ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARIH :
26.11.2015 07:42:56
EKLEYEN : Zülfikar Bal MAIL : balzukuf@hotmail.com

* ONURLA, GURURLA, HEYECANLA, ÖZLEMLE, HASRETLE PAYLAŞIYORUM.
KÖYÜM MURSLA VE MURSALLILARA, KÖY HASRETİ ÇEKEN TÜM KÖYLÜLERİMİZE SELAM OLSUN DİYORUM

Ata yurdu, baba ocağı köyüm Mursal’a tarihinde ilk kez böyle bir bina, böyle bir cemevi yapılıyor, böyle bir hizmet binası yapılıyor. Yörenin en büyük köylerinden biri olan köyüm Mursal böyle bir cem evini ve hizmet binasını çoktan halk etmişti. Başta Mursal köyü muhtarımıza maddi manevi emeği geçen, hizmeti dokunan tüm köylülerimize ve halkımıza, kurum ve kuruluşlara Mursal’lı olarak Gönülden yürekten teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.

Çok uzaklarda, yama dağının eteğinde olsa da, çok sık gidip gelmesem de, köyüm Mursal’lı çok özlüyorum. Köylümü çok özlüyorum. Mursal’nın dağını, taşını havasını kurdunu kuşunu, dişlerini, çevirmeyi, yartmışı çok özlüyorum. Köyden 45 dakika uzakta olan dişlerin mezrasında yokluktan çarık giydiğimi, çarığın tabanı yırtılınca sırımla örüldüğünü çok iyi hatırlıyorum. Ölünceye kadar unutamayacağım anılarım var.

63 yıldır ayrı kaldığım Köyüm Mursal’la ( BİR KİŞİ HARİÇ) tüm Mursal’lılara, Cennet vatanımın bir başka köşesi olan 35 yıldır ikamet ettiğim, Bursa’dan, Yıldırım ilçesinden, kaplı kaya mahallesinden, kaplı kaya parkından, kaplı kaya deresinden, ulu dağın yamaçlarından gönüller dolusu sevgilerimi kucaklar dolusu selamlarımı, buram, buram hasret ve özlem kokan duygularımı yolluyorum.

Bu güzel paylaşımda bulunan, bizleri bigilendiren sayfa arkadaşım köyüm Cemali Kocaoğlu’na ayrıca teşekkür ediyorum.

2009 yılında köyüm hakkında yazdığım bir kaç yazımın bağlantı adresini köylülerimle köyüne hasretlik çekenlerle paylaşmak istiyorum.

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=997785723615934&set=pcb.1694884727412778&type=3&relevant_count=9

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10153685476289419&set=a.10150471585669419.386334.552884418&type=3 (KÖYÜM MURSAL’IN RESMİ VE RESMİM YAN YANA)

2009 YILINDA KÖYÜM HAKKINDA YAZDIĞIM YAZILARIMIN BAĞLANTI ADRESLERİ
http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/koyum-mursalin-yeri-yerlesimi-yasam.html (KÖYÜM MURSAL’IN YERİ, YERLEŞİMİ, YAŞAM KOŞULLARI)

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/11/mursal-koyum-oldugu-icin-guzel.html (MURSAL KÖYÜMOLDUĞU İÇİN GÜZEL)

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/zulfikar-bal-ofkarliyim.html (EFKÂRLIYIM)

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/koylunun-koyune-ve-koylusune-aski.html (KÖYLÜNÜN KÖYÜNE VE KÖYLÜSÜNE, AŞKI, SEVDASI, ÖZLEMİ)

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/mursalliysan-baskoseye-ve-mursali.html (MURSALLIYSAN BAŞKÖŞEYE VE MURSALI FERHAT KAYA HK.)

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/koylerimizde-ve-o-toparakalrda-yasayan.html (KÖY BÜYÜKLERİMİZ)

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/koyume-ve-koylume-karsi-olan-ozlemim.html (KÖYÜME VE KÖYLÜME KARŞI OLAN ÖZLEMİM GİTMİYOR AZALMIYOR)

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/emegin-teri-topraga-dusmeyince-koye-koy.html (EMEĞİN TERİ TOPRAĞA DÜŞMEYİNCE, KÖYE KÖY, KÖYLÜYE KÖYLÜ DENİRMİ?)

