ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARIH :
7/19/2009 6:12:19 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* ANADOLU TANRI ANANIN ADIDIR


Gizemli bir yurttur Anadolu.
Bu topraklar kendi gizemini tarih boyu göğsünde taşıdı.
İnsanlık bu topraklar üzerinde serüvenini eksiksiz yaşadı.
Anadolu’da insanlık nice barbarlıkları da kendi oluşumu içinde yaşadı.
Nice gizemleriyle, nice özlemleri özgürleştirirken ihanetçilerinin kalleş nameleriyle, işgalcilerin geçici özlemlerini paylaştı.
Anadolu toprakları hiç leke tutmadı. Kutsallığının bereketi özgürlüğünün aklığında bütün karanlıklarını o kutsal ışığıyla aydınlattı.
Uygarlıkları bu aydınlıktan doğdu.
İnsanlık bu ışığın aydınlığında insan sürülerinden-oymaklara,
Göçebe kabilelerden-yerleşik topluluklara,
Tanrısal yöneticilerden-çağdaş topluma değin,
Neler görmedi ki,
Büyüden dine,
Dinden ince düşünceye,
Gözlemden deneye,
Bilgiden bilime değin,
Neler düşünmedi ki,
Anadolu bir ekin ülkesidir.
İnsanı insan yapan ilk kültür öğeleri bu toprakların ürünüdür.
Nice coşkuların,
Nice acıların yarattığı bir üründür bu.
Nice yaşantılar soluk soluğa kaldı bu ülkede.
Anadolu harmanı bunların hepsinin tanığıdır.
Hattiler, Huriler, Luviler. Hititler
Bu harmanın gerçek sahipleridir.
Bu topraklarda doğmuş, bu topraklarda büyümüş, bu topraklarda yaşlanmış, bu topraklarda ölmüşlerdir.
Bu toprakların bir karışını dahi işgalcilere bilerek, isteyerek vermemiş ya da satmamışlardır.
Kahramanlıklarının adı uygarlık, uygarlıklarının adı da direnişleridir. Anadolu tarihi bunları böyle yazar.
Bu harmanda tutunamayanlar da vardır. Onlar bu topraklara işgal için gelmişlerdir.
Barbardırlar, zalimdirler.
Adları tarihe döktükleri kanlarla yazılmıştır.
Helenler, Romalılar, Bizanslar.
Anadolu harmanının kanlı yüzleridir. Uygarlığı öğrendikleri bu topraklardan geldikleri yöne doğru gitmeyi başarabilen barbar topluluklardır.
Bugünkü emperyalist toplulukların anası, babası, danası da bunlardır.
Selçuklu, Osmanlı
Uygarlıkların gölgesinde nice din savaşlarının, nice kardeş savaşlarının, nice kıyım ve katliamların şahlarıdır, sultanlarıdır, padişahlarıdır. Anadolu topraklarında bazen baharın, bazen kışın, bazen yazın bazen sonbaharın adlarıdır. Tarih sayfalarında bunları da böyle yazar.
Troya’dan günümüze yaşadığımız Türkiye Cumhuriyetine uzanan bir yoldur Anadolu.
Bu yazgı Anadolu tarihinin onur yazgısıdır.
Bütün yaşanmışlıkları bu yazgısının içinde barındırır. Tarihin bütünlüğünü kaydeder bütün sayfalarında Çanakkale’de eksik kalmış bir hesabı tamamlar Mustafa Kemal Atatürk. Kurtuluş Savaşında Troya’lı Hektor’a selam gönderir. Tarih bunu bağımsızlığın adı olarak yazar sayfasına.
Anadolu ekin yeridir, harman yeridir. Toprakları Türkiye Cumhuriyetine emanettir.
Helen Roma, Bizans.
İnsan ruhunun derinliklerindeki köleliğin adıdır, adresidir.
Kanla yazılmıştır bu adres tarih sayfasına.
Bugünlerde yine dayanmışlardır Anadolu’nun kapısına.
Adları farklıdır, şanları farklıdır.
Kanlı ellerini uzatmışlardır Anadolu’nun bağrına.
Avrupa-Amerika
Emanetten ekin isterler, harman isterler
İnsan hakları adına, demokrasi adına özgürlük adına,
Bunun için neler yapar, neler bunlar.
Hükümetler kurar, hükümetler yıkarlar.
Mecliste yasalar çıkarır, yasalar yaparlar.
Para alırlar, para verirler,
Mal alırlar, mal verirler,
Fabrika alır, toprak alır, bağ alır, bahçe alır, ev han hamam alır, bir güzel tekrar yerleşirler Anadolu topraklarına.
Taşeronları göz yumar bunlara.
İşçi susar, köylü susar, memur susar, esnaf susar, halk susar.
Suskunluk bir türküdür Anadolu için.
O türkü söylenmeye görsün.
Hektor’un kemikleri sızlar
Ayağa kalkar Mustafa Kemal’ler.
Bir şiirdir Anadolu
Henüz söylenmemiş bir şiir
Anadolu gizemli bir yurttur.
Bu topraklar gizemini yüreğinde taşır.
Nice Helenler, Romalılar, Bizanslar gelir.
Nice Avrupalılar, Amerikalılar gider.
Anadolu,
Aşkın adıdır,
Işığın adıdır.
Tarih bunun en tatlı tanığıdır.
Anadolu tanrı ananın adıdır.


