23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK
VE
ÇOCUK BAYRAMI KUTLU OLSUN!

ZİYARETÇİ DEFTERİ

TARIH :
1/31/2010 4:33:13 AM
EKLEYEN : ismail sarıtaş MAIL : s_a_r__@hotmail com

* abdullah amcaya allahtan rahmet dilerim 

TARIH :
1/25/2010 2:41:54 PM
EKLEYEN : İsmail Aydoğmuş MAIL : sairaydogmus@hotmail.com

* Bulamazsın

Ey gönül yükseklerden uçmayasın
Gün gelir konacak dal bulamazsın
Kendin beğenip arşa koymayasın
Kanadın açacak hal bulamazsın

Şu dünyadan kimler gelip de geçti
Kimler nerelere konup da göçtü
Sil kalbinden kavgaydı, kindi, öçtü
Gönüle girecek yol bulamazsın

Karun kadar olsa da paran, pulun
Sanma olacak herkes senin kulun
Güzel söz, tatlı dil olmalı yolun
Derdin söyleyecek dil bulamazsın

Önce sevmelisin bütün insanı
Ayırmamalısın hiç bir canı
Aynı yetmiş ikisinin de kanı
Bölünce gidecek sal bulamazsın

Eşitliği savun, paylaş ekmeği
Değer verip, kıymetlendir emeği
Unut dostum "Allah verir" demeği
Kovanda bedava bal bulamazsın

Yap ki dünyada iyiliğin söylensin
Hem şevkatli, hem merhametli densin
Örnek ol, insanlar senden öğrensin
Kabrine gelecek kul bulamazsın

İsmail söyler bu sözleri size
Sevgiyle sarılın birbirinize
Mutluluk sevgi dolsun hanenize
Dikeni görürsen gül bulamazsın

İsmail Aydoğmuş
 

TARIH :
1/22/2010 3:04:55 AM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* KATİLLER KAHRAMAN OLUNCA

Kışın soğuk yüzü,
Şubat ayının donmuş günü 1 Şubat 1979
Kahpe, kalleş eller gazeteci yazar Abdi İpekçi’yi katletti.
Ülkemin aydınlık yüzü soğuk bir kış günü, donmuş buz gibi bir günde karartıldı.
Karanlıklar hiç aydınlatılmadı.
Cumhuriyet yönetimini ele geçiren karanlık güçler ülkenin aydınlanmasına hiç izin vermediler. Kanlı elleriyle hep engel oldular.
Aydınlıktan yana olan aydınları kalleşçe öldürtmeyi kendilerine iş edindiler.
ABD’ye uşaklığı milliyetçilik bellediler.
NATO’ya silahşorluğu vatanseverlik sandılar.
AB hizmetçiliğini de özgürlük ve bağımsızlık diye halka yutturdular.
Bu ihanetlere inanan insanlarımızı da dinci ve muhafazakar olsunlar diye ellerine tutuşturulan nice programla eğitip, gericiliği İslam dini bellettiler.
Karanlıkların izinden yürüyerek geldiler. Bu zaman diliminde AKP ile bağımlı oldukları karanlığı sürdürüyorlar.
Abdi İpekçi’nin katledilişinin üzerinden 30 yıl geçmiş.
Üzerindeki lacivert elbisenin ve mavi gömleğinin kanatılmasının üzerinden 30 yıl geçmiş.
Zaman sen ne zalimsin!
Aydınlıkları karartırken, karanlıkları besliyorsun.
Yüreğimiz bir kez daha sızlıyor.
Zaman Abdi İpekçi’nin katilini kahraman yapıyor.
Onun bunun uşaklığını yapmış katiller benim ülkemde birileri tarafından kahraman ilan ediliyor.
Katillerin kahraman ilan edildiği bir ülkede insan yanımızın ne kadar incindiğini bir düşünün.
İnsan olanların yürekleri sızlıyor.
Dünyanın en tepesine kahraman diye yazabilmek için birbirini ezenlere ne demeli?
Neyin kahramanı?
Kimin kahramanı?
Kaç numaralı uşaklığın paçavrası?
Böyle bir paçavrayı kahraman yapabilmek için gazeteciler, televizyonlar kısacası kendine medya diyen para maymunları Sincan 2 No.lu F Tipi Cezaevinin önüne geceden çadır kurmuşlar.
Çöl bedevileri görüntü alacaklar.
Katilin son görüntülerini kahramanlık fotoğrafları olarak yayınlayacaklar.
Gazeteciyi öldürenin arkasından gazeteci kimlikleriyle koşacaklar. Çektikleri görüntülerle patronlarına yaranacaklar. 12 Eylül’ün ön uşaklarını, kiralık katillerini insan gibi görüntüleyip topluma cezasını çekmiş bir kahraman gibi sunacaklar.
Anımsar mısınız?