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/koyluyu-koyunden-gozyaslariyla.html (KÖYLÜYÜ KÖYÜNDEN GÖZYAŞLARIYLA KOPARANLAR UTANSIN)
 

TARIH :
15.07.2015 07:28:05
EKLEYEN : ERCAN DÖNMEZ MAIL : ercand35@hotmail.com

* İzmir Karşıyakadan Selamlar.Ercan Dönmez. 

TARIH :
25.05.2015 14:57:05
EKLEYEN : oyun58.com MAIL : destek@maykrosoft.com

* Merhaba Hemşehrilerim Yeni Websitemize Desteklerinizi Bekliyoruz. www.oyun58.com 

TARIH :
5/17/2013 9:56:17 AM
EKLEYEN : muhsin kocaoğlu MAIL : kocaoglumuhsin@hotmail.com

* sevgili dostlar sitemiz öncelikle kutlu olsun emeği geçen herkesin eline yüreğine sağlık 

TARIH :
4/16/2013 8:22:06 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* HESAPLAŞMA


Yalandan köprüler kurula,
Talandan direkleri vurula,
Sağ tarafına AKP,
Sol tarafına PKK otura,
Gelenden geçenden,
Haraçlar alına, hesaplar sorula.
Yalandan kurulan köprüler, talandan dikilen direkler, alınan haraçlar, sorulan hesaplar.
Bunların hepsi ne yazık ki son on yılda ülkem insanı üzerinde hazmettire hazmettire gerçekleştirildi.
Ülke kendi tarihi ile hesaplaşma noktasına geldi.
Mustafa Kemal Atatürk’ten kazandığı Kurtuluş Savaşının ve kurduğu Cumhuriyetin hesabını sorma zamanı geldi çattı.
1919’da ülkemizi işgal eden emperyalist devletler kendilerine kimlerini uşak olarak seçmişlerdi? Hangi cemiyetleri kurmuşlardı? Bu cemiyetlerle nasıl bir iş birliği yapmışlardı o yılları bir anımsayalım.
Kürt Teali Cemiyeti (Kürtleri Yükseltme Derneği) Diyarbakır, Bitlis, Elazığ illerinde faaliyet gösterirken İstanbul’dan yönetiyordu.
Bu derneğin amacı emperyalist devletlerin himayesi altında bir kürt devleti kurmaktı.
Teali-i İslam Cemiyeti (Müslümanlığı Yükseltme Derneği) Konya ve dolaylarında örgütlenerek, İstanbul’dan yönetiliyordu.
İtilaf ve Hürriyet (Uzlaşma ve Özgürlük Derneği)
Sulh ve Selamet Cemiyeti (Barış ve Kurtuluş Derneği)
Hilafetin ve Saltanatın sürmesi uğruna kanlı zalimlerin elini tutup, İslam adına anlaşmalar yapmışlardı.
İngiliz Muhipleri Cemiyeti (İngiliz Dostları Derneği)
Bu derneğe girenlerin başında Osmanlı Padişahı ve Halife-i Ruy-i Zemin unvanını taşıyan Vahdettin, Damat Ferit Paşa, Dahiliye Nazırı Ali Kemal, Adil ve Mehmet Ali Beyler ile Sait Molla bulunuyordu. Dernek Başkanı İngiliz Rahip Frew (Fru) idi.
Bu derneklerin görevi memleket içinde örgütlenmek, milli yapıyı felce uğratmak, yabancıların müdahalesini kolaylaştırmaktı.
Mustafa Kemal Atatürk bu alçakça planları Kurtuluş Savaşıyla boşa çıkarıp, emperyalist orduları dünyanın şahitliğinde paçavraya çevirdi.
Kurtuluş Savaşı Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte tam bağımsızlık ve cumhuriyet inancını yarattı. Cumhuriyette bu günkü çağdaş dünyaya uyum sağlamış, çağdaş Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Ulusunu yarattı.