AŞUR EYLEN

 

TARIH :
7/17/2009 10:34:51 AM
EKLEYEN : Mehmet Dehmen MAIL : mehmetdehmen@hotmail.com

* Saygıdeğer büyüğümüz Yusuf Sönmez'in Saygıdeğer eşi Emiş ablamızın vefatını Diyarbakır Bismilde öğrendim Emiş ablaya Allahtan rahmet Ailesine başsağlığı ve sabır diliyorum mekanı cennet olsun 

TARIH :
7/11/2009 3:35:48 PM
EKLEYEN : İsmail Aydoğmuş MAIL : sairaydogmus@hotmail.com

* 25 - 26 Temmuz 2009 Tarihinde
Yüzyılımızın Ozanı Aşık MAHZUNİ ŞERİF in Köyü olan
Maraşın Afşin İlçesi BERÇENEK Köyünde
Ozanımızı Anacağız.
Tüm Dost ve yakınlarımızı Türkülere ve Ozanlara sevdalı dostları bekliyoruz.

İsmail Aydoğmuş
Şair

Bilgi için : www.bercenek.com
 

TARIH :
7/7/2009 12:51:18 PM
EKLEYEN : ozan MAIL : ozan_günaltay02@hotmail.com

* mursal olarak siteyi çok sevdim
ilk buluş tarihim altta yazılı
12.6.2009 

TARIH :
7/5/2009 1:46:26 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* NELER OLUYOR?