12 Eylül öncesi nice katillere kendisine hükümet diyenler nasıl sahip çıkmıştı.
Onları nasıl korumuşlardı?
Onlara hangi kimlikleri vermişlerdi?
Nerelerde, kimlerin adına hangi insanları öldürtmüşlerdi?
Ne diyordu o dönemin yetkilileri?
Bunlar bizim çocuklar.
Vatanın milletin bekçileri.
Kurşun yiyeni de, kurşun atanı da kahraman. “Milliyetçiler bana adam öldürüyor dedirtemezsiniz”
Kırk yılını bu ülkeye verip kırk yıl içinde nice katillerin kahraman olduğu zamanların geçtiği o yıllardaki yetkilileri nasıl unuturuz ki.
Gazeteci yazar Abdi İpekçinin katili cezaevinden çıkıyormuş!
Abdi İpekçi sevdiklerinden uzak bir daha geriye dönmeyecek.
Katili cezaevinden çıkıyormuş.
Avukatı ve kardeşi katili karşılayacakmış.
Gazeteciler, televizyoncular katilin 30 yılını ve bundan sonraki yaşamını hikayeleştirmek için keselerinin ağızlarını açmışlar.
Öldür gazeteciyi gir hapse 30 yıl sonra kahraman ol çık
Demokrasi buysa,
Buna adalet deniliyorsa,
Ülkenin insanı bu kadar ucuzsa,
Kahramanlıklarda böylesi paçavralara kalıyorsa,
Vay bu ülkenin haline
Vay bu ülkenin geleceğine
Yazık bu ülkenin kahramanlarına
Yazık ki hemde çook yazık.
Biz kahramanlarımızı yüreklerimize gizleyelim.
Yüreğimizin sevdasıyla besleyelim.
Günün sabahı olduğu bir günde kahramanlarımızı güneşin ilk ışıklarıyla buluşturalım.
Bu zamanın karanlığına bel bağlamayalım.
Zaman karanlık olsa da katilin ve zalimin yüzüne tükürelim.
Tükürelim ki toplum katil karşısında küçülüp, sefilleşmesin.
Toplum katiller karşısında yenilmesin.
İnsanlık faşizmin bu paçavralarına teslim olmasın.
Güneş insanlığa her gün günaydın diyebilsin.
Abdi İpekçiler bir daha öldürülmesin.
Katiller kahraman olup, insan yüreğimizi incitmesin.
Bugün katilin Avukatı, katilin vicdanının rahat olduğunu söylüyor.
Katillerin kahraman ilan edildiği bu ülkede vicdanlar susuyorsa konuşan vicdan neden katil vicdanı olmasın?


AŞUR EYLEN

 

TARIH :
1/19/2010 10:47:23 AM
EKLEYEN : zülfikar bal MAIL : balzulkuf@hotmail.com

* CAN ATAKLI'DAN MUSTAFA SARIGÜL'E ÇOK ÖNEMLİ SORULAR 

TARIH :
1/18/2010 5:06:40 PM
EKLEYEN : Aşur Eylen MAIL :

* KİMLERİN DOSTUSUNUZ?