Bütün bunların emperyalistler ve işbirlikçileri için bir bedeli olmalıydı.
Bugün AKP’nin, BDP’ nin, PKK’nın bütün derdi işte bu sorgulamayı yapabilmek çağdaş Türkiye Cumhuriyeti ve onun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten hesap sormak.
Kökleri Kürt Teali Cemiyetinden, Teali-i İslam Cemiyetleri örgütlerine dayanan bu güçler sağcı, muhafazakar, liberal,milliyetçi iktidarların yarattığı zaaflardan yararlanıp iktidara yerleşerek son on yıl içinde bu sinsi planlarını kurdular.
Büyükbabaları küresel efendileri ellerine tutuşturduğu BOP Eşbaşkanlığı Projesi ile bu sinsi planları buluşturarak hem cumhuriyetle hem de Mustafa Kemal Atatürk’le hesaplaşmanın yolunu açtılar.
AKP iktidarı icraatları bunun en açık kanıtıdır. Cumhuriyete ve Mustafa Kemal Atatürk’e ait ne kadar değer varsa hepsiyle tek tek oynadılar.
“Anıtkabir sap gibi dikilme yeri değildir.” Sözleriyle başlayan hesaplaşma,
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarının,
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramlarının
29 Ekim Cumhuriyet Bayramlarının
30 Ağustos Zafer Bayramlarının kutlanma şekillerinin yersizliği tartışmasına ve yasaklanmasına kadar geldi.
En son 23 Nisan’da çocuklara bir günlüğüne bırakılan cumhuriyet yönetimi ve makam koltuklarının çocuklara bırakılmasına tahammül edemeyen zihniyet Mustafa Kemal Atatürk’le başlayan bu uygulama ve geleneğe son verdi.
Kürt Teali Cemiyetinin (PKK’nın) tutuklu başkanı ile Teali-i İslam Cemiyetinin uzantısı AKP iktidarı Sünni İslam şemsiyesi çatısı altında buluşarak Türkiye Cumhuriyetini yıkma konusunda anlaştılar.
Şimdi her iki zihniyetin ortak aklı akil insanlar yıkımın kolaylaşması için halkı ikna turlarına çıktılar.
Yalanla kurulan köprüler,
Talanla dikilen direkler,
1919’daki amaçlarına ulaşmak için sona geldiler.
Bunun için,
Güneydoğu’da özerk bir Kürdistan kurulana,
Genel Af çıkana,
Silahlar ve bir kısım PKK’lılar Kandil’e gidene,
Suriye’de PKK/PYD güçleri Özgür Suriye Ordusu denilen Sünni teröristlerin yapamadıklarını yapıp Esad güçlerini yenene,
İsrail ve PYD birlikteliği kurulana değin yıkım projeleri sürecektir.
BOP’un gerçekleşmesi, cumhuriyetin yıkılması Mustafa Kemal Atatürk’ün anıtlarının parçalanması bu projenin başarılmasına bağlıdır.
Bugün yapılan bütün yalanlar, iki yüzlülükler, akıl dışı işler bunun içindir.
AKP, BDP, PKK, BOP dayanışmasının asıl amacı küresel efendilerine engel olan Türkiye Cumhuriyetini ve Mustafa Kemal Atatürk’ü ortadan kaldırmaktır.
Hedef Türkiye Cumhuriyetidir.
Amaç Mustafa Kemal Atatürk’ten hesap sormaktır.
Bu hesabın kökü 1919’a dayanmaktadır.
Hesaplaşma tarihin kanlı ve kirli sayfalarında yatmaktadır.



