nin kuruluşu, ekonomi yönetimi, siyasal stratejisi, dincilik politikasıyla güney doğu sorununun çözülebileceği sanılıyordu. Aynı zamanda bu strateji ABD’nin AKP’ye yüklediği bir misyondu.
Amerika kendi stratejilerine göre davranabilecek bir iktidarın olabileceği inancını BOP eş başkanlık görevini Başbakan RTE’ ye vererek sifonu çekmeden onu kullanabileceklerini başbakanın danışmanı Cüneyt Zapsu’dan öğrendi.
Irak’ı işgal eden Amerika BOP için Ortadoğu’da amaçlarına ulaştı. Irak’ın kuzeyinde kurdurulan aşiret uydu devletiyle birlikte PKK’da Amerika’nın güvenlik şemsiyesi altına alındı.
Amerika Orta Doğu’da ve küçük Asya Anadolu’da herkesi istediği gibi yönetmeye ve kullanmaya başladı.
PKK’nın terörü her geçen gün dozunu arttırarak Anadolu’da her eve her gün ateşler düşürdü. Şehit cenazeleri toplumun yüreğinde yaralar açarken ağıtlar, çığlıklar ateşin düştüğü yeri yaktı.
PKK terörünün dincilik yoluyla bir yerlere götürüleceğini akıllarının arkasına yazanlar umutlarını ABD’deki Fethullah Gülen’e bağlamıştı.
Dincilik ılımlı bir halde hem ABD’nin hem de AKP’nin sırtını dayadığı bir güvenceydi. Fethullah Gülen’e ABD’de boşu boşuna yeşil kart verilmemişti. Hem ABD’nin hemde AKP’nin politikaları bu zatı muhteremin ve cemaatinin üstünde yürüyordu.
Bunun için adına Abant toplantıları denilen görüşmeler ülkenin birçok yerinde yapılıyordu. Son Abant toplantılarının görüşüleceği yer Diyarbakır’dı. Diyarbakır’da Fethullah Gülen’e ait kurumlar gövde gösterisi yapacaktı.
Diyarbakır’da ki Fethullahçı kurumlar nedense bu toplantıdan vazgeçtiklerini açıklayınca PKK’nın etnikçi terörü ile dincilik arasında kalanların çaresizliği bu hamurun hangi suyu kaldıracağını da ortaya koydu.
Ülkede devlet güvenliğinin güvensizliğe dönüştüğünü sergileyen bu olay Türkiye’nin hangi koşullarda yaşadığını gözler önüne serdi.
AKP iktidarı altı yıllık iktidarında terörü bitireceğine azdırmıştı. Ancak bu gerçek Başbakan’ın umurunda değildi. Güneydoğu, PKK, dinciler ve ABD’nin hikmetine terk edilmişti.
Yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar üç “Y” iddiasıyla ortaya çıkan AKP, yolsuzlukların, yasakların, yoksulluğun odağı haline dönüştü.
Hatay’daki Ali Dibo olayları AKP iktidarının nereye doğru koştuğunun ilk fotoğrafıydı. Dinciliğin yarattığı YİMPAŞ, KOMBASAN, İhlas, Endüstri Holding, beyaz Holding derken dinci ticaretin sermayesi oluşmuştu.
AKP’nin etrafını saran yolsuzlukların en belgelisi Şaban Dişli idi. Şaban Dişli AKP’nin yolsuzluk dişlerinden birini daha çekmişti.
Her yerde dincilik adına yolsuzluk ve soygunlar hız kesmeden sürerken Almanya’daki Deniz Feneri olayı bardağı taşıran son damla oldu.
AKP’nin adı Almanya’daki Deniz Feneri olayında da anıldı.
Bütün bu argümanlarını dincilik üzerine oturtan AKP Anayasa Mahkemesince de laikliğe karşı dinciliğin odağı sabıkasını alınca ortalık iyiden iyiye karıştı.
Bu tabloda huzur ve güvenin oluşması mümkün mü? Ekonomi dışa bağımlı, işsizlik, yoksulluk, açlık, yolsuzluk AKP’nin toplumun önüne koyduğu bir çaresizlik sofrası. AKP iktidarı bu görüntüden başarı kazanır mı, yoksa ülkeyi daha derin bunalımlara mı sürükler bunu kestirmek hiçte zor değil.
Başbakan’ın son meydan okumalarına bakılırsa bu işin sonu ya AKP için bir diktatörlük, ya da AKP’nin hüzünlü bir sonu.
Akla şu soru geliyor. Amerikan projesi ile AB’nin Brüksel sevdasıyla, PKK ve dinciliğin mengenesine sıkışmış ülkemiz nereye doğru gidiyor?
Önümüzdeki günler yaşanacakların habercisi olacaktır.
Buradaki en büyük tehlike bu tutsaklığa karşı toplumun suskunluğudur.
Bunu bir kez daha toplumla paylaşmakta bizim görevimizdir. Çünkü yaşanacak bir başka Türkiye yoktur.