Bay Başbakan partisinin il, ilçe, ocak, bucak kongrelerinde durmadan, bıkmadan, usanmadan konuşuyor.
Kafayı CHP’ye takmış. “Bunların geçmişi bereketsiz” “CHP’nin dünü neyse bugünü de o” CHP şöyle, Sayın Baykal böyle vs. vs. vs. Bay Başbakanın lafının önü CHP, sözünün arkası Baykal, çok kızgın gözlerinden ateş püskürüyor. CHP deyince bütün kini açığa çıkıyor. Görüntüsü ve son fotoğrafları bunu gösteriyor gibi.
Bay Başbakan kürsülerde CHP’ye kızgın ve kinli konuşa dursun memlekette bir şeyler oluyor. Bir başka yerlerde birileri bir başka düşlerden söz ediyor.
Bay Başbakan CHP’ ye iş bilmezler, yolsuzlar, yetimin hakkını yiyenler, trilyonları dolandıranlar, askiciler, iskiciler diye nutuklar atarken ekonomi dibe vuruyor.1945’de 2. Dünya Savaşında yüzde 15 küçülen ekonomi, 2009’un ilk yarısında yüzde 13,8 küçülüyor. Ekonomi küçüldükçe işsizlik, yoksulluk, açlık artıyor.
İşsizlik, yoksulluk, açlık halkımızı mutlu ettikçe Bay Başbakanın partisi AKP’de büyüdükçe büyüyor. AKP büyüdükçe Bay Başbakan daha çok konuşuyor.
“Küresel krizi iyi yönetiyoruz. Korkunuz olmasın bu kriz bizim krizimiz değil, bizi teğet geçecek ya da sürtünerek geçecek elbette geçerken hissetmeyeceğimiz kadar küçük bir hasar bırakacak. Türkiye bu krizi en az hasarla atlatacak” cak, cek, cak, cek. Derken yedi yıldır AKP iktidarını yıkmak isteyen hain darbeciler hain planlarıyla tekrar ortaya çıkıyorlar. Darbeci güçler irticayı, Gülen cemaatini ve AKP yi bitirmeyi planlıyorlar”
Vay, vay, vay.
Kıyametler kopuyor.”
Mağduriyetin gözyaşları yedi yıldır sel olup darbecilerin yaktığı ateşleri bir-bir söndürüyor.
Bay Başbakan halkımızın vicdanına sesleniyor. “Bunları yapanları hukukumuzun adaletine şikayet edeceğiz.”
Memleket yedi yıldır bu haberlerle çalkalanıyor. Halkımız açlığını, işsizliğini, yoksulluğunu unutup hain darbecinin imzasını taşıyan belgeyi kutsal cemaat suyu ile yıkanmış medyanın sayfalarından okuyup, ekranlarından izliyor.
Açlık artıyor.
Yoksulluk artıyor.
İşsizlik artıyor.
Darbeciler bir türlü darbe yapamıyor. AKP’de büyücük, büyücük oluyor.
Bu büyücüklüğün gölgesinde Fethullah Gülen Cemaati ABD’den meydan okuyor.
“Bizi kimse yıkamaz.”
“Bunu hayal bile edemezler”
“Gülen hareketinin milyonlarca üyesi ileride Türk halkının azımsanmayacak bir bölümüne yayılacak hayatın her alanında ne kadar örgütlü olduğunu gösterecek.
Bugün belli bir parti, yarın başka bir parti derken ülke içindeki ağlarını ördükçe örecek.”
“Her Türk vatandaşı potansiyel olarak Gülen hareketinin bir parçası olacak vs. vs.”
Aynı günlerde Abant’ta bir platform toplanıyor.
Bu toplantıya hükümet kanadından Bay Bülent Arınç ve Bay Egemen Bağış katılıyor.
Abant toplantıları ülkemizde meşhur mu meşhur. Bu toplantılar Fethullah Gülen’in memleket hasretinden akan gözyaşlarıyla açılıp, burnunu sildiği mendilin kutsallığıyla kapanıyor.
Bu yılki Abant toplantısında “Türkiye’nin demokratikleşme süreci” konusu ele alınarak tartışılacak. Demokrat olmayan bir ülke bir cemaat eliyle nasıl demokratikleştirilecek? Bunlar tartışılıp, görüşülecek ve bir karara bağlanacak.
Bu meşhur toplantıyı Bolu Valisi bir konuşmayla açıyor. Bay Vali bakanların huzurunda öyle bir konuşma yapıyor ki, sanki Türkiye Cumhuriyetinin bir valisi değil, zamanın Bolu Beyi.
Bay Valinin konuşması Bay Bülent Arınç’ı duygulandırıyor. “İşte diyor işte bize böyle valiler gerekli”
Vali beyin gururu okşandıkça duyguları Bay Arınç’ın duygularıyla örtüşüyor.
Abant toplantısından gerekli mesajlar gerekli yerlere ulaşıyor.
Cemaat işlerini kolaylaştıra dursun Kayseri de geçen Mart ayında ilginç bir olay yaşanıyor.
Kayseri 2. Hava İkmal Bakım Merkezi ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Rıdvan Ulugüler adına hazırlanmış sahte emirler komutanlığın elektronik sistemine sokuluyor. Sahte emirlerle komutanlığın Doküman Yayın Sistemine (DYS)de giriliyor.
Askeri Savcılık yürüttüğü soruşturmanın ardından Kayseri Hava İkmal Komutanlığında görevli Astsubaylar Ali Balta, Orhan Güleç ve İsmail Dağ’ı gözaltına alıyor.. Balta ve Güleç tutuklanırken her iki astsubayında “Işık Evleri” mensubu oldukları ve lise çağlarında tarikatla ilişkiye geçtikleri anlaşılıyor.
Tutuklanan Astsubay Ali Balta ışık evleriyle ilişkilerini anlatıyor.
“Denizli de lisedeyken 1 yıl kadar ışık evlerine gitmiştim. Astsubay Meslek Yüksek Okuluna geldiğimizde kendi düşüncelerime yakın öğrencilerle arkadaşlık etmeye başladım. Okuldan mezun olurken şu anda ismini vermek istemediğim ve öğrenciliğim sırasında tanıdığım ışık evlerinden bir ağabeyimiz bana Kayseri’ye gittiğimde orada ışık evlerinden kişilerin bize ulaşacağını söyledi. Ben 15 Eylül 2006 tarihinde birliğime katıldım. Birkaç gün sonra Tarık isimli şahıs bana bir iki dakika beklememi söyledi. Şu anki ev arkadaşlarım olan İ.D. ve O.G astsubayları da alarak yanıma geldi. Bize İzmir’den arkadaşları tarafından arandığını, bizlerin telefon numaralarının ve isimlerimizin verildiğini, burada bize kendisinin ağabeylik yapacağını, sorunlarımızı ona anlatmamızı, bizim ile bundan sonra kendilerinin ilgileneceğini söyledi.”
Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığıca yürütülen Işık Evleri soruşturması halen sürüyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında olayın Fethullah Gülen’e kadar uzanabileceği de olasılıklar arasında yer alıyor.
Meclisin tatile gireceği son günün gece yarısı AKP meclisten bir yasa geçirdi. Bu yasa da siviller hangi konularda suç işlerse işlesin mutlak sivil mahkemelerde yargılanmalarının yolu açıldı.
Bu yasa Fethullah Gülen ve benzeri yapılanmalarının askeri yargıdaki soruşturmalarına sivil kalkan oluşturuyor. Cumhurbaşkanı Bay Abdullah Gül bu yasayı onaylarsa, TSK içinde devam eden Işık Evleri soruşturmasında Fethullah Gülen ismine somut olarak ulaşılsa bile askeri savcılık hiçbir işlem yapamayacak.
Böylece Fethullah Gülen bir kez daha aklanarak Amerika’da ki çiftlik hayatına devam edecek.
Son kopartılan yaygaradaki sahte fotokopi belge ne diyordu? “AKP ve İrticacı Gülen hareketi çökertilerek bitirilecek.”
Vay, vay ki, vay
Ilımlı İslam Cumhuriyetinin aldığı yolun uzunluğuna bakın.
Büyük Orta Doğu (BOP) Projesi işi hangi aşamalara kadar getirmiş.
Sivas Madımak katliamının 16. yılında bağnazlığın ve yobazlığın aldığı yola bakınız.
Sivas canilerine daha dün Refah Partisi toz kondurmuyordu. Onun Adalet Bakanı Şevket Kazan katillerin avukatlığını yapıp cezaevinde ziyaret ediyordu.
Bugün Fethullah Gülen ve cemaati için neler, neler yapılıyor.
Deniz Feneri,
Işık Evleri
İsmail Ağa Cemaatinin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nun hac ziyaretinde Atatürk Hava Limanının işgal edilmesi dinciliğin ve cemaatçiliğin, dindar yurttaşımızın yaşamına ipotek koyması.
Genişleyen dincilik, daralan çember, ekonomide iflasın eşiğine gelmiş bir ülke.
Bay Başbakan konuşuyor.
CHP’ye çok kızıyor.
Ortalık cemaatlerin toz dumanından geçilmiyor.
TRT ekranlarında küçük Arthur orucunu bozduğu için gökten inen meleklerce cezalandırılıyor.
Yaşamın bütün ipleri dinciliğin, cemaatçiliğin ellerine bırakılıyor.
Ülkede bir şeyler oluyor.
Neler oluyor?
Ne dersiniz?
Neler, neler oluyor?