Aşur EYLEN
 

TARIH :
4/1/2013 8:13:21 AM
EKLEYEN : Ekrem Akgül MAIL : akgul5959@hotmail.com

* Siteniz çok güzel elinize,yüreğinize sağlık,
Tekirdağ da bir sivaslı olarak,kültürümün motiflerini görüyorum.Selamlar 

TARIH :
12/25/2012 12:47:49 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* ÜSTÜMÜZDEKİ KARANLIK ŞAL


İslamcılık, dincilik.
İslamın ve dindarlığın üzerine örtülmüş kara bir şal.
Öyle bir kara şal ki, her türden işbirlikçiliğini, karanlığını içinde taşıyor.
23 Aralık 1930’da Menemen’de Kubilay’ın başını kesen İngiliz Muhipler Cemiyeti üyesi tarikat lideri Erbil’li Şeyh Esat’ın müridi, İngiliz Muhipler Cemiyeti üyesi Manisa Mutasarrıfı Hüseyin Hüsnü (Yunanistan’a kaçtıktan sonra adını Hüsnüyadis yapan) Derviş Mehmed’in kuzenidir. Bunlar Dergahlarını Menemen’in Sümbül köyüne kuran Nakşi “Bedirhan” tarikatındandır.
1847’de Kürt Bedirhan aşireti Osmanlıya baş kaldırır. Bedirhan Girit’e sürgüne yollanır. Burada İngilizlere yamanırlar. Ajanlaştırılmak üzere bugünkü Lavriyon kampına gönderilirler. İç isyanlar çıkarma konusunda yetiştirilirler ve salınırlar Anadolu’nun üstüne, işte Erbilli Şeyh Esat, Manisalı Hüseyin Hüsnü (Hüsnüyadis) ve kuzenleri Derviş Mehmetler Nakşi Bedirhan Tarikatının İngiliz koludur. 23 Aralık 1930’da Menemen’de genç Cumhuriyetin öğretmeni Asteğmen Kubilay’ın karşısına çıkarken 1925’de doğudaki Şeyh Sait isyanının benzerini ülkenin batısında denemişlerdir.
Emperyalizm İslam’a sızmayı işte bu ajanlarla başarır.
Ülkemizdeki tarikat ve cemaatlerin hangisine bakarsanız içerisinde yönetici kadrosunda olan; İngiliz, ABD’li, İsrail, Alman, Belçikalı vb. isimlere bolca rastlanır. Bunların tek hedefi Mustafa Kemal Atatürk ve kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’dir.
Bu emperyalizmin yüz yıllık intikam rüyasıdır.
Şimdi bu isimlerden bir kaçını tanıyalım.
Hamit Algar, İngiliz asıllı, Amerika’da yerleşmiş, Nakşiliğin tarihi üzerinde araştırmalar yapan AKP’nin kurucularından bir çoğunun yakın dostu olan Atatürk ve Atatürk Milliyetçiliği aleyhine yayınlar yapan İngiliz İstihbaratının önemli isimlerinden biri olarak tanınır.
Bu Hamit Algar Nakşibendi, Nurcu gibi tarikatların içinde kitaplarıyla Müslümanlığın öncülüğünü yaparken bir makalesinde Atatürk için şunları yazıyor,
“Mustafa Kemal Paşanın modern dünyada İslam’a en erken ve en zarar verici saldırıların öncüsü olduğu çok iyi bilinir. Halifeliğin kaldırılması, ulusçuluğun desteklenmesi, şeriat hükümleri yerine, ithal Avrupa yasalarının getirilmesi, medrese sisteminin kaldırılması, tarikatların yasaklanması sonucunda Türkiye’de geleneksel İslam yaşamı darmadağın edildi. Türkiye’de İslam’dan uzaklaşma diğer Müslüman ülkelerden çok daha çabuk gelişti.“
İngiliz İstihbaratçısı olarak bilinen Algar Nakşibendiliği ve Nurculuğu yere göğe kondurmazken Mustafa Kemal Atatürk’e yapmadığı hakaret kalmaz.
Hollanda İstihbaratından Von Bommel İslamı seçip Müslüman olunca Süleymancıların safında yer kapıp “Gıblah” adlı dergi çıkarıp, Pakistan, Libya, İran gibi ülkelerden büyük destekler alır.
Tarikat ve İslam dini için ahkam kesen isimler ülkemizi yabancı İstihbarat örgütlerinin istedikleri gibi cirit attıkları yeryüzü cennetine çevrir.
Bir yanda İslamın tarikat ve cemaatlerine yön verirken, bir yandan da ülke yönetiminde aktif görevlerin içine girirler.
İsrail’in İstanbul Büyükelçisi ve MOSSAD elemanı Alon Liel, Tayyip Erdoğan ve AKP’yi öven kitaplar yazarken, CIA İstasyon Şefleri Fuller, Abromowitz, Makowski, Perle gibi isimler ılımlı İslam adı altında Suudi Vehabi ve Hz. Muhammedsiz Amerikan İslamını pazarlıyorlardı.
İslam adına İslamcılık bu ajanlarla pazarlanırken, Müslümanlıkta dincilik adına içerideki işbirlikçileriyle pazarlanıp ülkemiz emperyalizm tarafından kuşatılıyordu.
Tarikat ve cemaatlerin İslamda oluşturdukları ruhban sınıfıyla oynadıkları daha nice şeyh oyunlarını paylaşmak için uyanık kalalım.
Bu oyunların devamını da gelecek sayımızda yazalım
Şimdilik hoşçakalın.