“İyi şeyler olacak, güzel işler olacak” sözleriyle başladı açılım.
İşte bu sözlerle düğmeye basıldı.
Düşmanlar dost oldu, dostlar düşman.
El sıkışmam diyenler seksen altı yıllık hasretle buluştular. Ellerini birbirine kenetlediler.
Yüzüç yıllık Amerikan rüyasının kulu kölesi oldular. Birileri yürüyün kullarım dedi. Ellerine tutuşturulan adreslere doğru kullar rap-rap yola koyuldular.
Şimdilik işler tıkırında yürüyor. Kervan istenilen yöne doğru yavaş yavaş gidiyor.
Tarikatların, cemaatlerin,
Şeyhlerin, şıhların,
Hacıların, hocaların,
Ümmeti ulemanın gözü işte bu yolda.
Hazmettire, hazmettire gelen bu kervanın gelişini, irticayı düşlerinin hasretiyle bekliyorlar.
Kabileler, aşiretler,
Ağalar, beyler,
Seyitler, müritler,
Toprak ağaları, marabalar ruhlarındaki köleliğin pekişeceği günü bekliyorlar.
Kervan hazmettire, hazmettire yürürken memleketin dört köşesinde demokratikleşme türküleri söyleniyor.
İrtica ve feodalitenin demokratikleşme türküsünün sazını ABD ve AB çalıyor.
Kürtçülük ve gericilik tey tey halaylar çekiyor.
Cumhuriyet ve Atatürk’le hesaplaşma günü yaklaşıyor.
İrticanın başı Amerika’da bunun hesabını yaparken, Anadolu toprakları üzerinde yirmibeş yıldır Kürt-Türk ayrımı yapmadan insanları öldüren PKK plan gereği ikna ediliyor.
Ülkenin dilinde birden bire kürtçülük etnik özgürlük,
İrtica din özgürlüğü oluveriyor.
Bu özgürlükçü güçler özgürlüklerinin arkasına demokratikleşme sözcüğünü de takarak kürtçü ve irticai demokrasinin yaman devrimcileri oluveriyorlar.
Bu rap rap yürüyüşler bugün başlamıyor. Bu ayak sesleri son Osmanlı padişahı Vahdettin daha 1336 (1920) yılında memleketteki siyasi nüfusunu kaybettiğini görerek milleti hilafeti etrafında toplamak için “TARİKATI SALAHİYYE” veya Müdafai Hukuki Hilafeti Kübra adı ile anılan bir cemiyet kuruyor.
Bu cemiyete girenlere tarihte “Yüzellilikler” deniliyor.
Bu cemiyetin amacı Atatürk’ün kurmuş olduğu devrimci Cumhuriyeti yıkmak, kurulan cumhuriyetin yerine hilafet ve padişah efendileri Vahdettini getirmekti.
Bu fesat unsurlar Kürdistan’a muhtariyet vermek vaadi ile Kürtçüler ve İngilizlerle iş birliği yaparak bu yürüyüşün ilk adımlarını başlatmışlardır.











İrticanın ve Kürtçülüğün isyancı başı Şeyh Sait 13 Şubat 1925 günü güneydoğu’da Ergani’ye bağlı Egil nahiyesinin Piran köyünde ayaklanmayı başlatmıştı.
Şeyh Sait Elazığ ilinin Palo ilçesi halkından olup Nakşibendî tarikatına mensup zengin bir adamdı. Büyük koyun sürülerine sahipti. Cahil halkın dini duygularını sömürmek yoluyla servetini artırmıştı. Sürüleri çok büyüyünce Palo ilçesinin otlaklarına sığmaz oldu. Sürüleriyle birlikte Erzurum’un Hınıs ilçesine göç etti, orada oturuyordu.
Şeyh Sait Birinci Dünya Savaşı sonrası mütareke zamanında kurulan “Kürt Teali Cemiyeti”ne girdi. Bu cemiyetin İngiliz işbirliği ile kürt istiklalini sağlamak ve kurulan Cumhuriyetin yerine hilafeti inşa edip, halife Vahdettini İngilizlerin ve kürtlerin padişahı yapmaktı.
Musul ve Kerkük meselelerinin görüşüldüğü bir zamanda çıkan bu fesat dinci ve kürtçü hareket bastırıldı. Bedeli Musul ve Kerkük ülke sınırları dışında kaldı.
PKK’nın ve İrticanın uzantısı Osmanlı’nın yıkılışı yurdumuzun işgaliyle başlar.
Kurtuluş Savaşında bu şer güçler işgalci emperyalist güçlerle işbirliği içindedir.
Ne kürtçülerin, ne de dinci gericilerin yıldızı yeni kurulan Cumhuriyetle ve onun kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’le hiç barışmadı.
Emperyalizm yenilip, Anadolu halklarının Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurduğu Türkiye Cumhuriyetinde etnik kimlikleri ne olursa olsun kendilerini Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı görenlere Türk vatandaşı denilir diyerek etnik kimliklerin saygınlığı korunmuş Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlığı ile halklar arasında eşitlik Cumhuriyetin ana ilkesi olmuştur.
Aşiretler ağalıklarını, topraklarını ve marabalarını ve feodalitelerini kaybedecekleri bilinciyle, dincilerde ümmetten yurttaşa dönüşen insanları sömüremeyeceklerini hilafet ve halifeliklerinin sona ereceği bilinci ile Cumhuriyete karşı başlattıkları savaşı dünkü işbirliği yaptıkları emperyalizmin desteğiyle sürdürüyorlar.
Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümüyle birlikte mandacılar İngiliz ve Amerika ile ilk teması sağlayarak 1946’daki çok partili yaşamla birlikte Bayar, Menderes, Demirel, Milliyetçi Cephe iktidarları 12 Mart, 12 Eylül darbecileriyle kürtçülerin ve İrticanın değirmenine su taşıdılar.
Taşıdıkları suyun enkazından Özal, Çiller, Erbakan, Yılmaz iktidarları çıkarken AKP tamda bir Amerikan Projesiyle ülkenin yönetimine geldi.
Yedi yıldır ülkenin geldiği yer ortada açılımlarla, çalıştaylarla ABD Projesi tamamlanmak üzere. Belli ki belirli güçler bu proje için tam bir işbirliği içinde.
Bu rezalet içinde kürtçüleri anlarım, dinci gericileri de anlarım, kendisine ikinci cumhuriyetçi diyen ahmak liberalleri de anlarım.
Anlayamadığım kendisine sosyalist, komünist, ilerici anlayışını yakıştıranlarla, Kürtçülüğün peşine düşmüş aleviler.
Nereye beyler nereye?
Sizler kimin dostusunuz?
İran uzakta değil. Daha Musaddık’ın ve İranlı komünistlerin kanları kurumadı.