Aşur EYLEN

 

TARIH :
9/8/2008 7:26:19 AM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* AKIL TUTULMASI YAŞIYORUZ

Ülkemiz yine toz duman içinde.
Ne zaman halkın işsizlik, yoksulluk, açlık, yolsuzluk gündemi konuşulmaya başlansa gündem birden bire allak bullak edilip değiştiriliyor.
Ülkenin gündemi yıllardır yolsuzluk ve yoksulluk.
AKP iktidarı da bunun mimarı.
Yolsuzluğu, yoksulluğu, işsizliği, açlığı konuşturmayan da yine AKP iktidarı.
Son günlerin flaş yolsuzlukları; açlığa, işsizliğe, yoksulluğa nasıl mahkum edildiğimizin açık kanıtları.
Şaban Dişli, Gaziantep Belediyesi, Batman Belediyesi,
Geleceğin deprem habercisi Almanya’daki Deniz Feneri yöneticilerinin Alman Savcılığındaki itirafları,
Bunlar sadece buz dağının görülen yüzü.
Araştırmacı gazeteci Tuncay Mollaveyisoğlu, 2007 yılından bu yana Kanaltürk’te hazırladığı “Yolsuzluk ve Yoksulluk” programında bütün bu yolsuzlukları belgeleriyle açıkladı. Yolsuzlukların yüzünü gözünü deşifre etti. Ne yazık ki, Tuncay Mollaveyisoğlu’nun yaptığı bu deşifreyi ne duyan oldu, ne de gören.
Duyması gereken yetkililer birden bire buharlaşıp yok oldu.
Buharlaşan yetkililer söz konusu Kanaltürk olunca ‘Ali Kıran Baş Kesen’ kesildi.
Yetkiyi ele geçiren dinciler, din adına yapılan her türlü olayı kutsal sayıp gurbetçilerimizi bir güzel söğüşleyerek hortumladılar.
Yimpaş, Kombassan, Endüstri Holding, Kanal 7’nin Avrupa Şubesi, Deniz Feneri bu dinci soygunun adı oldular.
Yolsuzlukların mimarları cemaat ve tarikatların içine lök gibi oturarak cemaat ve tarikatları kullanarak yolsuzluklarına kılıflar uydurarak dünyaya açıldı.
Kimi Amerika’da, kimi Avrupa’da din adına kibar, kibar soygunlarını gerçekleştirdi.
Söz konusu din olunca akan sular durdu.
Kimi dosyaların üzerleri sessiz sedasız kapatıldı. Kimi dosyalarda ufak tefek gürültülerle unutturuldu.
Alman Savcılığı Deniz Feneri Derneğinin topladığı yardım paralarını yandaş şirketlerine aktararak kara para akladıkları düşüncesiyle dava açarak Deniz Feneri yöneticilerini tutuklayınca itiraflar ardı ardına geldi.
Dinciler Almanya’da tutuklandı. Ülkemiz karıştı.
Alman Savcılığı Türk hükümetinin Deniz Feneri davasıyla ilgili kendilerine baskı yapıldığını söyleyince de ortalık toz duman oldu.
Dünkü dostlar birden bire birbirine düşman kesildi. Parti kongreleri, televizyon ekranları savaş alanına döndü.
Ülkenin açlığına, yoksulluğuna işsizliğine yolsuzluklarına neden olanlar hangi paylaşımlar üzerinde anlaşamadıklarını bir-bir itiraf etmeye başladılar.
Emeklinin paralarıyla satın alınan otellerin kimlere hangi koşullarla satılıp ranta dönüştürüldüğü ülkenin başbakanının ağzından kamuoyuna açıklandı. Hilton Otellerinin Emekli Sandığına ait olduğunu kaç tane emekli biliyordu?
Deniz Feneri Derneğinin kuruculuğunu yapıp, ülkeye döndükten sonra RTÜK Başkanlığına getirilen Zahit Akman’ı kaç kişi tanıyordu?
Petrol Ofisinin özelleştirilmesinde Aydın Doğan’a yapılan kıyağı kaç kişi biliyordu?
İstanbul Belediye Başkanı, Şişli Belediye Başkanı ve Aydın Doğan’ın yediği yemeği hangi İstanbullu biliyordu?
Emin Çölaşan’ın Hürriyet Gazetesinde atılması emrinin kimler tarafından verildiğini kaç kişi biliyordu?
Kanaltürk televizyonuna ve çalışanlarına yapılan zulme hangi medya grubu karşı çıktı? Suskunluğun ve teslim olmuşluğun adı, televizyonculuk ve gazetecilik sayılmıyor muydu?
Madem her şey konuşulmaya başlandı. Herkes bildiğini açıklamalı.
Sayın Aydın Doğan’ın beni mahkemeye ver demesi yeter mi?
Haydi, gelin hep birlikte bugüne kadar bu ülkenin nasıl soyulduğunu, yetim hakkının kimler tarafından söğüşlendiğini, kimlerin köşeyi nasıl döndüğünü, kimlerin buna aracılık etiğini bilenler bir, bir anlatsın bizler de dinleyelim.
Buna yüreği yetecek bir tek siyasetçi, bir tek medya patronu buluna bilir mi?
Açlığın, yoksulluğun, işsizliğin, yolsuzlukların bedelini ödeyen insanlarımızın bu kayıkçı kavgasını gören gözle izlemesi gerekir.
Bu ibretlik görüntüler alkışlandıkça körlüğün ve suskunluğun denizinde boğulmaya doğru kulaç atarız.
Bu halk bunca olaydan sonra da uyanmazsa AKP’ye helal olsun demekten başkada çaremiz kalmaz
Şurada seçime kaç adım kaldı?
Halk açlığa, yoksulluğa, işsizliğe, yolsuzluğa dur diyecek mi?
Bunu da göreceğiz.
Konuşun beyler konuşun, Allah aşkına konuşun.
Susmak size yakışmaz konuşmaya devam.



Aşur EYLEN

 


[<< Geri] 21-30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 [İleri >>]