Aşur EYLEN
 

TARIH :
12/20/2012 3:57:10 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* SAVAŞIN ŞAFAĞINDA

Mağduriyet ya da mağdur edilmek,
AKP’nin on yıldır, halkı uyutmak üzere kullandığı can simidi .
Sürekli ağlayan bakanlar,
Her şeyden şikayetçi olan bir Başbakan,
Sabah, akşam
On yılda ektikleri
Kin,
Nefret,
İntikam,
Hırs ve hesaplaşma.
Biçtikleri ortada
Vurmadıkları, Kırmadıkları, Yıkmadıkları
Ne bir alan kaldı, ne de bir makam.
Her biriyle teker, teker hesaplaştılar.
Yetmedi,
Kesmedi AKP iktidarını.
Şimdi sıra
Tramvay örneği, bindikleri tren kuvvetler ayrılığı durağına geldi.
Bu durakta biraz duracaklar gibi
Bir yemek molası verecekler
Çoban salata, cacık, garnitürde ne varsa
Ham hum edip birilerini kandırıp, birilerini indirecekler. Elhamdülillah, yarabbi şükür deyip yollarına devam edecekler.
On yıldır mola verdikleri her durakta böyle yapmadılar mı?
Hareket halinde
Biraz çeşni olsun diye
Allah, din, iman, kuran derken,
Halkın namahrem odasına kadar girdiler.
Dindar nesil uyutmacasıyla
Kadınları karanlık dünyalarına kapatıp, erkeklere üçer, beşer çocuk yapın fetvasını verdiler.
Kadının bedenine el koyup,
Kürtaj yasaktır dediler.
4+4+4 karanlığında direnerek
Kara şallarını, karanlık emelleri için halka giydirdiler.
Memleketin nesi var nesi yoksa hepsini babalar gibi satacaklarını, bunu da yavaş, yavaş hazmettireceklerini yıllar önce söylediler.
Dediklerini de yaptılar.
Milli gelir onbin, yirmibin dolar safsatasında büyüdükçe büyüdüler dünya üçüncüsü mü beşincisi mi oldular.
Merkez bankasını tıka basa paralarla doldurup devletimiz çok zengindir dediler.
Yetmedi IMF’ye bile borç veririz dediler.
Çalışanlara yüzde üç zammı zor verdiler.
Emekliye en çok maaşı biz veriyoruz dediler.
Asgari ücreti açlık sınırının altında gördüler.
Çiftçinin hali çok iyidir dediler.
Esnafımızın durumu hamdolsun dediler.
Yok bunlar doğru değil diyene,
Marifetli polisleriyle gaz verdiler.
Çok fazla sesini çıkaranları,
Balyozdan, ergenekondan, terör örgütünden ve de nice darbe girişiminden içeri tıktılar.
Komşu ülkelerle sıfır sorun deyip dost oldular.
Önce güzel güzel yağladılar, cilaladılar, parlattılar sonra ellerine Amerikan hamuruyla yoğrulmuş çamurları alıp komşu, momşu demeyip yüzlerine gözlerine sıvadılar.
Dünyanın bütün katilini getirip Suriye hududundan komşularının üzerine saldılar
Bu da yetmedi
Ellerine tutuşturulan plan gereği
NATO’dan Petroit denilen savaş oyuncağını güneydoğu topraklarına yerleştirip İzmir’i NATO Karargahı Komutanlığı yaptılar.
Bütün bu oyunlar o büyük planın bir parçasıydı.
Güzel güzel oynadılar.
Şimdi emperyalizmin savaş çığırtkanlığını yapıyorlar.
NATO şebekesinin ilk askerleri İncirlikten yurdumuza girişini yaptı.
Savaşa hazırlanıyorlar.
On yıldır ülke insanımızı Allahla, dinle, imanla kuranla uyutup kandıranlar şimdi savaş çığırtkanlığı yapıyorlar.
Halkın çocuklarını emperyalizmin uğruna savaşlara sürecekler.
Bu nedenle, Oslolu, Haburlu nice gizli görüşmeleri yapıtılar.
NATO şebekeleriyle Anadolu toprakları üzerinde kanlı oyunun planlayıcısı oluyorlar.
Gözümüzün içine kinle, nefretle bakarken bize yalan söylüyorlar.
Eyy Halk Uyan
Bunlar
Savaşın Şafağında
Çocuklarımızın Geleceğini Çalıyorlar
UYAN!!!!,UYAN.!!!!!!!!
UYANDA bu savaş çığırtkanlarına dur de.

Aşur EYLEN
 


[<< Geri] 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 [İleri >>]