AŞUR EYLEN

 

TARIH :
7/5/2009 1:43:44 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* Sevgili Ali Çiftçi'ye Allah'tan rahmet diliyorum. Ağkız Bacının, çocuklarının ve sevenlerinin acılarını paylaşıyorum. 

TARIH :
7/4/2009 10:43:14 AM
EKLEYEN : ozan MAIL : ozan_günaltay02@hotmail.com

* mursal köyü mursal spor da yendiniz tebrikler saygılarmla
dayım soner çınar oralı 

TARIH :
7/1/2009 2:45:09 PM
EKLEYEN : ahmetdehmen MAIL : ahmentdehmen@hotmail.com

* 2 temmuz sivas katliyaminda sehit düsen canlara allahtan rahmet kederli aylesine bassagligi diliyorum ahmet dehmen divrigi mursal der yön kur üyesi 

TARIH :
6/29/2009 3:08:43 PM
EKLEYEN : antalya MAIL :

* resimlere baktım o kadar güzel kı çok özlemişim bir kez daha anladım...yuvaya doğru yürüsem küçük derenin sesi bir yandan 3 yılın hasreti biterdi belki ama ne izin var nede zaman artık songül ün düğününe kaldı herşey :) şimdiden MERHABA... 


[<< Geri] 11-20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 [İleri >>]