İşte Irak halkları üç beş parçaya bölündü.
İyi şeyler olacak, güzel şeyler olacak sözlerinden sonra toplum hızla Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Romen diye bölünmeye başladı.
Alevi, Sünni sorunu ısıtılıp toplumun önüne konuldu.
Etnik kimlikler, dinsel söylevler halkların birincil sorunları haline dönüştürüldü.
Toplumdaki hoşgörünün yerini çatışma kültürü almaya başladı.
Kürt Türk’e, Türk Kürde,
Alevi Sünni’ye, Sünni Alevi’ye,
Bakış açısını yavaş, yavaş değiştirmeye başladı.
Sular ısıtıldı beyler
Çatışmalar körükleniyor
Bu çirkin oyuna gelecek miyiz?
Yoksa bu çirkin oyunu birlikte bozacak mıyız?
Son söz sizde beyler.


AŞUR EYLEN


 

TARIH :
1/10/2010 1:09:38 PM
EKLEYEN : hasan ozan günaltay MAIL : ozan_günaltay02@hotmail.com

* yeni yıl 2010hoşgeldin eskiyıl 2009 güle güle 

TARIH :
1/10/2010 10:27:19 AM
EKLEYEN : Aşık alican MAIL : alican.yildirim@mynet.com

* MERHABA CANLAR. Gönül dostlarıma, türkü sevenlere, yüreği sevgi dolu insanlara, özünden ikiliği atmış ve birlik makamına ermiş canlara, kültürüne, inancına, yürekten sahip çıkanlara, dostluğu, kardeşliği, birlik ve beraberliği yürekten özümsemiş olanlara. MERHABA.
Irkçılık adına, töre adına, inanç adına, insanların ve insanlığın yok edilmediği, sevginin, barışın ve kardeşliğin hüküm sürdüğü bir dünya dileğiyle, yeni yılınızı en içten duygularla kutluyor, selam, sevgi ve saygılarımı sunuyorum. HUBYARLI ÂŞIK ALİCAN. İletişim.www.hubyarlialican.com. hubyarlialican@hotmail.com 0533 547 89 20
 

TARIH :
1/10/2010 4:06:52 AM
EKLEYEN : zülfikar MAIL : balzulkuf@hotmail.com

* önemi nedeniyle bir iletiyi paylaşmak istiyorum. yayınlarmısınız bilmiyorum. 

TARIH :
1/5/2010 7:00:12 AM
EKLEYEN : aynur berk MAIL : nightfall._@hotmail.com

* mutlu yıllar ... 


[<< Geri] 1-10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 [İleri >>]